Avrupalı havacılık şirketleri, elektrikli ve hibrit uçakları 2030’ların başından itibaren kıtanın kısa ve bölgesel hatlarında ticari hizmete sokabilmek için batarya entegrasyonu, elektrik motorları ve hibrit tahrik sistemleri üzerindeki çalışmalarını hızlandırdı. Projeler, kısa mesafeli uçuşların emisyonunu ve gürültüsünü azaltırken ithal jet yakıtına bağımlılığı sınırlamayı amaçlıyor.
Avrupa Ulaşım ve Çevre Federasyonu Havacılık Teknik Yöneticisi Carlos López de la Osa, bataryayla çalışan uçakların hâlâ uzak bir teknoloji olarak görüldüğünü ancak elektrikli ve hibrit sistemlerin kısa mesafeli seyahatin karbonsuzlaştırılmasında önemli rol oynayabileceğini belirtti.
Elektrikli uçaklar uçuş sırasında fosil yakıt kullanmadığı için yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenme, hava ve gürültü kirliliğini azaltma ve büyük havayollarının sınırlı hizmet verdiği bölgeleri birbirine bağlama potansiyeli taşıyor.
Avrupa’daki hangi rotalar elektrikli olabilir?
Avrupa’daki girişimlerin ilk aşamada yaklaşık 400 ila 500 kilometre menzile sahip elektrikli uçaklar geliştirmeye odaklandığı belirtiliyor. Bu menzil, Avrupa’daki kısa uçuşların önemli bir bölümünün elektrikli uçaklarla gerçekleştirilmesini mümkün hale getirebilir.
Bunlara da Göz Atabilirsiniz
Lufthansa, AeroShark’ı Airbus A319’da test ediyor

Sabiha Gökçen Avrupa’da büyümenin lideri oldu

TOBB Türkiye Sivil Havacılık Meclisi Yeni Dönem
Elektrikli uçakların gelecekte kullanılabileceği muhtemel hatlar arasında şunlar bulunuyor:
- Londra-Dublin
- Atina-Santorini
- Barselona-İbiza
- Nice-Korsika
- Roma-Sardinya
Adalara yapılan veya deniz geçişi gerektiren bu uçuşların demiryoluyla ikame edilmesi çoğu zaman mümkün olmuyor. Elektrikli uçakların, hava ulaşımının zorunlu olduğu kısa rotalarda emisyonların azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Fransa’da, uygun koşulları taşıyan ve doğrudan trenle 2,5 saatten kısa sürede tamamlanabilen bazı iç hat uçuşlarına yönelik kısıtlama uygulanıyor. Ancak ada bağlantıları ve demiryolu alternatifi bulunmayan hatlar bu tür uygulamaların dışında kalıyor.
Vaeridion 2030’u hedefliyor
Almanya merkezli Vaeridion, dokuz yolcu kapasiteli tamamen elektrikli Microliner uçağını geliştiriyor. Kanatlara entegre edilen bataryalarla tasarlanan uçağın, yedek enerji hariç yaklaşık 400 kilometre menzile ulaşması hedefleniyor.
Şirket, Microliner’ın ilk uçuşunu 2027’de gerçekleştirmeyi ve sertifikasyon sürecinin ardından 2030’da ticari hizmete girmesini planlıyor. Vaeridion, yolcu ve kargo modelleri için 100’ün üzerinde uçak taahhüdü aldığını açıkladı.
İlk nesil tamamen elektrikli uçakların sınırlı koltuk kapasitesi nedeniyle büyük ticari jetlerle doğrudan rekabet etmesi beklenmiyor. Bu uçakların öncelikle kırsal bölgeler, adalar ve düzenli hava bağlantısının sınırlı olduğu küçük havalimanları arasında kullanılması öngörülüyor.
Elysian 90 yolcu kapasiteli uçak geliştiriyor
Hollanda merkezli Elysian Aircraft, KLM ve Transavia ile iş birliği yaparak E9X adlı batarya-elektrikli yolcu uçağını geliştiriyor.
Yaklaşık 90 yolcu kapasiteli olarak tasarlanan E9X’in başlangıçta 750 ila 800 kilometre menzile ulaşması, daha sonraki aşamalarda ise menzilin 1.000 kilometreye kadar çıkarılması hedefleniyor. Uçağın 2030’ların ortalarında hizmete girmesi planlanıyor.
Bu ölçekte bir uçağın başarıyla sertifikalandırılması halinde, batarya-elektrikli uçuşların yalnızca küçük bölgesel hatlarla sınırlı kalmayarak daha yoğun kısa mesafeli rotalara da yayılması mümkün olabilecek.
Aura Aero hibrit-elektrikli ERA’yı geliştiriyor
Fransız üretici Aura Aero ise 19 yolcu kapasiteli ERA adlı hibrit-elektrikli bölgesel uçak üzerinde çalışıyor. Uçağın 1.500 kilometreye kadar menzil sunması ve 2029’un sonlarına doğru sertifika alması hedefleniyor.
Şirket, hibrit tahrik sisteminin benzer büyüklükteki geleneksel uçaklara kıyasla karbon emisyonlarını yüzde 80’e kadar azaltabileceğini belirtiyor. ERA’nın geleneksel jet yakıtının yanı sıra sürdürülebilir havacılık yakıtıyla da çalışabilecek şekilde geliştirilmesi planlanıyor.
Aura Aero, ERA programının ardından 40 ila 90 koltuk kapasiteli daha büyük hibrit-elektrikli uçaklar geliştirmeyi amaçlıyor.
Batarya ağırlığı temel engel olmaya devam ediyor
Elektrikli havacılığın önündeki en büyük teknik sorunlardan birini bataryaların ağırlığı ve enerji yoğunluğu oluşturuyor. Jet yakıtına kıyasla daha düşük enerji yoğunluğuna sahip mevcut bataryalar, tamamen elektrikli uçakların taşıyabileceği yolcu sayısını ve ulaşabileceği menzili sınırlandırıyor.
Elektrik motorları, batarya yerleşimi, aerodinamik tasarım ve hafif malzemelerdeki gelişmeler sektörün beklentilerini yükseltse de büyük yolcu uçaklarının tamamen elektrikli hale gelmesi için daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip bataryalara ihtiyaç duyuluyor.
Uçakların sertifikalandırılması, havalimanlarında şarj altyapısının kurulması, batarya güvenliği ve elektrik şebekelerinin artan talebi karşılayabilmesi de ticari kullanım öncesinde çözülmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Elektriğin kaynağı çevresel etkiyi belirleyecek
Batarya-elektrikli uçaklar uçuş sırasında doğrudan karbon emisyonu oluşturmasa da toplam çevresel etkileri, şarj için kullanılan elektriğin üretim yöntemine bağlı olacak.
Elektriğin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmemesi halinde, uçuş sırasında önlenen emisyonların bir bölümü elektrik üretim aşamasında ortaya çıkabilecek. Bataryaların ve uçak parçalarının üretiminden kaynaklanan emisyonlar da toplam karbon hesabında dikkate alınacak.
Uzmanlar bu nedenle elektrikli uçuşların demiryoluyla kolayca değiştirilemeyen ada, deniz geçişi ve uzak bölge bağlantılarında kullanılmasının daha etkili olacağını değerlendiriyor.
Avrupa Birliği desteği genişletiyor
Avrupa Birliği, sıfır emisyonlu uçakların pazara girişine hazırlanmak amacıyla elektrikli, hibrit ve hidrojenle çalışan uçaklara yönelik bir yol haritası yürütüyor. Avrupa Komisyonunun ilgili programları, yeni tahrik teknolojilerinin yanı sıra havalimanı ve enerji altyapısının geliştirilmesini de kapsıyor.
AB İnovasyon Fonu kapsamında havacılığın elektrifikasyonuna ve sektörün karbonsuzlaştırılmasına finansman sağlanabiliyor. Sürdürülebilir havacılık yakıtlarının kullanımını artırmayı amaçlayan ReFuelEU Aviation düzenlemesi de uzun mesafeli uçuşların emisyonlarını azaltmaya yönelik temel araçlardan biri olarak uygulanıyor.
Elektrikli ve hibrit uçakların açıklanan tarihlerde hizmete girebilmesi ise batarya teknolojisindeki ilerlemeye, finansman koşullarına ve sertifikasyon süreçlerinin başarıyla tamamlanmasına bağlı olacak.