Kuytul yapılanmasında 25 yıllık eski dava arkadaşından ağır suçlamalar: “Eleştireni hain ilan edip hedef gösteriyorlardı”

 SON.TV/ADANA

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Alparslan Kuytul yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıkmaya devam ediyor.

Soruşturma kapsamında değerlendirilen müşteki Mürsel Güler’in ifadesinde, yapılanmanın iç işleyişi, eleştiren veya yapıdan ayrılan kişilere yönelik uygulandığı öne sürülen baskılar, sosyal medya kampanyaları ve itibarsızlaştırma yöntemlerine ilişkin dikkat çekici suçlamalar yer aldı.

1998 yılında Furkan Vakfı çevresiyle tanıştığını ve yaklaşık 25 yıl boyunca aktif olarak yapı içerisinde bulunduğunu belirten Güler, zaman içerisinde Alparslan Kuytul’un bazı kararlarını eleştirmeye başlamasının ardından kendisinin ve ailesinin hedef haline geldiğini öne sürdü.

Son dönemde Alparslan Kuytul ve çevresine ilişkin yürütülen soruşturma kamuoyunun da gündemine girdi. 19 Ağustos 2026 tarihli haberlerde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Kuytul’un da aralarında bulunduğu 32 kişinin gözaltına alındığı ve şüphelilere çeşitli suçlamalar yöneltildiği bildirildi.

25 YILLIK DAVA ARKADAŞININ İFADESİ DOSYADA

Mürsel Güler, ifadesinde 1998 yılından itibaren yapı içerisinde bulunduğunu ve yaklaşık çeyrek asır boyunca faaliyetlere katıldığını anlattı.

Güler, uzun yıllar birlikte hareket ettiği Alparslan Kuytul’un bazı kararlarına ve siyasi söylemlerine zaman içerisinde itiraz etmeye başladığını, bu eleştirilerden sonra kendisine yönelik tutumun değiştiğini ileri sürdü.

Güler’in anlatımına göre süreç yalnızca fikir ayrılığıyla sınırlı kalmadı. Kendisinin itibarsızlaştırılması, yapı mensuplarının kendisiyle görüşmesinin engellenmesi, sosyal medya üzerinden hedef gösterilmesi ve ailesinin özel hayatının gündeme getirilmesi gibi yöntemlere başvurulduğunu öne sürdü.

ELEŞTİRDİĞİM İÇİN BANA KARŞI TAVIR ALDI”

Güler, yapılanma içerisinde bulunduğu yıllarda Alparslan Kuytul’un siyasi değerlendirmeleri ve çeşitli kişi ve kurumlara yönelik kullandığı üsluba zaman zaman itiraz ettiğini söyledi.

Kuytul’un hükümet yetkilileri, valiler, belediye başkanları, müftüler, cami görevlileri ve farklı dini gruplar hakkındaki açıklamalarını eleştirdiğini anlatan Güler, görüşlerini doğrudan Kuytul’a da ilettiğini belirtti.

Güler, söz konusu eleştirilerin ardından kendisine karşı sistematik biçimde olumsuz bir tavır geliştirildiğini ve yapı içerisindeki itibarının zedelenmeye çalışıldığını iddia etti.

SEMRA KUYTUL HAKKINDA “KAFA KESME” VE “YUMRUK” İDDİASI

Mürsel Güler’in ifadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri Semra Kuytul’a ilişkin iddialar oldu.

Güler, Semra Kuytul’un bir toplantıda eleştirel tutum sergileyen bazı isimlerle ilgili sert ifadeler kullandığını ve “Biz fitnecilerin ayağını kestik, Alparslan Hocam gelse kafalarını keser” şeklinde konuştuğunu öne sürdü.

Güler ayrıca başka bir konuşmada Alparslan Kuytul’un siyasi değerlendirmelerini eleştiren kişiler için “ağzının üstüne yumruk çakılması” yönünde sözler kullanıldığını iddia etti.

Bu ifadelerin gerçekleşip gerçekleşmediği ve hangi bağlamda kullanıldığı soruşturma makamlarının değerlendirmesine tabi bulunuyor.

KARAKTERSİZ, TERBİYESİZ VE AJAN İLAN EDİLDİM”

Güler, Semra Kuytul’un sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bir yayında kendisini ismiyle hedef aldığını öne sürdü.

İfadesine göre kendisine yönelik “karaktersiz”, “terbiyesiz”, “karakteri bozuk” ve “ajan” şeklinde sözler kullanıldı.

Güler, yapı içerisinde uzun yıllardır tanınan biri olması nedeniyle kendisinin kamuoyu önünde itibarsızlaştırılmasının yalnızca kişisel bir tartışma olmadığını savundu.

Güler’e göre amaç, eleştiren bir mensubun yapı içindeki saygınlığını ortadan kaldırmak ve diğer mensupların da benzer şekilde itiraz etmesinin önüne geçmekti.

AİLENİN “ŞEREFİ” ÜZERİNDEN ŞANTAJ YAPILDIĞINI ÖNE SÜRDÜ

İfadede yer alan en ağır iddialardan biri Güler’in ailesinin özel hayatı üzerinden tehdit edildiği yönündeki anlatımlar oldu.

Güler, Semra Kuytul’un kendisine yönelik olarak Alparslan Kuytul’un kendisi hakkında bazı “sırlar” bildiğini ima ettiğini söyledi.

Daha sonra Alparslan Kuytul’un da ailesinin şerefiyle ilgili bildiği bazı hususlar bulunduğunu söylediğini öne süren Güler, bu ifadeleri kendisini susturmaya yönelik şantaj olarak değerlendirdi.

Güler, devam eden süreçte kendisi ve ailesi hakkında sosyal medya hesaplarından özel hayat ve namus üzerinden paylaşımlar yapıldığını da iddia etti.

HOCAMIZA SAYGISIZLIK YAPAMAZSINIZ” SÖZLERİYLE TEHDİT EDİLDİĞİNİ SÖYLEDİ

Güler’in anlatımına göre Semra Kuytul kendisinden Alparslan Kuytul’un bazı siyasi açıklamalarını açık şekilde desteklediğini söylemesini istedi.

Bunu kabul etmemesi halinde yapı içerisinde kabul görmeyeceğinin kendisine bildirildiğini öne süren Güler, “Biz hayattayken kimse hocamıza saygısızlık yapamaz” şeklinde sözlerle karşılaştığını anlattı.

Güler, benzer yöntemlerin Alparslan Kuytul ile siyasi veya dini konularda aynı görüşte olmayan başka mensuplara karşı da uygulandığını ileri sürdü.

2 GÜN HERKES TWEET ATACAK” TALİMATI İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici anlatımlardan biri sosyal medya faaliyetlerine ilişkin oldu.

Mürsel Güler, kendisinin hedef gösterilmesinin ardından çok sayıda yapı mensubunun katıldığı toplantılar düzenlendiğini öne sürdü.

Güler’in ifadesine göre Alparslan Kuytul, taraftarlarına iki gün boyunca kendisi ve ailesi hakkında sosyal medya paylaşımları yapılması talimatını verdi.

Güler, talimatın “2 gün herkes tweet atacak, sonrasında bizim belirlediğimiz hesaplar tweet atacak” şeklinde olduğunu öne sürdü.

Bu yöntemle kendisi ve ailesi hakkında çok sayıda paylaşım yapıldığını söyleyen Güler, yaşananları “psikolojik linç kampanyası” olarak nitelendirdi.

8,5 SAATLİK TOPLANTI İDDİASI

Güler, kendisinin itibarsızlaştırılması amacıyla Adana’da çok sayıda kişinin katıldığı toplantılar yapıldığını ve farklı şehirlerdeki taraftarların da bu süreçte organize edildiğini öne sürdü.

Yaklaşık 8,5 saat sürdüğünü söylediği bir yayında kendisinin hedef gösterildiğini iddia eden Güler, yapı mensuplarının kendisine karşı pozisyon almaya yönlendirildiğini savundu.

MENSUPLARA ZORLA VİDEO ÇEKTİRİLDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ

Mürsel Güler’in ifadesinde dikkat çeken bir diğer iddia, yapıdan ayrılan veya Alparslan Kuytul ile sorun yaşayan kişiler hakkında mensuplara video çektirildiği yönünde oldu.

Güler, geçmişte Hasan Koyuncu hakkında kendisinin de manevi baskı altında video çekmek zorunda kaldığını söyledi.

Daha sonra bu davranışından pişman olduğunu ve Koyuncu’dan helallik istediğini belirten Güler, benzer bir yöntemin Koray Sarısaçlı hakkında da uygulandığını öne sürdü.

Güler’in iddiasına göre yaklaşık 10 kişi bir binada toplandı ve kendilerine kamera karşısında hangi ifadeleri kullanmaları gerektiği anlatıldı.

VİDEO ÇEKMEYEN CEMAATTEN UZAKLAŞTIRILIYORDU”

Güler, video çekmek istemeyen yapı mensuplarının cemaatten uzaklaştırılmakla karşı karşıya bırakıldığını öne sürdü.

Mensupların görevlerini kaybetmekten veya sosyal çevrelerinden dışlanmaktan çekindiklerini söyleyen Güler, bu nedenle kendilerinden istenen videoları çekmek zorunda kaldıklarını iddia etti.

Güler’in bu beyanları, savcılık tarafından diğer tanık ifadeleri, dijital materyaller ve sosyal medya kayıtlarıyla birlikte değerlendiriliyor.

KİMİN NE KONUŞACAĞINI KUYTUL BELİRLİYORDU”

Güler, itibarsızlaştırma amacı taşıdığını iddia ettiği videoların doğrudan Alparslan Kuytul’un yönlendirmesiyle hazırlandığını öne sürdü.

İfadesinde, videolarda kimin konuşacağına ve hangi konuların anlatılacağına dahi Kuytul’un karar verdiğini savunan Güler, daha sonra bu kayıtların yapılanmayla bağlantılı sosyal medya hesaplarında yayımlandığını belirtti.

Ardından diğer mensupların da paylaşımları yaygınlaştırdığını ifade etti.

KORAY SARISAÇLI, HASAN KOYUNCU VE GALİP KIRAN İSİMLERİNİ VERDİ

Güler’in ifadesinde Koray Sarısaçlı, Hasan Koyuncu ve Galip Kıran isimleri de yer aldı.

Güler, söz konusu kişilerin de geçmişte Alparslan ve Semra Kuytul ile yaşadıkları sorunların ardından benzer şekilde itibarsızlaştırılmaya çalışıldıklarını öne sürdü.

Koray Sarısaçlı ve ailesinin özel hayatına yönelik sosyal medya yayınları yapıldığını iddia eden Güler, daha sonra aynı yöntemin kendisine ve ailesine karşı da kullanıldığını savundu.

Güler, yaşanan süreci “itibar suikastı” olarak tanımladı.

CEMAATTEN AYRILANLARLA GÖRÜŞME YASAĞI İDDİASI

Güler, yapılanmadan ayrılan veya liderliği eleştiren kişilerin yalnızca sosyal medya üzerinden hedef alınmadığını, yapı içindeki diğer kişilerle ilişkilerinin de kesilmeye çalışıldığını öne sürdü.

Alparslan Kuytul’un, eleştiren kişilerle görüşülmemesi yönünde mensuplara talimat verdiğini savunan Güler, kendisinin de “hain” ilan edildiğini söyledi.

Güler’in iddiasına göre kendisi ve ailesiyle görüşmeye devam eden mensuplar da hedef haline getirildi.

SOSYAL MEDYA HESAPLARININ MERKEZDEN YÖNETİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ

Güler, ifadesinde “Furkan Duruşu”, “Furkan Harekatı Gündem” ve “Davet Meydanı” isimli sosyal medya hesaplarına da değindi.

Bu hesapların kendisi ve ailesi hakkında yürütülen kampanyalarda kullanıldığını iddia eden Güler, hesapların Alparslan Kuytul ve yakın çevresinin yönlendirmesiyle hareket ettiğini ileri sürdü.

Güler, sosyal medya faaliyetlerinin birkaç hesaptan ibaret olmadığını ve çok sayıda kullanıcının aynı içerikleri paylaşmaya yönlendirildiğini belirtti.

Furkan TV’nin halen aktif bir yayın ağına sahip olduğu ve Alparslan Kuytul’un konuşmaları ile Furkan Vakfı’na ilişkin içeriklerin burada yayımlandığı görülüyor.

VİDEOLARI MANİPÜLE EDİN, ALGI OLUŞTURUN” İDDİASI

Güler, İsmail Ataş isimli bir yapı mensubunun ayrılan kişiler hakkında mizahi ve aşağılayıcı videolar hazırlamakla görevlendirildiğini de öne sürdü.

Dosyaya sunduğunu belirttiği bir mesajlaşmada teknik ekibe, yapıdan ayrılan kişiler hakkındaki görüntülerin manipüle edilmesi ve kamuoyunda algı oluşturacak şekilde düzenlenmesi yönünde ifadeler bulunduğunu ileri sürdü.

Bu dijital materyallerin gerçekliği ve soruşturma açısından delil niteliği adli makamlar tarafından inceleniyor.

BENİM VE AİLEMİN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIN”

Mürsel Güler, ifadesinin sonunda Alparslan Kuytul, Semra Kuytul, isimlerini verdiği bazı kişiler ve çeşitli sosyal medya hesaplarından şikâyetçi olduğunu söyledi.

Güler’in savcılığa ilettiği talepler arasında kendisinin ve ailesinin can güvenliğinin sağlanması da yer aldı.

Kendisine veya ailesine yönelik herhangi bir olay yaşanması halinde Alparslan Kuytul ve çevresindeki isimlerin sorumluluğunun araştırılmasını isteyen Güler, tehdit altında olduğunu düşündüğünü belirtti.

KUYTUL HAKKINDA DAHA ÖNCE DE SORUŞTURMALAR YÜRÜTÜLDÜ

Alparslan Kuytul ve Furkan Vakfı daha önce de adli soruşturmalara konu oldu. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018 yılında yürüttüğü soruşturmada Kuytul ve çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmış, daha sonra çeşitli suçlamalarla iddianame hazırlanmıştı.

Kuytul ve Furkan Vakfı ise geçmişte bu soruşturmalar ve suçlamalar karşısında kendilerinin herhangi bir terör örgütüyle bağlantısı bulunmadığını savunmuş, kendi internet sitelerinde çeşitli devlet kurumlarının eski raporlarına dayanarak suçlamaları reddeden açıklamalar yayımlamıştı.

YENİ SORUŞTURMADA DELİLLER İNCELENİYOR

Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen mevcut soruşturmada, Mürsel Güler’in müşteki sıfatıyla verdiği beyanların yanı sıra sosyal medya kayıtları, video görüntüleri, mesajlaşmalar ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer dijital materyallerin değerlendirildiği öğrenildi.

ETİKETLER: #AlparslanKuytul #SemraKuytul #MürselGüler #FurkanVakfı #Adana #AdanaCumhuriyetBaşsavcılığı #Soruşturma #SonTV

Telif Hakkı 2013 – 2026 SON TV. Tüm hakları saklıdır. Bu içerik izinsiz yayınlanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yazılamaz veya dağıtılamaz.

Kaynak: SON TV