İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan (33), bir dönem duygusal birliktelik yaşadığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23’üncü Ceza Dairesi’nde (İstinaf) görevli üye Hâkim Aslı Kahraman’ı (45) 13 Ocak günü makamında silahla vurarak yaralamıştı. Savcı ikinci kez ateş etmek istediği sırada ise odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü çaycı Yakup K. tarafından engellenmişti. Savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan, ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

42 YIL 3 AYA KADAR HAPSİ İSTENDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma bir ay içerisinde tamamlandı. İddianamede, şüpheli savcının ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

TAŞINMASI İÇİN BASKI KURDU
İddianamede, hakim Aslı Kahraman ile şüpheli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan arasında 2023’ün ortalarında başlayan duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği, ancak bir süre sonra ayrıldıkları belirtildi. İddianamede, şüpheli savcının hakim ile ilişkisinin duyulmasının mesleki kariyerini ve sosyal yaşamını ciddi ve olumsuz şekilde etkileyeceğini düşündüğü ve savcının anne ve babasıyla hakimin aynı sitede oturmaları nedeniyle olumsuz tepkilere muhatap olma endişesi yaşadığı anlatıldı. Bu nedenle savcının, tek çıkar yolun müşteki hakimin İstanbul’dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması ve gitmesi olduğuna karar verdiği ve onu bu yönde ve dozu giderek artan bir şekilde zorlamaya başladığı ifade edildi.

“YILDIRMAK İSTEDİ ANCAK BAŞARAMADI”
İddianamede, şüpheli savcının, zaman zaman hakimin adliyedeki çalışma odasına gittiği, çoğu zaman da telefonla aradığı ve mesaj attığı, silah görselleri göndererek tehdit ettiği ve sosyal medya üzerinden oluşturduğu sahte profillerle de rahatsız ettiği belirtildi. Savcının hakimi yıldırmak ve direncini kırmak amacıyla bu tehditleri yaptığı ancak hakimin İstanbul’u terk etmesini sağlayamadığı anlatıldı. İddianamede, şüpheli savcının son bir defa uyarmak amacıyla savcının adliyedeki çalışma odasına gittiği ve yaşanan tartışma sonunda olayın gerçekleştiği anlatıldı.
HAKİMİN İFADESİ İDDİANAMEDE YER ALDI
Savcı Kılıçarslan ile İstanbul Anadolu Adliyesinde birlikte çalıştıklarını, 2023 yılı Eylül-Ekim aylarında aralarında duygusal birliktelik olduğunu ve 2025 yılı Ocak ayında ayrıldıklarını ifade eden hakim Aslı Kahraman, savcının sürekli olarak iletişimde kalmak için her yolu denediğini hatta evini soyduğunu ve sonrasında itiraf ettiğini anlattı.
1 TL’LİK PARA TRANSFERLERİYLE TEHDİT MESAJLARI
Mesaj ve aramalara dönmediği taktirde hakaret içerikli mesajlar aldığını ileri süren hakim, iş yerine izinsiz geldiğini belirterek “Odama gelmeye başladı. Çıkmasını söylememe rağmen çıkmadı, çalışmama engel oldu. Bir süre kapımı kilitleyerek çalıştım.” dedi. Hakim, savcı Kılıçarslan’ın bir sonraki adımının ise banka hesaplarından gönderdiği 1 TL’lik transferlerin açıklama kısmına tehdit içerikli ifadeler bulunduğunu ifadesinde anlattı.
“NAMLUYU SÜRDÜ VE YÜZÜME DOĞRULTTU”
Olay günü gizli numaradan arandığını ve arayan kişinin Kılıçarslan olduğunu bu vesileyle adliyede olduğunu öğrendiğini belirten Kahraman, “Bir süre sonra odama geldi. Çıkmasını söyledim ancak çıkmadı. Masama yaklaşıp gitmemi istedi. Güvenliği aramak isterken telefonu kapattı, arkadan sarılarak elimi kolumu tuttu, arbede yaşandı. Odadan çıkmaya çalıştığımda silahını çıkardı, mermiyi namluya sürdü ve yüzüme doğrulttu. Ateş edeceğini düşünmedim. Çaycı Yakup Bey odaya geldi. ‘Bana saldırıyor’ dedim. Yakup Bey araya girdi. Güvenliği aradım. Bir el silah sesi duydum. Kalça kısmımdan vuruldum. ‘Vuruldum’ diye bağırdım. İkinci atıştan sonra masanın altına girdim. Daha fazla ateş edeceğinden korktum.” diyerek o anları anlattı.
MAKAMA DOĞRU SIKILAN MERMİLER
Olay günü adliyedeki görevli polis memurun ifadesi de alındı. Arkasında bulunan makam odasından iki el ateş sesi geldiğini, içeri girdiğinde çaycı ve savcının yüzlerinin birbirine dönük vaziyette olduğunu ifade etti. Savcının elindeki silahı almak için müdahale ettiklerini söyleyen memur, “Çaycı ‘Bırak!’ diye bağırıyordu, şahıs silahını bırakmadı. Ben müdahale ederek şahsın sağ kolunu arkaya doğru çevirip kelepçelemek amacıyla şahsı yere yatırdım. Etkisiz hale getirdik. O aşamaya kadar şahıs silahı bırakmamıştı. Hakime Hanım’ı hiç görmedim. Ancak yerde kan gördüm. Muhtemelen kendisi masanın altına saklanmış olabilir. Kontrol ettiğimizde mermilerin makam arkasındaki duvara gelmiş ve arkadan çıkmış olduğunu gördük” şeklindeki beyanı iddianamede yer aldı.
SAVCI DA ŞİKAYETÇİ OLDU
Niyetinin hakimi vurmak olmadığını söyleyen savcı, “Öldürme kastım olsaydı o mesafeden öldürücü atış yapabilirdim. Yaralama kastım dahi yoktu. Olaydan sonra yaralanmadığını düşündüm. Silahı yere doğrulttum. Eylemi kendi irademle sonlandırdım. Olay nedeniyle pişmanım ve üzgünüm. Ancak şantaj yapması, tehdit ederek maddi menfaat sağlaması ve darp etmesi nedeniyle şikayetçiyim.” dedi.