İktidarın karnesi belli oldu Türkiye sınıfta kaldı

Karneler 19 Haziran’da alınacak. Karne; okul yönetimleri tarafından öğrencilere dönem sonunda verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge olma niteliğinde. Bu belge ile öğrencinin performansı yani, çalışıp çalışmadığı belli oluyor.

Bu örnekten hareketle ülkelerin genel gidiş durumları için de bir karne oluşturulabilir. 20 yıldır Türkiye’yi yöneten bir siyasi iktidar var. Peki bu siyasi iktidarın performansını nasıl değerlendireceğiz? İşte bu kapsamda, bu işe yarayan bazı raporlar, rakamlar ve göstergeler var. Onlara bakacağız. O halde Türkiye’nin karnesine bir göz atalım. Geçtik mi kaldık mı, yakinen görelim.

İnsan denince akla hemen mutluluk akla geliyor. İlk önce mutlu muyuz? Dünya genelinde, Türkiye mutlu mu? Buradan başlayalım. Sonra diğer göstergelerle devam edelim.

2020 Dünya Mutluluk raporuna göre, dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya olurken, Türkiye, bu listede 93’üncü sırada. Mutluluk endeksleri oluşturulurken, kişi başına düşen gelir, sosyal destekler, sağlıklı yaşam süresi, güven, cömertlik, sosyal özgürlükler gibi parametreler göz önünde bulunduruluyor. Böylelikle Türkiye için mutluluk endeksi, 2017 yılında 69’uncu sırada yer alırken, 2018 yılında 74’üncü, 2019 yılında 79’uncu, 2020’de 93’üncü sıraya düştü. Aşağıya doğru gidiş var. Notumuz zayıf.

Demokrasi Endeksi Raporu’na göre Türkiye, 167 ülke arasında 110’uncu[2]

Dünyanın en saygı dergilerinden The Economist, 2019 Demokrasi Endeksi Raporu’nu yayımladı. 167 ülkenin değerlendirildiği raporda Türkiye geçen yılki sıralamasını ‘koruyarak’ 110’uncu sırada yer aldı. Türkiye’nin demokrasi puanı ise 4,37’den 4,09’a geriledi.

Bu sıralamada 8 ila 10 puan alan ülkeler ‘tam demokrasi’, 6 ila 8 puan arasındaki ülkeler ‘kusurlu demokrasi’, 4 ila 6 puan arasındakiler ‘hibrid (melez) demokrasi’ ve 4 puan altındakiler ise ‘otoriter rejimle’ yönetilen ülkeler olarak değerlendirildi.

110’uncu sıradaki Türkiye 4,09 puanla ‘hibrid demokrasi’ (melez demokrasi) ile yönetilen ülkeler içinde yer aldı. Türkiye bu sıralama ile Nijerya, Uganda, Zambiya, Lübnan, Sri Lanka gibi ülkelerin gerisinde kaldı. Klasmanımızın karakteristikleri şöyle tanımlanıyor:

1.   Kurallar sıklıkla ihlal edilir, seçimlerin özgür ve adil yapılmasının engellenir.

2.   İktidarın muhalefet üzerindeki baskısı belirgindir.

3.   Politik kültür, hükümetin icraatı, siyasal katılım konusunda yaşanan aksaklıklar, bazı durumlarda kusurlu demokrasi kategorisindeki ülkelerden daha vahim ve kalıcı olabilir.

4.   Yolsuzluklar yaygınlaşma eğilimi gösterirken hukuk devleti kavramı sadece kâğıt üzerinde kalabilir.

5.   Gazeteciler üzerinde baskı ve tacizler medyanın bağımsızlığını zedeleyecek ölçüdedir.

6.   Yargı bağımsızlığı yoktur.

Puan 4,09, 4’ün altını gördük mü, zaten otoriter rejim ile yönetilen ülke oluyoruz. Geriye

gidiş belirgin, Notumuz zayıf.

Özgürlükler raporuna göre son 10 yılda en çok gerileyen ikinci ülke olduk.(3)

ABD merkezli demokrasi, insan hakları ve siyasi özgürlüklerin teşvik edilmesini amaçlayan düşünce kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi) “Dünyada Özgürlükler 2020” raporuna göre; Türkiye, son 10 yılda dünya genelinde özgürlüklerin en çok gerilediği ikinci ülke oldu. Türkiye, geçen yıl olduğu gibi gibi bu yıl da “Özgür Olmayan Ülkeler” kategorisinde yer aldı. 10 yılda 31 puan gerileyen Türkiye’nin önündeyse 32 puan kayıpla Orta Afrika ülkesi Burundi yer aldı. ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House’un açıkladığı 2018 Dünyada Özgürlükler Raporu’nda, Türkiye “kısmen özgür” kategorisinden “özgür olmayan ülkeler” arasına alındı[3]. 

Özgür olmayan ülkeler nasıl tanımlanıyor bu raporda? “Temel siyasi hakların esamesi bile okunmaz. En temel hak ve özgürlüklerin yaygın ve sistematik olarak içi boşaltılmıştır.”

 Raporda, Türkiye’nin özgür olmayan ülkeler kategorisine alınmasında, siyasi haklar ve bireysel özgürlüklerde yaşanan gerileme gerekçe olarak gösterildi. Raporda “Basına, sosyal medya kullanıcılarına, protestoculara, siyasi partilere, yargıya ve seçim sistemine yapılan ve gittikçe artan saldırılar ve gittikçe bozulan iç ve bölgesel güvenlik ortamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet ve halk üzerinde kendi şahsi kontrolünü empoze etmeye çalışması nedeniyle, Türkiye’nin notu 2014’ten bu yana düşüyor” denildi.

SONDAN İKİNCİ

Bu rapora göre küme düşmüşüz. Notumuz Zayıf.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü 2019 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’ne göre Türkiye, geçen yıla göre 2 puan kaybederek (2018’de 78nci sırada ) 91’inci sıraya düştü[4].

180 ülkenin değerlendirildiği endekste, Türkiye 39 puan alarak 91’inci sıraya geriledi. 2018 yılına göre 2 puan daha kaybeden Türkiye, sıralamada bir yıl içinde 13 basamak geriye düştü. Açıklamada, 2013 -2019 yılları arasında en çok düşüş yaşayan üç ülkeden biri olan Türkiye’nin, bu sürede 11 puan kaybederek 38 sıra gerilediğine dikkat çekildi.

Türkiye, AB üyesi 28 ülke ile karşılaştırıldığında en son sırada yer alıyor. Türkiye, endekste 36 OECD üyesi ülke arasında sondan ikinci sırada, G20 ülkeleri arasında ise sondan dördüncü sırada bulunuyor.

Uluslararası Şeffaflık Derneği, Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki bu gerilemesini “gücün, otoriter rejimlere benzer bir yoğunluk ile yürütme erkinde ve tek elde toplanması, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkelerine yönelik ihlaller, kamu kurumlarının, özellikle de denetleyici ve düzenleyici kurumların etkisini ve işlevini yitirmesi, Meclis’in denetleme ve hesap sorma gücünü kaybetmiş olması” ile açıkladı.

En çok düşüş yaşayan ülke konumundayız. Notumuz Zayıf.

Türkiye basın özgürlüğü listesinde 154. sırada[5]

Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer aldı. Raporda Türkiye’de internet üzerinden sansürün arttığı vurgulanıyor. Geçen yıl 157’nci sırada yer alan Türkiye, bu yıl üç sıra yükselmiş oldu.

Raporda, Türkiye’de tutuklu gazeteci sayısında geçen yıl az bir gerileme kaydedilse de dünya genelinde hala en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülkelerden birinin Türkiye olduğu vurgulandı. Türkiye’de internet medyasına yönelik sansürün arttığı belirtilen raporda, 2019 yılında en az 586 haberin internette sansürlendiği vurgulandı.

Notumuz yine zayıf!!!

İfade Özgürlüğü Derneği (İFOD), Türkiye’de 2006-2019 yıllarında toplamda 288 bin 310 internet sitesine erişimin engellendiğini bildirdi[6].

İFOD, Kasım 2019 tarihli “BM 2020 Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması (EPİM) Kapsamında Hazırlanan Türkiye Raporu ve Tavsiyeler” başlıklı rapora göre Ekim 2019 itibariyle erişim engeli bulunan 288 bin 310 siteden 145 bin 648’ine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 115 bin 167’sine de kapatılan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından engel getirildi.  Türkiye, 2012-18 yılları arasında Twitter’a gönderdiği hesap ya da içerik kaldırma taleplerinde 5 bin 99 kayıt ile birinci sırada. İkinci sıradaki Rusya’nın 385 talebi bulunuyor.

Üzülerek notumuz, zayıf.

Türkiye, 2018’i kapsayan İnsani Gelişme Endeksi’nde 189 ülke arasında 59’uncu sırada yer alarak, ilk kez çok yüksek insani gelişme kategorisine girdi[7].

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 2018 yılı verileri baz alınarak hazırlanan ve İnsani Gelişme Endeksi, Eşitsizliğe Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi, Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi ile Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi’ni içeren “İnsani Gelişme Raporu 2019″na göre, Türkiye, 2018 yılını kapsayan İnsani Gelişme Endeksi’nde, 0,806’lık değere ulaşarak, 189 ülke arasında 59’uncu sıraya yükseldi.

Bu sonuçla Türkiye ilk kez “çok yüksek insani gelişme” kategorisine girmeyi başardı. Türkiye, bir önceki listede 64’üncü olmuş ve “yüksek insani gelişme” kategorisine girmişti.

Neyse bir olumlu rapor yakaladık. Bunda da kanaat ile bıçak sırtında notumuz: Geçer…

Avrupa Birliği’nin resmi istatistik kurumu Eurostat doğuşta beklenen yaşam süresi ve ölüm istatistiklerini yayınladı.[8] Bebek ölümlerinde, Türkiye’nin notu çok zayıf.

Buna göre Avrupa Birliği’nde doğuşta beklenen yaşam süresi 2017’de 80,9 yıla yükseldi. Bebek ölümleri ise son 20 yılın en düşük seviyesini gördü. Rapora dâhil edilen ülkelerden Türkiye ve Karadağ’da bu sayı Avrupa Birliği ortalamasının neredeyse üç katına yaklaştı.

Sırbistan’da her bin çocuktan 4,7’si bir yaşını doldurmadan ölürken bu sayı Kuzey Makedonya ve Türkiye’de 9,2 gibi önemli bir seviyede bulundu.

Ülkelerin Küresel Rekabetçilik Endeksi verilerine göre Türkiye çok çalışmalı…

Ülkelerin rekabet gücü sıralamalarında ilk kez bu yıl yayınlanan yeni bir endeks temel alındı. Küresel Rekabetçilik Endeksi 4.0 (Global Competitiveness Index 4.0) adı verilen bu endekse göre; Türkiye, 2018 yılı küresel rekabetçilik endeksinde 140 ülke arasında, 2017 yılında 58. sırada iken bu yıl 61. sıraya geriledi. Ayrıca Türkiye, 12 bileşenin 11’inde Avrupa ve Kuzey Amerika ortalamasının gerisinde.

KADINLARIN 100’E KARŞI 39 İLE İŞGÜCÜ PİYASASINA KATILIMI DÜŞÜK

Alt başlıklar itibariyle bakıldığında; göreceli olarak Türkiye’nin iyi performans gösterdiği bileşenler altyapı, halk sağlığı ve inovasyon ekosistemi. Raporda; inovasyon puanının yüksek olmasına rağmen (19. sıra), girişimcilik ve pazar işleyişinde olan sorunlardan dolayı, üretilen fikirlerin değere dönüşmesinde Türkiye’nin önemli kısıtlarla karşılaştığı vurgusu yapılmış. Ancak, makroekonomik ortam alt bileşeninde 2017 yılındaki 104. sıra ne yazık ki 2018’de 116. sıraya gerilemiş.

Öte yandan, Türkiye’nin yüksek enflasyon ve olumsuz borç dinamikleri ile boğuştuğu vurgulanmış, ABD’nin uyguladığı ticari yaptırımların tetiklediği döviz krizinin Türkiye’nin makroekonomik ortam bileşenini olumsuz etkilediği belirtilmiş.

Raporda, Türkiye’nin işgücü piyasası bileşenindeki sıralamasının da düşük olduğuna dikkat çekilmiş. Özellikle, işçi-işveren ilişkilerindeki katılık, sözleşmeler ve özellikle işten çıkartma maliyetleri kaleminde yaşanan gerilemeler vurgulanmış. Aynı şekilde kadınların 100’e karşı 39 ile işgücü piyasasına katılımının düşüklüğü üzerinde durulmuş.

Türkiye’nin küresel rekabetçilik endeksini yükseltmesi daha çok zaman alacak gibi. Notumuz, Zayıf.

Türkiye, OECD’de, her bir öğrenci için eğitim kurumlarına en az para harcayan 3. ülke[9]

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2019 yılı eğitim raporu, Türkiye’de, her bir öğrenci için eğitime harcanan yıllık miktarın, OECD ortalamasından iki misli daha az olduğunu ortaya koydu. Türkiye’de ilkokuldan, yüksek okula kadar her bir öğrenci için yapılan harcama OECD ortalamasına göre hala çok düşük.

Türkiye’de son 10 yılda yüksek öğrenim veren okullara kayıt yaptıranlar iki misli artarken, yüksek eğitim diplomalı genç yetişkinler için istihdama katılım oranı son 10 yılda yüzde 6 puan düştü, Kadınlar bu alanda erkeklere oranla daha fazla mağdur. 2008 yılında yüksek eğitim diplomalı kadınların istihdama katılımı yüzde 70 iken, 2018 yılında bu oran yüzde 62’ye indi.

Türkiye’de OECD ülkelerine kıyasla yüksek öğrenime katılım oranı hala düşük. 25 ila 34 yaş grubu gençlerin sadece yüzde 33’ü yüksek öğrenimini bitirirken, bu oran yüzde 44 olan OECD ortalamasının 11 puan altında.

OECD ülkeleri ortalamasıyla kıyaslandığında, Türkiye’de üniversite bitirip, istihdam edilen genç yetişkinlerin oranı (yüzde 66), OECD ülkeleri ortalamasıyla kıyaslandığında en alt seviyede.

Yüksek öğrenimde eğitim görmüşler OECD ortalamasına kıyasla daha az istihdam edilmelerine rağmen, lise mezunu çalışanlara oranla yüzde 64 daha fazla kazanıyor. Bu oran OECD genelinde yüzde 54 oranında.

Türkiye’de 25-34 yaş grubu yetişkin gençlerin sadece yüzde 43’ü 2018 rakamlarına göre lise bitirme şansına sahip olamadı. Bu oran, 2008 yılında yüzde 60 oranındaydı. Türkiye, Meksika’nın ardından bu sıralamada sondan ikinci durumda.

Türkiye OECD ülkeleri arasında çocukları kreşe gönderme oranında son sırada…

Karneye esas olacak önemli, raporlar, istatistikler ve göstergeler bu şekilde. Demokrasimizi, basın özgürlüğünü, eğitimi, ekonomiyi, bebek ölümlerini, yolsuzlukları değerlendirdik.

Hani Başkanlık sistemine geçince her şey düzelecek, uçacaktık ya. Pek öyle görünmüyor.

Karne de zayıflar çok. Düzelmesi için zihniyet değişikliği şart.

Kesinlikle daha iyisini hak ediyoruz.

Yoksa fren boşalmış, yokuş aşağıya gidiyoruz…

Murat Tulga

Odatv.com

Kaynaklar

[1] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/-dunyanin-en-mutlu-ulkeleri-belli-oldu-1728932, 23 Mart 2020

[2] https://t24.com.tr/haber/the-economist-demokrasi-endeksi-raporu-nu-yayimladi-turkiye-167-ulke-arasinda-110-uncu,857214

[3] https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-42698430

[4] https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiye-yolsuzluk-alg%C4%B1-endeksinde-geriledi/a-52116652, 23Ocak 2020

[5] https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiye-bas%C4%B1n-%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC-listesinde-154-s%C4%B1rada/a-53195234

[6] https://www.a3haber.com/2019/12/09/internet-sansurunde-turkiye-rekoru-14-yilda-288-bin-310-siteye-erisim-engeli/ Aralık 2019

[7] https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/turkiye-cok-yuksek-insani-gelisme-kategorisine-girdi-41392749

[8] https://tr.euronews.com/2019/07/19/turkiye-de-bebek-olum-oranlari-ab-ortalamasini-yaklasik-uce-katladi-eurostat-yasam-suresi, 19 Temmuz 2019

[9] https://tr.euronews.com/2019/09/10/turkiye-oecd-de-her-bir-ogrenci-icin-egitim-kurumlarina-en-az-para-harcayan-3-ulke

<br/>

5,566 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV