Financial Times’tan Erdoğan analizi: Gerilim kaynama noktasına geliyor

1800’lü yılların sonunda yayın hayatına başlayan ve dünyanın en köklü gazetelerinden biri olan Financial Times, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında son aylarda tırmanan gerilim ile ilgili kapsamlı bir analiz hazırladı.

Gazetenin Londra’da görevli muhabiri Andrew England, Ankara muhabiri Laura Pitel ve Dubai muhabiri Simeon Kerr imzalı kapsamlı analizde, “Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’ye karşı: Bölgesel husumet Muhammed bin Zayid’i Erdoğan’ın karşısına çıkarıyor” başlığı kullanıldı. Gazetenin haberinde iki liderin Libya’daki gerilimden Katar’a uygulanan boykota kadar birçok konuda karşı karşıya geldiğinin hatırlatıldığı makalede, “İki lider arasındaki gerilim kaynama noktasına yaklaşıyor” denildi.

Haberde Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail ile normalleşme kararı sonrasında İran ve Türkiye’nin buna tepki gösterdiği belirtilirken, “Tartışmaya açık bir biçimde en sert ve net tepki yaklaşık 70 yıl önce İsrail’i tanıyan ilk büyük Müslüman ülke olan Türkiye’den geldi. Erdoğan, Türkiye’nin BAE büyükelçisini çekmeyi gündeme getirdi. Son 18 ayda BAE, İran yönetimiyle gerilimi yumuşattı fakat bir düşmanla ortam sakinleşirken Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye ile olan husumeti farklı bir boyuta taşındı. Son 10 aydır karşılıklı suçlamalarla bölgedeki en büyük iki güç ve iki lider arasındaki rekabet Orta Doğu’nun en toksik düşmanlığı haline geldi. ABD’nin en yakın Arap müttefiki bir NATO üyesine karşıydı. Bu gerilim Libya’daki iç savaştan, Doğu Akdeniz’e kadar birçok noktada kendini gösterdi” yorumu yapıldı.

Türkiye’nin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac’ı desteklediği hatırlatılırken Birleşik Arap Emirlikleri’nin General Hafter’i desteklediği belirtildi.

“ERDOĞAN İSLAM DÜNYASININ LİDERİ OLMAK İSTİYOR”

Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail ile yakınlaşmasının arkasındaki nedenlerden en az birinin Ankara’ya karşı ittifak kurmak olduğu belirtilirken Libya’da Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin dolaylı olarak karşı karşıya geldiği de aktarıldı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar ile birlikte Körfez’de bir ortaklık kurmayı amaçladığını ve Erdoğan’ın koloni kurma hedefinin olduğuna dair savları olduğunu yazan Financial Times, “Abu Dabi’deki inanışa göre varlıklı Katar parayı sağlarken Türkiye’de kas gücünü kullanmayı amaçlıyor. Erdoğan da kendisini Sünni Müslüman dünyasının lideri olarak konumlandırmayı amaçlıyor” yorumunu yaptı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin lideri Şeyh Muhammed bin Zayid’in Türkiye’ye karşı Arapların önderliğini yaptığı yazılırken Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgede yalnız olmadığı da belirtildi. Libya’da Hafter’i destekleyenler arasında Mısır ve Rusya’nın da olduğu belirtilirken geçen haftalarda Suudi Arabistan’ın Türk mallarına boykot uygulama kararı aldığı hatırlatıldı.

BAE 87 MİLYAR DOLAR ÖDEDİ

Financial Times’a konuşan üst düzey bir Suudi yetkili, “Eğer bölgedeki tehdit unsurlarına bakarsanız Türkiye’nin çok hızlı bir şekilde öne çıktığını görebilirsiniz. Onlar her yerde” yorumunu yaptı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin 2011’deki Arap Baharı isyanları ile birlikte Orta Doğu ve Afrika’daki müttefiklerine on milyarlarca dolarlık yardım yaptığının hatırladığı makalede, “BAE yatırım ve ikili ilişkilerde Mısır, Pakistan, Etiyopya’nın da olduğu 8 ülkeye 2011’den beri en az 87.6 milyar dolar verdi. Fakat Şeyh Muhammed’in Birleşik Arap Emirlikleri’nin alanını genişletmeye çalıştığı sürede Erdoğan da Türkiye’nin etkisini aktif olarak genişletmekle uğraşıyor” denildi.

Geçen yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika’daki büyükelçiliklerinin sayısını önceki 15 yılda 12’den 42’ye çıkardığını söylediğini hatırlatan Financial Times, Ankara’nın etkisinin BAE sahillerine kadar uzandığını da vurguladı. Gazete, Türk ordusunun 2017’de Katar’daki askeri üsse gönderildiğini ve bunun ciddi bir kriz yarattığını hatırlattı.

AKP’nin ilk yıllarında bölgede daha ılımlı bir yaklaşıma sahip olduğunun hatırlatıldığı makalede, “O dönemde Türkiye hem Orta Doğu’nun içinden hem de dışından bölge için bir örnek model ülke olarak gösteriliyordu. Körfez hükümetleri ekonomik bağlarını güçlendirebilecekleri ve İran’a karşı müttefiklik edebilecekleri bir ülkenin geldiğini düşünüyorlardı. Fakat Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Mursi her şeyi değiştirdi” denildi. 2011’de Hüsnü Mübarek’in devrildiği protestoların ardından yapılan ilk demokratik seçimlerde zaferini ilan eden Mursi’den sonra ilişkilerin değiştiği belirtildi.
Financial Times’tan Erdoğan analizi: Gerilim kaynama noktasına geliyor

Gazete Şeyh Muhammed bin Zayid ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en son 2012’de bir araya geldiğini hatırlattı. (Arşiv fotoğrafı: Reuters)

TÜRK DİPLOMAT: PRENS GİBİYDİM

Financial Times’a konuşan ve 2000’li yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri’nde görevli olan Türk bir diplomat, “O dönemde prens gibiydim. Bütün toplantılara davetliydim ve bütün kapılar açılıyordu. Daha sonra biz Mısır’ın demokratik yollarla seçilmiş lideri Mursi’yi destekleyince Abu Dabi’de paranoya başladı. Çok kızmışlardı” dedi.

Arap Baharı’nın Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Suudi Arabistan’ın Türkiye ile ilişkilerde tanımlayıcı bir an olduğunu yazan Financial Times, Şeyh Muhammed bin Zayid’in bazı limitleri olduğunu yazarak, eski bir batılı istihbarat yetkilisinin sözlerine yer verdi. İsmini açıklamayan yetkili, “Emirliğin bölgedeki etkisinin en yüksek olduğu anı görüyoruz. Libya’da yaşananlar güzel bir örnek oldu. Birleşik Arap Emirliği’nin tek yapabildiği çek yazarak silah satışı yapmak. İki ülke arasında yaşananlar bölgesel bir rekabetten ziyade Abu Dabi’nin Türkiye’yi hedef almasıdır. Şeyh Muhammed bin Zayid’in karşısına çok ciddi sorunlar çıkacak. Türkiye’yi alt edebilmesi için Amerikalılar da dahil olmak üzere müttefik arayışında. Bu sebeple Türkiye’yi İran’la aynı cümlede kullanıyor fakat ben bunun işe yarayacağını sanmıyorum” dedi.

Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri’nin mevcut ilişkilerini de geliştirmeye başladığını aktaran Financial Times, son dönemde Türkiye ile Doğu Akdeniz’de gerilim yaşayan Yunanistan ile olan mevcut ilişkilerini geliştirmek için adım attığını yazdı. Gazete Erdoğan ile Şeyh Muhammed’in 2012’den beri resmi olarak toplantı yapmadığını hatırlatırken, “Şeyh Muhammed bin Zayid, Şubat ayında Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i ağırladı ve iki lider en az 3 kere telefon ile görüştü. Şeyh Muhammed, Fransız Cumhurbaşkanı Macron ile de görüştü” denildi.

Kaynak: Sözcü