OpenAI, hassas şirket bilgilerini yerleşik prosedürlerin dışında ele aldıkları gerekçesiyle üç araştırmacının işine son verdi. San Francisco merkezli şirket, 1 Ekim 2026 tarihli açıklamasında iç soruşturmanın politika ihlallerini doğruladığını ve araştırmacıların dış bir yapay zekâ değerlendirme kuruluşuyla bağlantılı çalışmalarının inceleme konusu olduğunu bildirdi.
Şirket, hangi verilerin paylaşıldığını, bilgilerin dış kuruluşa aktarılıp aktarılmadığını veya dış kuruluşun kimliğini açıklamadı. OpenAI ayrıca işine son verilen çalışanların adlarını resmi açıklamasında paylaşmadı. Şirketin verdiği sınırlı bilgi, olayın kapsamına ilişkin ayrıntıların henüz kamuoyuna sunulmadığını gösteriyor.
OpenAI iç soruşturma sonrası üç kişiyi işten çıkardı
OpenAI sözcüsü, üç kişiyle yolların ayrıldığını ve iç incelemenin hassas bilgilerin şirket kuralları dışında ele alındığını ortaya koyduğunu açıkladı. Açıklamada, söz konusu davranışın şirket politikalarını ihlal ettiği ve araştırma faaliyetleri için gerekli güveni zedelediği vurgulandı.
İşten çıkarmalar, dışarıdan yürütülen yapay zekâ modeli değerlendirmeleri ile şirket içi gizlilik kuralları arasındaki sınırları yeniden gündeme getirdi. Bağımsız değerlendirme kuruluşları; modellerin güvenlik, önyargı, dayanıklılık ve performans özelliklerini ölçmek için teknik veri, model çıktısı veya test erişimi talep edebiliyor. Yapay zekâ şirketleri ise ticari sır, kullanıcı güvenliği ve fikri mülkiyet gerekçeleriyle söz konusu erişimleri sıkı prosedürlere bağlıyor.
OpenAI, olayda hangi şirket politikasının ihlal edildiğini ayrıntılandırmadı. Şirket ayrıca herhangi bir müşteri verisinin, model ağırlığının, güvenlik testinin veya ticari belgenin etkilendiğine ilişkin bilgi vermedi. Mevcut açıklama, soruşturmanın çalışanların bilgiye erişimi ve bilgiyi kullanma yöntemine odaklandığını gösteriyor.
İşine son verilen araştırmacıların kimliği netleşmedi
OpenAI, üç eski çalışanın kimliğini doğrulamadı. Ancak bazı haberlerde işine son verilen kişilerin Jasmine Wang, Tomek Korbak ve Mikita Balesni olduğu öne sürüldü. Aynı haberlerde, en az iki araştırmacının yapay zekâ güvenliği ve uyum alanlarında görev yaptığı bilgisi yer aldı.
Söz konusu isimlerin son haftalarda sosyal medya hesaplarından gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin taşıdığı risklere ilişkin görüşler paylaştığı bildirildi. Araştırmacıların kamuya açık güvenlik eleştirileri ile işten çıkarılma gerekçesi arasında doğrudan bağ kurulduğuna dair resmi bir kanıt bulunmuyor.
OpenAI’ın açıklaması, kararın güvenlik endişelerini kamuoyu önünde dile getirmekten değil, hassas bilgilerin işlenmesine dair şirket kurallarının ihlalinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Şirketin resmi teyidi bulunmadığı için araştırmacıların isimleri ve görev kapsamları kesinleşmiş bilgi olarak değerlendirilmiyor.
Yapay zekâ güvenliği tartışmaları sürerken karar geldi
İşten çıkarmalar, yapay zekâ laboratuvarlarının daha güçlü modeller geliştirme hızı ile güvenlik denetimlerinin yeterliliği üzerine tartışmaların yoğunlaştığı dönemde yaşandı. Son dönemde bazı araştırmacılar, gelişmiş sistemlerin insan denetiminden çıkma, yanlış yönlendirme ve siber güvenlik riski taşıyabileceği uyarısında bulundu.
OpenAI da yakın zamanda güvenlik ve uyum sorunları nedeniyle bazı model planlarını değiştirdi. Şirketin yeni model eğitimini geçici olarak durdurduğu, güvenlik testleri sonucunda GPT-6.1 Astra modelini yayımlamaktan vazgeçtiği ve ajan sistemlerinin üçüncü taraf platformlardaki faaliyetleriyle ilgili incelemeler yürüttüğü daha önce açıklanmıştı.
ABD Federal Ticaret Komisyonunun OpenAI ve Anthropic dahil bazı yapay zekâ şirketlerinin tüketici riskleri ve güvenlik uygulamalarını incelemesi de sektördeki düzenleyici baskıyı artırdı. İncelemenin kapsamı hakkında ayrıntı paylaşılmadı; ancak soruşturma, şirketlerin otonom sistemler ve veri güvenliği konusundaki önlemlerini daha görünür hâle getirdi.
Veri yönetimi kuralları yapay zekâ şirketleri için önem taşıyor
Yapay zekâ modellerinin geliştirilmesinde kullanılan teknik bilgiler, test sonuçları ve erişim yetkileri şirketlerin rekabet gücü ile güvenlik politikalarının merkezinde yer alıyor. Dış değerlendirme çalışmaları bağımsız denetim ve şeffaflığa katkı sağlayabilir; buna karşılık yetkisiz paylaşım iddiası, fikri mülkiyet ve güvenlik riski yaratabilir.
OpenAI’ın üç araştırmacıyı işten çıkarma kararı, şirketin dış iş birlikleri ve hassas bilgi erişiminde daha katı denetim uyguladığını gösteriyor. Kararın ardından gözler, OpenAI’ın olayın kapsamına, etkilenen bilgi türlerine ve dış değerlendirme kuruluşlarıyla çalışma kurallarına ilişkin ek açıklama yapıp yapmayacağına çevrildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın teknoloji şirketleriyle yaptığı toplantının ardından OpenAI, Anthropic, Nvidia, Google, Meta ve xAI yöneticileri yapay zekâ güvenliğine ilişkin gönüllü taahhüde katılmıştı. Taahhüt, hızlı gelişen teknolojiler için koruyucu önlemler hedefliyor; ancak bazı uzmanlar, şirketlerin büyük ölçüde kendi kendini denetlemesine dayanan yaklaşımın yeterliliğini tartışıyor.
Sıkça Sorulanlar
OpenAI neden üç araştırmacıyı işten çıkardı?
OpenAI, iç soruşturmanın üç çalışanın hassas şirket bilgilerini yerleşik prosedürlerin dışında ele aldığını ve şirket politikalarını ihlal ettiğini doğruladığını açıkladı.
OpenAI işten çıkarılan araştırmacıların adlarını açıkladı mı?
OpenAI, işine son verilen üç çalışanın kimliğini resmi olarak açıklamadı. Bazı haberlerde Jasmine Wang, Tomek Korbak ve Mikita Balesni'nin işten çıkarılan araştırmacılar olduğu öne sürüldü.
Hassas bilgilerin ne olduğu açıklandı mı?
OpenAI, hangi bilgilerin söz konusu olduğunu, bilgilerin dış kuruluşa aktarılıp aktarılmadığını ve dış değerlendirme kuruluşunun adını paylaşmadı.
İşten çıkarmalar yapay zekâ güvenliği eleştirileriyle bağlantılı mı?
OpenAI, kararın çalışanların yapay zekâ güvenliği konusundaki kamuya açık görüşlerinden değil, hassas bilgilerin işlenmesine ilişkin şirket kurallarının ihlalinden kaynaklandığını bildirdi.
