İhracatın Yeni Gücü Havacılık Ve Savunma Sanayii Oldu — Son Dakika Havacılık Haberleri | Türk Hava Yolları, Pegasus, Sunexpress, Corendon, Havacılık, Havayolları, Havalimanları, Havaalanları, THY, Hostes, Pilot, Uçak, Kabin Memuru, SHGM, DHMİ

  • THY’den Pegasus’a, İGA’dan TAV’a, Baykar’dan TUSAŞ’a… Türkiye’nin ihracat ekosistemi aynı vizyonda buluştu.
  • Ödüller şirketlere verildi, ancak asıl kazanan Türkiye’nin büyüyen havacılık ve savunma sanayii ekosistemi oldu.

Değerli okurlar,

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, başarılı şirketlerin ödüllendirildiği bir organizasyon olmanın ötesinde, Türkiye ekonomisinin geleceğine yön veren sektörlerin fotoğrafını ortaya koyan önemli bir buluşma oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende verilen mesajlar, ihracatın ekonomik büyüklük, teknoloji, üretim gücü, küresel rekabet ve stratejik bağımsızlık anlamına geldiğini gösterdi.

Türkiye son yirmi yılda ihracatta tarihi bir dönüşüm yaşadı. Bir zamanlar düşük katma değerli ürünlerle uluslararası pazarlarda yer almaya çalışan bir ülke profili çizen Türkiye, bugün kendi uçağını geliştiren, insansız hava araçlarını onlarca ülkeye ihraç eden, dünyanın en büyük hava yolu şirketlerinden birine sahip olan ve küresel havacılık ekosisteminde söz sahibi hâline gelen bir ülke konumuna yükseldi.

TİM’in ödül töreni de bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri oldu.

Bunlara da Göz Atabilirsiniz

Karadeniz’in en güzel şehri Trabzon. Ambargo bu kez gerçekten kalkabilir İranlılar 50 yıllık uçaklara veda edecek

thumbnail

TAV Havalimanları, Hizmet İhracatında Türkiye’nin İlk 10 Şirketi Arasında Yer Aldı

thumbnail

AJet, Hizmet İhracatında İlk 10’a Girdi: Kerem Sarp Ödülü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Elinden Aldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törende yaptığı değerlendirmelerde üretim, yatırım, ihracat ve yüksek teknoloji vurgusunun öne çıkması tesadüf değil. Çünkü bugün dünya ekonomisinde rekabet daha fazla üretmekle değil, daha yüksek katma değer üretmekle kazanılıyor. Havacılık ve savunma sanayii ise bu dönüşümün en güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.

Törene bakıldığında dikkat çeken ilk gerçek, Türkiye’nin havacılık sektörünün hava yolu taşımacılığından ibaret olmadığıdır. Bugün bu sektör; hava yolu işletmeciliğinden bakım-onarıma, havalimanı işletmeciliğinden yer hizmetlerine, savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birbirini besleyen dev bir ekonomik ekosistem oluşturuyor.

Bu ekosistemin lokomotifi hiç kuşkusuz Türk Hava Yolları’dır. Dünyanın en fazla ülkesine uçan hava yolu şirketlerinden biri olan THY, Türkiye’nin ticaretine, turizmine ve küresel marka değerine önemli katkı sağlıyor. THY’nin iştiraki Turkish Cargo ise küresel hava kargo pazarında her geçen yıl daha güçlü bir konuma ulaşarak Türkiye’nin ihracat zincirinin stratejik halkalarından biri hâline geliyor.

Hizmet ihracatındaki başarısıyla öne çıkan Pegasus Hava Yolları ise farklı bir başarı hikâyesi yazıyor. Genç filosu, dijitalleşme yatırımları, maliyet yönetimi ve Avrupa merkezli büyüme stratejisiyle Türkiye’de değil, Avrupa’nın en başarılı düşük maliyetli taşıyıcıları arasında. TİM ödüllerinde elde ettiği başarı, uzun yıllardır sürdürülen planlı büyümenin doğal sonucu olarak değerlendirilmeli.

Ancak Türkiye’nin gökyüzündeki başarısı THY ve Pegasus ile sınırlı değil.

SunExpress, özellikle Avrupa turizm pazarında oluşturduğu güçlü ağ ile milyonlarca yolcuyu Türkiye’ye taşıyarak turizm gelirlerine önemli katkı sağlıyor. AJet, kısa sürede büyüyen operasyon ağıyla iç ve dış hatlarda yeni bir oyuncu oldu. Corendon Airlines, Freebird Airlines, MNG Airlines, Tailwind Airlines, Air Anka ve BBN Airlines Türkiye gibi şirketler ise farklı iş modelleriyle hem yolcu hem de kargo taşımacılığında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artırıyor.

Özellikle MNG Airlines’ın küresel hava kargo pazarındaki büyümesi, ihracatın lojistik ayağının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Çünkü güçlü bir ihracat ürünü dünyanın dört bir yanına zamanında ulaştırabilmekle mümkün oluyor.

Havacılık sektörünün görünmeyen kahramanları ise bakım, onarım ve teknik hizmet şirketleri.

Türk Hava Yolları Teknik AŞ (Turkish Technic), dünyanın birçok hava yolu şirketine bakım hizmeti sunarak milyarlarca dolarlık küresel MRO pazarında Türkiye’yi temsil ediyor. HABOM, myTECHNIC ve diğer bakım kuruluşları da yüksek teknolojiye dayalı hizmet ihracatıyla ülkeye önemli döviz kazandırıyor.

Yer hizmetleri şirketleri de bu başarının ayrılmaz parçası.

TGS Yer Hizmetleri, HAVAŞ ve Çelebi Havacılık, yurt dışında da faaliyet göstererek Türk hizmet sektörünün uluslararası rekabet gücünü ortaya koyuyor.

Aslında havacılığın başarısını hava yolu şirketleri üzerinden okumak eksik olur.

Bu başarının en önemli ayaklarından biri de havalimanlarıdır.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ), son yıllarda gerçekleştirdiği dijitalleşme, hava trafik yönetimi ve altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin büyüyen hava ulaşımını destekleyen temel kurumlardan biri.

İGA İstanbul Havalimanı ise bugün Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden biri hâline geldi. Aynı şekilde Sabiha Gökçen Havalimanı, TAV Havalimanları’nın işlettiği terminaller, Fraport TAV Antalya, YDA’nın işlettiği havalimanları ve IC İçtaş’ın katkı sunduğu projeler; Türkiye’nin uluslararası hava taşımacılığı kapasitesini büyüten yatırımlar arasında yer alıyor.

Ancak TİM ödül töreninin belki de en dikkat çekici tarafı, savunma sanayiindeki yükselişin artık ihracat rakamlarına güçlü şekilde yansımasıdır.

Bugün Baykar’ın geliştirdiği insansız hava araçları dünyanın birçok ülkesinde görev yapıyor. TUSAŞ, KAAN, HÜRJET, GÖKBEY, ATAK ve ANKA gibi projelerle yüksek teknoloji ihraç ediyor. ASELSAN elektronik sistemlerde, ROKETSAN füze teknolojilerinde, HAVELSAN yazılım ve simülasyon çözümlerinde, TEI motor teknolojilerinde, STM deniz ve siber güvenlik projelerinde, FNSS zırhlı araçlarda, Otokar, Nurol Makina, BMC Savunma, Kale Havacılık ve Alp Havacılık ise kendi uzmanlık alanlarında Türkiye’nin ihracat gücünü artıran şirketler olarak öne çıkıyor.

Bu başarıların ortak noktası, yüksek teknolojiye dayalı üretimdir. Artık kilogram başına ihracat değerini yükselten ürünler; uçak, motor, radar, elektronik sistem, mühimmat, yazılım ve savunma teknolojileridir.

TİM 33. Olağan Genel Kurulu’nun ortaya koyduğu tablo, Türkiye’nin ihracat stratejisinin giderek daha fazla teknoloji odaklı bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Bu dönüşümün sürdürülebilir olması için Ar-Ge yatırımlarının artırılması, nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi, yerli tedarik zincirinin geliştirilmesi ve küresel pazarlarda marka değerinin yükseltilmesi büyük önem taşıyor.

Ödül alan şirketleri alkışlamak elbette önemlidir. Ancak asıl mesele, bu başarıların kalıcı hâle gelmesini sağlayacak ekosistemi büyütebilmektir. Bugün hava yolu şirketlerinden havalimanlarına, yer hizmetlerinden bakım kuruluşlarına, savunma sanayiinden yazılım şirketlerine kadar uzanan geniş yapı, Türkiye’nin ihracat hikâyesini birlikte yazıyor.

TİM’in 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, bize tek bir gerçeği yeniden hatırlattı: Türkiye, küresel rekabette daha fazla teknoloji üreten, daha fazla marka oluşturan ve daha yüksek katma değer ihraç eden bir ülke olmayı hedefliyor.

Bu hedefe ulaşmanın yolu ise üretimi teşvik eden, yatırımı destekleyen, ihracatı stratejik öncelik olarak gören politikaların kararlılıkla sürdürülmesinden; kamu ile özel sektörün ortak vizyonla hareket etmesinden geçiyor. TİM çatısı altında ödül alan her şirket, bu vizyonun farklı bir parçasını temsil ediyor. Asıl başarı ise tek tek şirketlerin ödül alması değil, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayiinde oluşturduğu güçlü ekosistemin dünya ölçeğinde daha da büyümesidir.

Tüm havacılara güvenli ve huzurlu bir hafta dilerim.

Görüş ve önerileriniz için: Mevlüt Zor / [email protected]

Kaynak: Airline Haber