FETÖ’nün hedefindeki askerler 6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi… Susturmak için tehdit ettiler ama…

Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız için, 6 yıl önce tutuklandığında Adalet Nöbeti’nin tutulduğu yer olan Ankara Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda basın açıklaması yapıldı.

Açıklamaya Balyoz ve Ergenekon davalarında yargılanan emekli askerler, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat, Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Yıldız’ın ailesi ve okurları katıldı. Müyesser Yıldız’ın fotoğrafı ve Türk Bayrağı’ndan oluşan “Müyesser Yıldız masumdur” yazılı pankart taşındı.

Basın açıklamasında Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KUMPASDER) tarafından şu ifadeler kullanıldı:

“6 Yıl öncenin coşkusu, sevinci ve heyecanını saklı tutarak, bugün yaşadıklarımızın burukluğu ile hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bundan 6 yıl önce yağmurlu bir günde, 5 Mayıs 2014 de burada, adalet adına bir nöbet başlatıldı. 2007 de başlayan kumpas süreci ile, Atatürkçü, vatanına, milletine ve Cumhuriyet değerlerine bağlı birçok insan haksız hukuksuz biçimde tutuklandı. Asker sivil birçok insan işinden, mesleğinden ve canından oldu. Siyasi iktidarın desteğini arkasına alan FETÖ adım adım devletin bütün kurumlarını işgal ederken, 2010 Referandumu ile yargıyı tamamen ele geçirip TSK da Balyoz adıyla büyük bir tasfiye operasyonuna girişti.

Balyoz Davasında tutsak edilen vatansever askerler Silivri mahkemelerindeki tiyatro yargılamalarla mahkûm edildiler. Bu mahkûmiyet kararları, fahiş hukuksuzlukları göz ardı eden, FETÖ işgalindeki Yargıtay 9. Dairesi tarafından onaylanıp arkadaşlarımız diri diri betona gömülmeye kalkışıldı. Bu kararların infialini yaşarken Mamak tutsaklarından Albay Murat Özenalp’in şehit haberi ile sarsıldık.

Bardağı taşıran bu son gelişme üzerine başta avukat Şule Nazlıoğlu ve diğer avukatlarımızın girişimi ile iç hukukun son merci önünde toplanıp, Anayasa Mahkemesinin yüksek yargıçlarından bu kumpası bozmalarını talep etmeye karar verdik. Çeşitli gerekçelerle kararımızdan vazgeçirilmeye çalışıldık. Adalet Nöbeti, çok da inandırıcı olmayan telkinlerle sonlandırılmaya ve edilgen bir konuma itilmeye çalışıldık. Ama ne olursa olsun kararlılık ve direnme ruhu engellemelerin üstesinden geldi. Bütün olumsuz şartlara rağmen Adalet Nöbetinin bayrağı elden ele devredildi ve Ankara’nın ortasında hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı yakılan çoban ateşi gün be gün büyüdü. Nöbete duranlara destek çığ gibi arttı. Kimi elinde bayrağı, evinde yaptığı böreği, pastasıyla, kimi dükkanından kapıp getirdiği kumanyasıyla, kimisi de her gelip geçtikçe çaldığı kornasıyla bu ateşe odun attı. Korkutmalar, trafik polisinin plakalara yazdığı cezalar kimseyi yıldıramadı.

Elde bayrak sabırla, inatla sürdürülen Adalet Nöbeti 18 Haziran 2014 akşam saatlerinde Anayasa Mahkemesinin verdiği özgürlük kararı ile sonlanırken ortalık bir bayram yerine dönmüştü. Ağlayan eşler, analar, babalar, sevinç çığlıkları atan çocuklar ve hiç tanışmadığı ama adalete olan inancı ve Türk askerine karşı yapılan haksızlığı kabul etmeyen isimsiz kahramanların haklı gururu, silah arkadaşlığının onuru yaşandı o gün. Herkesin sarmaş dolaş olduğu o gün, sevginin şiddeti ile hırpalanan yüreği kendinden büyük bir kadın vardı aramızda.

O kalabalıkta herkes onu arıyor, sevincini, minnettarlığını onunla paylaşıyor, kemiklerini kırarcasına sarılıyor ve bu defalarca tekrarlanıyordu. O güne ilişkin fotoğraflara bakan herkes sevinci ve şiddeti görebilir. İçerden çıkacakların, dışarda bekleyenlerin hiç biriyle bir kan bağı yoktu. Fakat hepsinin, ama hepsinin istisnasız kardeşiydi, ablasıydı, dostuydu, dert ortağıydı. Tutsaklardan birçoğunun matbu görüş listesinde onun adı yazılıydı. Bıkmadan yorulmadan bir ayağı cezaevlerinde, bir ayağı gerideki eşlerin, kardeşlerin, anaların, babaların evlerinde ve ‘Sessiz Çığlık’ meydanlarındaydı.”

“SİNCAN KAPALI CEZAEVİ’NDE TECRİTTE”

“Adalet Nöbetini ilk günden son güne kadar hiç terk etmedi. Bu nöbetin ne pahasına olursa olsun, sonuna kadar devamından yana tavır koydu. Adalet Nöbetinin şahitleri! Kimden bahsettiğimi biliyorsunuz. Bu yüreği kendinden büyük kadın Müyesser Yıldız’dan başkası değildi. Şimdi buradan yaklaşık bir 40- 50 km kadar uzakta, Sincan Kapalı Cezaevinde tecritte.

Onun kılı kırk yaran araştırmacı gazeteciliği, yılmaz hukuk ve adalet savunuculuğu, asla ve asla güce zorbalığa teslim olmaması, her zaman masumların, gadre uğramışların yanında yer alması, satın alınamaması ve nihayet ulusuna, vatanına olan aşkla bağlılığı birilerini uzun zamandır rahatsız ediyordu. Arkalarına kendilerine emanet edilen kamu gücünü alanlar, uzun zamandır onu susturmak için her türlü yolu deniyorlar. Ceza davalarının, tazminat davalarının yetmediği yerde iş aleni tehditte kadar vardırıldı.

Uzun zamandır ne kadarının yasal olduğunu henüz bilemediğimiz ama yöntemine aşina olduğumuz şekilde dinleniyor ve sosyal medya hesapları sanal saldırılara uğruyordu. Bir kumpasın içine çekilmeye çalışıldığının farkındaydı. Ama  gazetecilikten, gerçekleri araştırmaktan vazgeçmek niyetinde de değildi. Bunu iyi tespit edenler, kumpası onun gazeteciliği üzerine kurgulamışlar ve suçlama çıtasını ‘casusluk’ gibi çok yukarıya koymuşlardı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı.”

“FETÖVARİ YÖNTEMLERLE”

“Onu azıcık olsun tanıyan, yazılarını okuyan hiç kimse, Fetövari yöntemlerle yandaş medya sızdırılıp, yayınlanan ‘casusluk hikayelerine’ zerre kadar inanmadı. Bütün medya gücüne ve 4 gün boyunca pompalanmasına rağmen, kamuoyunun ezici çoğunluğu Müyesser Yıldız adıyla casusluğun, dolayısıyla vatana ihanetin yan yana yazılmasına gülüp geçti. Bu nedenle de gözaltının son gününde casusluk suçlamasından vazgeçildi. Ama kurt, kuzuyu yemeyi bir kez aklına koymuştu. Bir bahane bulunmalıydı. Öyle de oldu. Tutuklama bahanesi tam 6 ay önce yazdığı ve halen erişime açık, iki araştırma haberinde bulundu ve apar topar Müyesser Yıldız Sincan’a sürüldü.

Ülkemizde son dönemde yaşananları göz önüne aldığımızda maalesef buna şaşırdığımızı söyleyemiyoruz. FETÖ eli ile alt üst edilen hukuk ve adalet sistemi 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra dahi bir türlü tekrar rayına oturtulamadı. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun hukuk kurumlarına, adalete olan güveni sağlanamadı. Kamuda kripto FETÖ unsurları ayıklanamadığı gibi liyakate dayalı bir sistem getirilemedi. Özgürlüklerin önündeki engeller kaldırılmadığı gibi her gün yeni bir kısıtlamanın haberi ile irkiliyoruz. Daha birkaç ay önce yine benzeri suçlamalarla tutuklanan Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılıç gibi gazetecilerin hala cezaevinde olmalarını anlayamıyoruz.

Adalet Nöbetinin başarıya ulaştığı, Anayasa Mahkemesinin kumpası bozduğu bu günü, hukuk ve adalet bayramı olarak kutlamak isterdik. Ancak 6. Yılında hukuk ve adalet adına derin bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Ülkemizde kumpas devrinin kapandığına, bu utancın tekrar yaşanmayacağına, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edileceğine dair umutlarımız yerini kuşku ve üzüntüye bırakmıştır.

Devletin temeli olan hukuk ve adaletteki bu gidişi olumlu görmemiz mümkün değildir. Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmanın; ülkede huzur, barış ve ekonomik kalkınmanın bu yolla sağlanmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hukuka, adalete olan güven seviyesi kabul edilemez. Bu durum Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmaz. Bu bağlamda Adalet Nöbetini yad ederken gazeteciliğine, vatanseverliğine kefil olduğumuz başta Müyesser Yıldız olmak üzere dürüst, namuslu bütün gerçek gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını beklediğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

MÜYESSER YILDIZ’DAN MESAJ

Müyesser Yıldız ile cezaevinde görüşen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Yıldız’ın mesajını okudu: “Orada çok anım var. Bir avuçtuk, 45 gün mücadele verdik. Yağmur, çamur, soğuk, sıcak demeden direndik. Bugün aranızda olmayı çok isterdim, karar çıktığında oğlum İlim’in omuzlarında orada nasıl tur attığımı hayatım boyunca unutmayacağım. Balyoz, Ergenekon, ODA TV, Askeri Casusluk. Biz bir aileydik, hala aileyiz. Ancak süreçte sessiz kalanlar, gerçek fotoğrafı görmek istemeyenler oldu. Umarım benim tutukluluğum, benim şahsımda ülkemize ne yapılmak istendiğini gösterir ve yeniden kenetlenmemizi sağlar.”

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

NE OLMUŞTU

Müyesser Yıldız geçen hafta perşembe günü gece saatlerinde tutuklandı. Savcılığın gözaltına alma gerekçesi “siyasi ve askeri casusluk” (TCK328) olan Yıldız’ın mahkemeye “gizli kalması gereken bilgileri açıklamaktan” (TCK329) sevk edilerek tutuklanması dikkat çekti.

Müyesser Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı, tutuklama kararının ardından Yıldız’a isnat edilen suçlamaya kanıt olarak iki haberi gösterildiğini açıkladı. Yani Yıldız hakkında verilen karar erişim engeli bile getirilmeyen “Kim bu Hafter’le görüşen Türk komutanlar” ve “Libya’ya hangi komutan gitti… Yerine kim geldi” başlıklı iki haberi oldu.

Odatv.com

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

FETÖ’nün hedefindeki askerler
6 yıl önce sevincin yaşandığı yerden seslendi... Susturmak için tehdit ettiler ama...

<br/>

54 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV