CHP’NİN YARGIYA SALDIRISINI MİLLET İBRETLE İZLİYOR
Bugün yargının bağımsız olmadığını söyleyenlerin önce geçmişe bakmaları gerektiğini söyleyen Tunç, “Yargı maalesef vesayetçi anlayışın arka bahçesi olarak çalışıyordu. Ama 15 Temmuz’a geldiğimiz zaman 15 Temmuz’da milletimiz demokrasi mücadelesi verirken kahramanca bu ülkenin yargısı da evlerinde oturmadı savcılarımız, hakimlerimiz. Koştular adliyelerde darbeciler hakkında gözaltı kararları verdiler, yakaladılar ve millet huzurunda hesap vermelerini sağladılar. Yani burada özellikle yargıya yönelik eleştiriler, adalet sistemimize yönelik saldırılar maksatlı saldırılar. Bunlara biz fırsat vermeyeceğiz. Adalet mülkünün temelidir ve toplumsal barış ve huzurun teminatıdır. Birtakım çevrelerin özellikle ana muhalefet partisinin yargıya yönelik saldırgan tavrını milletimiz ibretle izliyor” dedi.
CUMHURİYET SAVCISI İHBAR KARŞILIĞINDA SORUŞTURMA BAŞLATMAK ZORUNDADIR
Hazmedilemeyenin yargının vesayetçi, darbeci anlayıştan kurtulmuş olması ve birtakım yolsuzluk soruşturmalarının adeta siyasi soruşturmaymış gibi topluma algılatma çabalarının sonuç vermemesi olduğunu dile getiren Tunç, “Ceza Mahkemesi Kanunumuzun 160. maddesi açık. Cumhuriyet Savcısı bir ihbar karşısında gerekli soruşturmayı yapmak zorundadır. Bu onun görevidir. Dolayısıyla bahsedilen soruşturmalarda itirafçı beyanları, diğer kanıtlar, dijital kanıtlar tüm bunlar ortadayken suç üstü halleri ortadayken yani bu soruşturmalar bir yandan İstanbul’da farklı ilçelerde devam ederken bir yandan maalesef bazı belediyelerde hala yolsuzluğun devam etmiş olduğunu ve bu Hırsızlığın da nasıl sürdüğünü milletimiz apaçık görüyor. İşte Manavgat’taki durum. Suç üstü yapıldı. Önce onu da inkar etmeye çalıştılar ama görüntüler çıkınca yine Şile’de, İzmir’de kendi başkanları, eski başkanları ile ilgili dosyayı savcılığa takdim eden kişi. Dolayısıyla tüm bunlar ortadayken yargı süreçlerini beklemek yerine meydanlarda bu yargı süreçlerini sanki siyasi bir soruşturmaymış gibi özellikle bu adli soruşturmaları Gölgelemeye çalışan bir çaba içerisinde olduğunu görüyoruz ana muhalefetin” ifadelerini kullandı.
CHP ADETA BİR YALAN ÜRETİM MERKEZİ
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin adeta bir yalan üretim merkezine dönüştüğünü söyleyen Tunç, “Cumhuriyet Halk Partisi seçmenine de yazık. Türkiye’nin ana muhalefeti böyle olmamalı. Milletimiz karalama siyasetiyle icraat siyaseti, eser siyaseti yapanın kim olduğunu çok net bir şekilde ayırıyor ve bugüne kadar hep ayırdı. Bundan sonra da bu böyle olacaktır. Çünkü yalan üretimiyle bir yere varamazsınız. Dezenformasyon merkezine dönüşmüş olması Türkiye’nin ana muhalefet partisinin çok yazık Türkiye demokrasisi için de aslında bir şanssızlık. Keşke muhalefet de kaliteli olsa, muhalefet proje üretse, muhalefet yanlış yapan, yolsuzluk yaptığı, iddia edilen arkadaşlarına sahip çıkmasa biz de sonuna kadar adaletin ortaya çıkmasını istiyoruz, soruşturulmasını istiyoruz. İçimizdeki çürük elmalar temizlensin diyebilse” dedi.
CHP Genel Başkanı Özel’in özellikle miting meydanlarında, soruşturma dahilindeki savcıların isimlerini, zikretmesinin devletin temeline yönelik bir saldırı olduğunu dile getiren Tunç, “Adalet mülkün temelidir. Toplumsal barış ve huzurun teminatıdır. Eğer siz adalete saldırırsanız haksız bir şekilde, yargı mensuplarını tehdit ederseniz, onlara hakaret ederseniz yargıya saldırarak özellikle yargının yürütmekte olduğu soruşturmaları manipüle ederek evet burada Soruşturma aşamasında bir masumiyet karinesi var. Buna da dikkat edilmeli. Peşinen hiç kimse suçlu ilan edilmemeli. Ama başlamış olan bir soruşturmanın sonucunu beklemeli. Yoksa soruşturma devam ederken siz yargıyı etkilemeye yönelik bir takım beyanlarda bulunursanız bu bizim mevzuatımıza göre suçtur” cümlelerine yer verdi.
YALANCININ MUMU, YATSIYA KADAR YANAR
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel’in Hakimler ve Savcılar Kuruluna sunacağım dediği belgelerle ilgili olarak açıklama yapan Tunç, “Dün itibariyle bir dilekçe verildi ama dilekçe de zaten basına yansıdı. Mahiyetini gördüğünüz zaman o bahsedilen hususların dilekçede yer almadığını hep beraber bütün kamuoyu görmüş oldu. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı hep yapıyor. Yani büyük bir beklenti oluşturuyor ve elinde deliller olduğunu söylüyor. Hem kendi seçmenini büyük bir beklentiye düşürüyor. Hem de bütün milleti etkileyeceğini zannediyor. Ama sonrasında gerçek ortaya çıktığında çünkü yalancının mumu yatsıya kadar yanar” dedi.
MİLLET KİMİN TEMİZ SİYASET YAPTIĞINI BİLİYOR
CHP liderinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sarf ettiği hakaret içerikli sözleri hakkında da konuşan Tunç, “Siyaset temiz bir dille yapılır. Milletimiz kimin temiz siyaset yaptığını, kimin karalama siyaseti yaptığını, kimin ise bu milletin menfaatine yönelik çalıştığını çok iyi takdir eder. Maalesef demokrasimize de zarar veren bir tutum. Bir ana muhalefet liderinin, millet iradesini temsil eden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik bu tarz cümleleri, kelimeleri kullanması kabul edilebilir şeyler değil. Bu 86 milyona hakarettir. Cumhurbaşkanımıza hakaret suçtur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da zaten ivedi bir şekilde soruşturma başlattı” cümlelerine yer verdi.