Ekonomi yönetiminden TL için iki adım! Uzmanlar ne diyor?

Dolar karşısında sert değer kaybeden Türk Lirası’nın değerini korumak için ekonomi yönetiminden bugün de arka arkaya adımlar geldi. Merkez Bankası geçen cuma günü olduğu gibi bugün de piyasaya TL vereceği repo ihalesini açmadı ve parasal sıkılaştırma adımlarına devam etti. Uzmanlar bu durumu ‘örtülü faiz artışı’ olarak tanımlıyor. Merkez Bankası piyasaya daha yüksek faizle Türk Lirası vererek dolaşımdaki Türk Lirası miktarındaki artışı azaltmayı böylece TL’yi döviz karşısında değerli kılmayı amaçlıyor.
1-MERKEZ REPO İHALESİ AÇMADI
BAŞLEVENT: FAİZ ARTIRIMI TABUYA DÖNÜŞTÜ
Uzmanlar ekonomi yönetiminden gelen bu adımları sozcu.com.tr’ye değerlendirdi. Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent, Merkez Bankası’nın repo ihalesi açmaması hakkında açıklamalarda bulundu.

Normalde merkez bankalarından beklenenin, piyasa şartları gerektirdiğinde çeşitli borç alma ve verme faizlerini yükseltmeleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Başlevent, “Ancak bizde son yıllarda Merkez Bankası yöneticileri açıktan bir faiz artışı yapmayı mümkün olduğunca geciktirmeye çalışıyorlar. Bunun nedeni faiz artırımının, IMF’den borç alma misali bir tabuya dönüşmüş olması.” dedi.

Bilgi Üniversitesi Ekonomi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Başlevent

“YETERLİ Mİ ZAMAN GÖSTERECEK”
Faiz artışı yerine düşük faizli borç verme kanallarının kapatılıp, bankaların daha yüksek faizli, gecelik borçlanma, geç likidite penceresi gibi kanallara yönlendirildiğini belirten Prof. Dr. Başlevent, “Bunun da yeterli olmaması ve piyasadaki paniğin sürmesi durumunda ise haftalık repo ve diğer faiz oranlarını artırıyorlar. Şu anki yönetimin de çalkantılı dönemi bu örtülü faiz artışı yöntemiyle atlatmayı umduğunu görüyoruz. Yeterli olup olmadığını ise zaman gösterecek” dedi.
2-AKTİF RASYOSU’NA DÜZENLEME GELDİ
TL’nin dolar karşısında yaşadığı değer kaybını azalmak için atılan bir diğer adım ise Aktif Rasyosu’nda düzenlemeye gitmek oldu. Aktif Rasyosu değeri hedefi, mevduat bankalarında %100’den %95’e, katılım bankalarında %80’den %75’e düşürüldü. Böylece bankaların daha fazla TL kredi vermek için üzerilerindeki baskı bir miktar azalmış oldu. Kredi çekmek isteyenler için koşullar bir miktar daha sıkılaştı.
BAŞLEVENT: BU TÜR KISITLAYICI UYGULAMALAR YERİNE…
Aktif Rasyosu’nun, Covid-19 salgını nedeniyle yavaşlayan ekonomiyi canlandırmak için uygulanan krediye dayalı büyüme politikasının bir parçası olarak icat edilmiş bir formül olduğunu söyleyen Prof. Dr. Başlevent, “Getirilen kuralla, bankaların sahip oldukları kaynaklarla ticari ve bireysel kredi vererek vatandaşın, Hazine tahvilleri alarak da hükümetin harcamalarını finanse etmeleri bekleniyordu. Mevduat faizlerindeki düşüş de bankaların bu kurala uyma çabasının bir sonucuydu.

Ancak düşük faizli kredi furyasının sürdürülemez olduğu görülüp, kredi faiz oranları artırılınca, bankaların da “artık bizi bu kurala uymaya mecbur etmeyin” demesi söz konusu oldu ve Aktif Rasyosu formülü bir kez daha revize edildi. Bu tür kısıtlayıcı uygulamalar yerine, bankaların rekabetçi, güvenli ve özgür bir ortamda çalışmalarının sağlanması, uzun vadede hem banka müşterilerinin hem de finansal sistemin genelinin yararına olacaktır.” açıklamasında bulundu.
Ekonomi yönetiminden TL için iki adım! Uzmanlar ne diyor?

Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz

MEHMET GERZ: 1.75 CİVARI FAİZ ARTIŞI BEKLENEBİLİR
Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz de konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu.

“Döviz kurlarındaki hareketlenme nedeniyle, faiz ve döviz kurlarının serbest piyasada oluşmasına kamunun rıza gösterdiği gözlemleniyor.” diyen Gerz, “Mevduat faizlerinin 10.75’e kadar çıkması piyasada fiili bir faiz artışı olarak etki yapmıştır. Aktif Rasyosu’nda kademeli düzeltmeyi de bankalar üzerindeki kredi verme baskısının kademeli azaltılması olarak okuyabiliriz. Sonuç olarak, döviz ve faiz fiyatlarının piyasada oluşmasına izin vermek olumlu bir adım oldu. 20 Ağustos (PPK toplantısı) toplantısında TCMB’nin açık bir faiz artışı ile bu süreci perçinlemesini beklerim. Enflasyon hedefini 1.5 puan artırması bunun öncü işaretiydi. Döviz kurları buralarda durursa TCMB’nin 1,75 civarı bir faiz artışı yapması beklenebilir.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sözcü