Bütün ülke çalışalım 3-5 müteahhite!

Ülkede 3-5 tane müteahhit rahat etsin diye 84 milyon kişi köle… “Cebimizden 5 kuruş çıkmıyor” dediler mi? Dediler! Ya sonra? Yandaş inşaatçıları zengin ettiler.

Osmangazisi Köprüsü için işletmeci şirkete yılın sadece ilk 6 ayında araç geçişlerinin garanti sınırının altında kalması nedeniyle 1 milyar 750 milyon lira civarında ödeme yapılacak!

★★★

Oysa anlaşmalar yıllık ödeme üzerinden yapılmıştı. Paşa müteahhitlerimiz paraya sıkışmasın, yeni ihale açılırsa ona da yanaşsın diye geçildi “ikili ödeme” sistemine…

Nereden ödenecek? Hazine’den! Hazine geliri nereden? Vergilerimizden. Biz mi köprüden geçiyoruz, köprü mü bizden?

★★★

Ülke nüfusuna bölelim 6 aylık ödemeyi… Kişi başı 21 lira… Dört kişilik ailenin yıllık Osmangazi Köprüsü masrafı dolar kuru daha da artmazsa 168 lira…

Keşke tek örnek bu köprü olsa… Bunun Yavuz Sultan Selim’i var, Avrasya’sı var, diğer köprüleri var. Hastaneleri var, duble yolları var. Hava limanları var, gemi limanları var. Tren garları var, döşenen raylar var!

Keşke gerçekte kimin, nereye döşediğini anlatsalar! Hepsini de yaparken “para ödemeyeceksiniz” diye insanları kandırdılar!

★★★

AKP iktidarı sanki yeni bir buluşmuş gibi dünyanın tercih etmediği yap-işlet-devret yöntemini Türkiye’ye dayattı. Adını “Mega Projeler” koydu… Yandaşlarını böyle doyurdu!

Bu modelle dünyada yapılan bütün işlerin yarısı Türkiye’de yapılıyor. Neden acaba dünya bu mucize formüle sıcak bakmıyor?

★★★

Projelere karşı çıkan yok! İtiraz edilen konu fahiş kullanım ücreti ve ihale ediliş şekli! Aklı başında hesap bilen kimsenin imzalamayacağı yap-işlet-devret modeli…

Yap-işlet-devret’te ana fikir finansmanın ve proje riskinin yüklenicide kalmasıdır. Bizim modelde risk yok, para devlet garantisinde…

★★★

Devlet birkaç yıllık geçiş parasına köprüyü yapabilecekken 15-20-25 yıllık araç geçiş garantili ihaleye çıkıyor. Ülkeye borç senedi imzalatıyor. Ülkenin çocuklarının bile geleceğini ipotekliyor.

Projeler “ticari sır” kapsamında olduğu için bırakın tam olarak maliyetlerini bilmeyi, gerçek ortakların kim olduklarını bile tam olarak bilemiyoruz. Sadece tahmin edebiliyoruz!

★★★

Yapanın cebinden para çıkmıyor. Devlet kefil oluyor. Kefili devlet olunca projeye kamu bankaları ilk yılları ödemesiz krediyi veriyor. Devlet sana, sen kredi taksitine, artan da cebe… Hadi geç kalma sonraki ihaleye!

Olmaz ama oldu da proje battı! İşin güzel tarafı bu borcu hazine üstlenecek ve devlet sırrı olduğundan battığını bile kimse bilemeyecek. Para direkt hesaba geçecek. Marifet bu olsa gerek…

★★★

Ülke işgal edilse, kapitülasyonları kabul etse şartları bundan farklı olmazdı. Hatta insaflı olur “ağır gelir” deyip daha fazlası dayatmazlardı!

Durun daha bitmedi… Çanakkale köprüsü, iki nükleer proje var sırada… Karantina günlerinde milletten SMS ile yardım dilenirken bile Kanal İstanbul ihalesine çıktılar ya…

Yapalım bakalım ne işe yarayacağını bilmediğimiz kanalı, sevindirelim Katarlıyı… Tabii sevinecek olan sadece Katarlı mı? Orası ayrı!

Kaynak: Sözcü