İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın SEGBİS üzerinden cübbesiz savunmaya zorlanması, davanın en tartışmalı başlıklarından biri olmuş; Pehlivan’ın “Cezaevindeyim, cübbem yok; bu şekilde nasıl savunma yapayım?” sözleri duruşma tutanağına geçmişti. Hukukçular bu uygulamayı açık bir şekilde savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirmişti.
HSK kararından sonra yargı kulislerinde ismini vermek istemeyen bir yargı mensubu, SONTV’ye yaptığı değerlendirmede, “Bu yönetim tarzı adalete güveni zedelemişti. Hakim Ali Doğan, aldığı kararlarla Ekrem İmamoğlu’nu mağdur gösterme zeminini güçlendirmişti. Tek kişiyi bin kişilik salonda ısrarla yargılamak istemesinin hiçbir makul açıklaması yoktu” ifadelerini kullandı.
HSK’nın Ali Doğan’ı Kahramanmaraş’a ataması, yalnızca bir görev değişikliği olarak değil, aynı zamanda İmamoğlu davasında gerilen yargısal atmosferi düşürmeye yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Yargı çevrelerinde hâkim olan görüş ise net: Bu karar, hem dosyanın tansiyonunu düşürecek hem de yargının tarafsızlık algısını koruma çabasının bir yansıması olacak.