SONTV ÖZEL HABER
Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri’nde (FSHM) görev yapan hâkimler, hem artan dosya yükü hem de terfi sistemindeki dengesizlikler nedeniyle yapısal bir düzenleme beklentisi içinde.
HSK’nın yıllar önce heyet sisteminden tek hâkimli düzene geçirdiği bu mahkemelerde, hâkimler “Dosyalarımız nitelik olarak çok ağır; sistem yeniden değerlendirilmeli” görüşünü dile getiriyor.
Yargı kulislerinde de, FSHM’lerin Asliye Ticaret Mahkemeleri gibi yeniden heyetli sisteme dönmesi ve hatta uzmanlaşmış mahkemelerin aynı çatı altında toplanması yönünde güçlü bir görüş birliği oluşmuş durumda.
Çağlayan’da 4 Mahkeme, Ama 8 Hâkim Görev Yapıyor
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde şu anda 4 Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi bulunuyor. Ancak dosyaların niteliği ve yargılamaların hızlandırılması amacıyla, HSK tarafından bu mahkemeler “bir bölü iki” sistemine getirilerek toplamda 8 hâkimle yürütülmeye başlandı.
Bu uygulama, tek hâkimli sistemin mevcut dosya yoğunluğu karşısında yetersiz kaldığını somut biçimde ortaya koydu.
İstanbul’da Mahkeme Başına Ortalama 600 Derdest Dosya
İstanbul Adliyesi’ndeki Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemelerinde mahkeme başına ortalama 600 civarında derdest dosya bulunuyor.
Her bir dava dosyası ortalama 20 ila 30 klasörden oluşuyor; bilirkişi raporları, teknik keşif tutanakları, uluslararası patent belgeleri ve çeviri evraklarını içeriyor.
Marka ve patent davaları, en ince ayrıntısına kadar dikkatle incelenmesi gereken, teknik uzmanlık isteyen davalar olarak biliniyor.
Bu mahkemelerde görülen dosyalar yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ekonomik olarak milyon dolarları bulan yüksek değerli uyuşmazlıkları kapsıyor. Türkiye’nin önde gelen büyük şirketlerinin taraf olduğu bu davalar, kapsamlı bilirkişi ve inceleme süreçleri nedeniyle ortalama dört yılda sonuçlanabiliyor.
Bu uzun süreç, iş dünyasında ciddi belirsizlikler yaratırken, milyonlarca liralık ekonomik kayıplara yol açıyor.
Yargılama sürelerinin kısalması, hem ticaret hayatının istikrarı hem de adaletin zamanında tecellisi bakımından büyük önem taşıyor.
Terfi Değerlendirmelerinde Adaletsizlik
FSHM hâkimleri, ağır iş yükü ve yüksek nitelikli dosyalara rağmen terfi sisteminde dezavantajlı olduklarını ifade ediyor.
“Değişik iş” dosyalarının C ve B terfilerinde puanlamaya dâhil edilmemesi, bu mahkemelerde görev yapan hâkimlerin performans oranını düşük gösteriyor.
Ayrıca, FSHM’lerde hakimin dosyaya bakma yüzdesi düşük kaldığı için, hâkimlerin kıdem puanlaması da olumsuz etkileniyor.
Bu durum, teknik bilgi ve yüksek sorumluluk gerektiren bu mahkemelerde görev yapan hâkimlerin, C ve B terfi alamamalarına yol açıyor.
Bir Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi hâkimi, SONTV’ye yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Bu mahkemelerde görev yapmak hem teknik hem de yoğun bir sorumluluk gerektiriyor. Ancak mevcut sistemde terfi kriterleri, bu emek yoğunluğu ve dosya niteliğini tam olarak yansıtmıyor. Dosyalarımız çok ağır olmasına rağmen birçok meslektaşımız gibi ben de B ya da C terfi alamadım. Bu nedenle son dönemde birçok hâkim bu mahkemelerden tayin isteyerek ayrıldı. HSK’nın bu tabloyu yeniden değerlendirip daha adil bir düzenleme yapacağına inanıyoruz.”
“FSHM’ler Ticaret Mahkemeleriyle Aynı Çatı Altında Olmalı”
İsmini vermek istemeyen kıdemli bir hâkim, SONTV’ye yaptığı değerlendirmede, FSHM’lerin yapısal geleceğine ilişkin dikkat çeken bir öneride bulundu: “SONTV’nin, Asliye Ticaret Mahkemelerinin İstanbul’da tek çatı altında toplanması gerektiğine ilişkin haberini okumuştum; bu yaklaşım çok doğru. Benzer şekilde, Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri de aynı çatı altında konumlandırılmalı. Çünkü Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin dosyalarıyla bizim dosyalarımızın yapısı büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. FSHM’lerin İstanbul Ticaret Mahkemeleri ile aynı çatı altında faaliyet göstermesi, hem hukuki denge hem de uzmanlaşma bakımından çok kaliteli yargılamaların önünü açacaktır.”
HSK’da Yapısal Düzenleme Beklentisi
Yargı kulislerinde, HSK’nın Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri’nde yeniden heyetli yargılama sistemine geçilmesi ve uzmanlaşmış mahkemelerin aynı çatı altında toplanmasına yönelik yeni bir yapılanmayı değerlendirdiği konuşuluyor. Bu yönde atılacak bir adımın, hem adaletin zamanında tecellisi, hem de ekonomik kayıpların önlenmesi ve karar kalitesinin yükselmesi açısından yargı sistemine önemli katkı sağlayacağı belirtiliyor.
https://www.son.tv/ticaret-mahkemelerinde-adres-ve-unvan-oyunu/