Değerli Okurlar,
Ramazan ayının gelişiyle fırsatçıların özellikle temel gıda ihtiyaçlarına yaptıkları zamlarla çalışanların ceplerindeki para pul oldu tükendi. Özellikle iştirak firmalarındaki çalışanların geçim sıkıntıları nedeniyle aldığımız mesaj ve maillerin haddi var ama hesabı yok. Yüzde 13 zamma öfkede, tepkide tükenmiyor. Bu kadar yüksek karların ilan edildiği bir ortamda hiç değilse %20’lik bir zam, kâr payı ve banka promosyonları ile bazı açıklarını kapatırlardı. Umarız onlarda bir an evvel örgütlenerek sendikalı olup, en azından iradelerini temsil edecek bir yapıya kavuşurlar.
Geçen haftada bahsettiğim gibi en kötü sendika bile sendikasızlıktan iyidir. Mutlaka eleştiriler, tepki ve beklentiler olacak ama en azından sizi temsil eden bir iradenizin masada olması ve haklarınızın müzakere edilebilmesi çok kıymetli. Bu nedenle sivil toplum kuruluşlarının görevini hakkıyla ifa edip, işini layıkıyla yapmaları durumunda birçok sorunu aşma imkânı bulursunuz. Bizim derdimiz üzüm yemek bağcı dövmek değil. Hava iş taslak çalışmalarını üyeleri ile paylaşmadı ama aldığımız duyumlara göre onlarda epey güçlü talepler sunmuşlar.
Teknik tarafına baktığınızda orada da ilave yetki tazminatları, unvanlar arası geçiş koşulları, teknik desteğin teknisyenliğe geçişi, şef ve başteknisyenlere yüzde 50’lerin üzerinde makam tazminatı, en önemlisi de sabit ücret ve sabit gelir kesintisi gibi birçok önemli konuyu taslaklarına almışlar. Odak iş gruplarıyla ilgili özel taleplere de yer verilmiş. Çalışanların genel anlamda ilettikleri her konunun masada konuşularak müzakere edilmesi tabii ki çok kıymetli. Sonuçta birçok beklentinizi ve sorununuzu kendi aranızda konuşmanız yetmiyor, bunların haklı taleplere dönüşüp işverene resmi yollarla iletilmesi de gerekiyor. Mutlaka reddedilen veya kabul edilmeyen taleplerde olsa, mevcudu koruyacak ve kazanılmış haklarınıza sahip çıkacak bir yapıya da ihtiyaç var.
Bunlara da Göz Atabilirsiniz
Fişlemelere ve zorla emekliliklere devam. Emek Görülüyor Mu?
Sendikal kültür ülkemizde maalesef nitelikli temsil kabiliyeti olmadığı için zayıfladı. Sendikalar siyasi tarafmış, muktedirlerin emek sermeye bekçiymiş gibi bir algıya kapılmamalı. Her kesimden her görüşten insanı temsil ettikleri gibi her kesime de eşit mesafede olmaları gerekir. Her dönem iktidarlarla veya mevcut yöneticilerle üyelerinin hak ve menfaatleri açısından güvenli ve güçlü ilişkiler kurabilirler lakin kulağı kaptırmadan her türlü aleyhte dayatmalara karşı taviz vermeden savunmalılar. Gittikçe acımasızlaşan kapitalist düzende üyelerini korumak, onları hukuki ve sosyal olanlarla hizmet etmek en asli vazifeleri. Sık saha ziyaretleri yapmaları ve iş yerlerinde onları temsil eden kişilere kolayca ulaşmaları sağlanmalıdır. Tabii yeni işe başlayan daha önce iş tecrübesi olmayan insanların sendikal kültür ve bilince bir anda ulaşması kolay değil. Bu zamanla oluşan bir kültür. Ama belli bir kesimin ön yargılı yaklaşımlarından da zehirlenip etkilenmemeliler.
Bu kültür içinde dayanışma ve kaynaşma ile bir araya gelip sorunları ve sıkıntıları konuşma ve talepleri bir masada olgunlaştırma imkânı bulursunuz. En önemli tarafı da demokratik hakkınızı kullanarak istediğiniz organlara aday olma ve temsil etme şansınızda var. Geri çekilip bu sosyal sorumluluklardan kaçınırsanız o zaman niteliksiz temsilden şikâyet etme hakkınızda olmaz. Bu sendikasız iş yerlerine bakıp içinde bulundukları şartları incelediğinizde elinizdeki imkanlarında kıymetini bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Bugünkü kazanımlarınız çok uzun yıllar emek ve mücadeleler ile kazanıldı. Ne bir dönemin ne de bir bireyin gücü ve başarısıyla olmadı. Bu nedenle geleceğinize sırtınızı dönmeyin.
Verilen sözler unutuldu mu? Yoksa bu kâr payı meselesi sendikalara dayatılmak için masada bir sopa olarak mı bekletiliyor? anlaşılmış değil. Ben bu kâr payı meselesinin sendikalardan ziyade işveren tarafının çalışanına uzattığı bir ikram olarak bir an evvel verilmesinden yanayım. En azından şu mübarek ayda bayrama bir nebze olsun nefes alarak girerlerdi. Devam eden toplu sözleşme süreçleri uzarsa bile en azından zamsız maaşlara bir takviye olurdu. Bu konuda yetkililerden duyarlılık bekleniyor. Bunu çalışanlarla ilgili bir strateji veya politika malzemesi haline getirmeden onların motivasyonunun, güçlü bir aidiyet bağı için aracı haline getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Sağlık, huzur ve başarı dolu bir hafta diliyorum.