Elazığ Barosu: Avukatlar siyasetçilerin ideoloji malzemesi olmamalı

Elazığ Barosu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği ve Meclis’e sunulmasını önerdiği, barolar ve tabip odalarının yapılarının belirlenmesi düzenlemesine tepki gösterdi.

“AVUKATLAR SİYASİ İKTİDARLAR TARAFINDAN DIŞLANMAMALI”

Elazığ Barosu Başkanı Mustafa Yentür konuyla ilgili yazılı bir açıklamada yaptı. Avukatlar yargının diğer unsurlarının yanında siyasi iktidarlar tarafından da ötekileştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yentür, şunları kaydetti:

  • Yargının 3 kurucu unsurundan bağımsız savunmayı temsil eden avukatlar, üstlendikleri bu görevle vatandaşların savunma hakkını adil bir şekilde kullanmalarını sağlayarak, tarih boyunca adaletin ve yargının ve de devletin teminatı olmuşlardır.

  • Bu özelliklerinden dolayı avukatlar, kamu adına belli bir tavrı temsil etme, ifade etme ve biçimlendirme yetkisine sahip kişiler olmak zorundadırlar.

  • Buradan hareketle bizlerin üstlendiği bu onurlu görev nedeniyle, yargı faaliyeti bir bütün olarak değerlendirilmeli. Avukatlar yargının diğer unsurlarının yanında siyasi iktidarlar tarafından da ötekileştirilmemeli, dışlanmamalı ve hak ettiği saygınlığı görmelidirler.

Bu da mesleki saygınlığının arttırılması, hukuk hizmetlerinin bireylere sunumunda etkinliğimizin ve mesleki faaliyetlerimizin kalitesinin yükseltilmesinden geçmektedir.

  • Tüm bu izah edilenler karşısında kamuoyuna yansıdığı kadarıyla şayet Avukatlık Mevzuatı ya da Baroların seçim usulünün değiştirilmesine yönelik olarak bir çalışma yapılacaksa öncelikle bu hususun asıl muhatapları olan avukatlardan ve de avukatların temsilcisi konumundaki Barolardan görüş alınması zarurettir..

“DENETİM VE DİSİPLİN MEKANİZMASI DEVRE DIŞI KALACAK”

Barolara üye zorunluluğunun ortadan kaldırılması durumunda baroların yetki ve görev alanında olan denetim ve disiplinin işlevinin ortadan kaldırılacağına dikkat çeken Yentür, şu ifadeleri kullandı:

  • Henüz teyit edilmemekle beraber yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarı ile 1136 sayılı kanun gereği Baroya kayıt zorunluluğunun kaldırma düşüncesinin de kabul edilmesi mümkün değildir.
  • Zira üye olma zorunluluğu ortadan kaldırılması durumunda avukatlık mesleğinin geleceği marjinal grupların ya da tamamen üyesi hukukçulardan oluşan sivil toplum kuruluşlarının, platformların inisiyatifine bırakılır.

*Hali hazırda baroların yetki ve görev tanımındaki mesleki denetim ve disiplin mekanizması devre dışı kalır. Bir avukatın şube mahiyetinde birden fazla çalışma ofisi kullanmasının önü açılır.

  • Meslek kuralları, mesleki liyakat ortadan kalkar. Baroların eğitim, etkinlik vs. mesleğe hizmet edecek argümanları elinden alınır. Staj, Ruhsat, Özlük, Cmk, Adli yardımdan da kaynaklı müdafi/vekil görevlendirme, vb. gibi idari işlerdeki yetki başka birim ya da kurumlar tarafından yönetilir ve bu durum da Avukatlık Mesleğinin saygınlığına zarar verir” diye belirtti.

“İTİRAZ ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Corona virüsü salgını tedbirleri kapsamında adliyelerin çalışmamasında dolayı avukatların ekonomik sorunlarla karşılaştığını hatırlatan Yentül şu ifadeleri kullandı:

  • Salgın kapsamında alınan tedbirler gelmiştir ki bu durum sorunların daha da artmasına sebep olmuştur ve olacaktır. Avukatların mesleki ve sosyoekonomik sorunlarının bazısının giderilmesi için de yasal düzenleme gerekmektedir.
  • Yargının kurucu unsuru ve ayrılmaz parçası olan avukatlar ve barolar, siyasetçilerin de baro yöneticilerinin de siyasi ve ideolojik malzemesi olmamalıdır.

  • Bu sebeplerle basına yansıyan Avukatlık Kanununda yapılacak değişiklik tasarısına bu yönlerden itiraz ettiğimizi ve de itiraz etmeye devam edeceğimizi tüm meslektaşlarımızın ve de tüm halkımızın bilmelerini istiyoruz.

Kaynak: Sözcü