1951’den beri, NASA (uzay öncesi günlerde NACA olarak biliniyordu) ve Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri, teknolojik sınırları zorlayan deneysel uçaklar için “X” unvanını kullanmıştır. X-1 ve X-15 gibi bu araçlardan en iyi bilinenleri, aşırı irtifada ve hızda yapılan uçuşları incelemek için kullanıldı. Son onyıldır kullanılan pek çok savaş uçağı modeli, görevlerine aslında X-uçakları olarak başlamıştı. Bu nedenle, X-uçakları genellikle hız ve manevra kabiliyetinin bir özeti olarak düşünülür.
Dolayısıyla, NASA’nın son yirmi yılın üstüne ilk pilot X-uçağı olan X-57 Maxwell, seleflerinin ünlü ve büyük performansından ayrı bir parçaymış gibi görünebilir. Çok hızlı uçmayacak, yüksek G dönüşleri yapmayacak ve kesinlikle üst atmosferden geçmeyecek. Mürettebatın uçuş teçhizatı, bir polo ve bir çift şorttan daha egzotik bir şey bile olmayacak. En yeni deneysel uçakların özellikleri söz konusu olunca, X-57 neredeyse bir geri dönüş yapmıştır bile denebilir.
Ancak önceki X-uçakları gibi; Maxwell de, bir gün kendine ait teknolojik bir dönüm noktası olarak görülecektir. Tıpkı X-1’in süpersonik uçuş çağını başlatmasına yardımcı olduğu gibi, X-57 de mühendislerin pilot elektrikli uçakların benzersiz zorluklarını daha iyi anlayabilmeleri için geliştirildi. Elektrikli uçakların; kamusal hava sahasında faaliyet göstermeden önce, performans özellikleri ve sınırlamaları, gerçek dünya senaryolarında araştırılmalıdır. X-57 ile yapılan deneyler, bu tür hava taşıtlarının büyük ölçekte faaliyet gösterebilmesi için yürürlükte olması gereken sertifika programlarına ve hükümet kurallarının oluşturulmasına rehberlik edecektir.