Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan atamalarla kabinede önemli değişiklikler yaşandı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı. Gürlek düzenlenecek devir teslim töreni ile görevden affını isteyen Yılmaz Tunç’tan bayrağı devraldı. Adalet Bakanlığı’nda düzenlenen devir teslim törenine, Gürlek ile Tunç’un yanı sıra Bakanlık bürokratları, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar ve Halit Yerebakan ile AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da katıldı.

ADALET TEŞKİLATININ KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRMENİN ONUR VE GURURUNU YAŞADIK.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyaset yolculuğunun uzun bir zamana yayıldığını, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana farklı görevlerde bulunduğunu anlatan Tunç, “Aradan geçen 2,5 yıldan fazla bir zamandır sizlerle beraberiz. Adalet teşkilatının kapasitesini güçlendirmenin onur ve gururunu yaşadık.” dedi. Türkiye’nin son 23 yılda gelişmeye devam ettiğini, demokratik kalkınmasını sürdürdüğünü dile getiren Tunç, bu kapsamda Anayasa ve yasalardaki reform çalışmalarıyla demokratik hukuk devletinin tahkimi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Makamların “milletin emaneti” olduğunu ifade eden Tunç, Bakan Yardımcılığı döneminde mesai arkadaşlığı yaptığı Gürlek’e yeni görevinde başarılar diledi.

“SUÇLA MÜCADELEDE TAVİZSİZ DURUŞUMUZU DEVAM ETTİRECEĞİZ”
Akın Gürlek de Adalet Bakanlığı görevini kendisine tevdi eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugüne kadarki emekleri için Yılmaz Tunç’a teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’de hukuk ve adalet alanında önemli reformların hayata geçirildiğini anımsatan Gürlek, yargı reformları, insan hakları eylem planları ve dijital adalet altyapısındaki gelişmelerin adalet sisteminin güçlendirilmesine katkılar sunduğunu söyledi. Adalet sisteminin vatandaşların ortak güvencesi olduğuna işaret eden Gürlek, “Türkiye Yüzyılı’nda güçlü devlet, güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya, dijital altyapıyı güçlendirmeye, hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu. Görev değişiminin “bayrak yarışı” olduğunu dile getiren Gürlek, emaneti daha ileri taşımanın gayreti içerisinde olacağını kaydetti. Gürlek, “Yargı mensuplarımız, akademi, barolar, sivil toplum ve milletimizle istişare içinde çalışarak, daha güçlü bir hukuk devleti için gayret göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN GAYRET GÖSTERECEĞİM”
Kendisinin yargı teşkilatının içinden geldiğini, hakimlik ve savcılık yaptığını anımsatan Gürlek, “Hakim, savcı arkadaşlarımızın sorunlarını çok yakından takip ediyorum. İnşallah bu sorunların da çözülmesi için elimden gelen gayreti göstereceğim.” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Gürlek ve Tunç, birbirlerine çiçek takdim etti.

AKIN GÜRLEK KİMDİR?
Nevşehir’de, 1982’de doğan Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2005’te Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Farklı il ve ilçelerde görev yaptıktan sonra İstanbul’a atandı ve sırasıyla İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi üyeliği, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı yaptı. 2022’de Adalet Bakan Yardımcısı olarak atandı. Bu dönemde Hakimler Savcılar Kurulu’ndan sorumlu oldu. Gürlek, 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı.
HEP GÜNDEMDEYDİ
Gürlek, İstanbul’da göreve başladıktan sonra kararlarıyla sürekli gündeme geldi. 2018’de Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların tahliyesine karar veren heyet görevden alındı. Yerine Gürlek’in de yer aldığı heyet atandı. Bu heyet tahliye kararlarını kaldırdı ve dava sonunda avukatları cezalandırdı. Eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini engelleyen, propaganda suçundan açılan davada çıkan hapis cezası kararını da yine Gürlek’in yer aldığı heyet verdi. Gürlek, daha sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı oldu. Bu dönemde, mahkeme, dönemin CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu sosyal medya paylaşımları nedeniyle hapse mahkum etti. Sözcü gazetesi yazarları ve yöneticileri hakkında “FETÖ’ye bilerek ve isteyerek yardım” suçundan açılan davada da aynı heyet mahkumiyet kararı verdi. Gürlek, mahkeme başkanı olduğu dönemde, Barış Akademisyenleri’nin bazı dosyalarına da baktı. Bir akademisyene, “PKK tarafından öldürülen bir komiserin eşi ve ailesini ziyaret etmesi” cezasının verilmesi çok tartışıldı. Bu karar daha sonra kaldırıldı.Yine aynı heyet, eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’ya “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladığı için “terör örgütü propagandası” suçundan 2,5 yıl hapis cezası verdi.
KILIÇDAROĞLU’NUN HEDEFİNDEYDİ
Gürlek’in başkanı olduğu mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verdiği hak ihlali kararını da uygulamadı ve yargılamanın durdurulması talebini geri çevirdi. Bu sürecin sonunda Berberoğlu, cezaevine girdi. Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gürlek için “Adaleti katleden adamın adı Akın Gürlek’tir, yeni Zekeriya Öz’dür” dedi. Gürlek, Kılıçdaroğlu hakkında tazminat davası açtı ancak kazanamadı.
ÖZER VE İMAMOĞLU SORUŞTURMALARI
Gürlek, Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandıktan kısa sonra dönemin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında soruşturma başlatıldı. Özer, 30 Ekim 2024’te “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı, belediyeye kayyım atandı. CHP lideri Özgür Özel, bu olaydan sonra “Akın Gürlek, seyyar giyotin, adaletin boynunu kesendir” dedi. 17 Ocak’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İBB Başkanı İmamoğlu, “Senin amacın milletin gözünü korkutmak. Başsavcı sana söylüyorum. Senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına kimse dayanmasın” dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sözler üzerine Ekrem İmamoğlu hakkında Gürlek ve ailesini tehdit ettiği iddiasıyla soruşturma başlattı.
100 YILIN YOLSUZLUK OLAYINI AYDINLATTI
Başsavcılığın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlattığı soruşturma, gündeme damgasını vurdu. İmamoğlu hakkında önce “sahte diploma” soruşturması başlatıldı ve bu dosyaya paralel ilerleyen süreçte diploması iptal edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 100’den fazla isim hakkında çeşitli suçlardan gözaltı kararı verildiğini açıkladı. İmamoğlu, gözaltına alındı ve “suç örgütü kurmak, dolandırıcılık, rüşvet” suçlarından tutuklandı. İmamoğlu hakkında terör suçundan da ayrıca soruşturma başlatıldı. Bu dosyaya paralel olarak belediyelere yönelik bir dizi operasyon yapıldı. Bu operasyonlar sonunda Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer tutuklandı. Daha sonra Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de bu listeye eklendi.
CHP HAKKINDA YARGITAY BAŞSAVCILIĞI’NA BİLDİRİM
İstanbul Başsavcılığı, İBB iddianamesini tamamlamasıyla birlikte, Yargıtay Başsavcılığı’na CHP ile ilgili olarak “kapatma ihbarı”nda da bulundu. 11 Kasım’da başsavcılıktan yapılan açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili olarak Yargıtay Başsavcılığı’na bildirimde bulunulduğu kaydedilerek, “Soruşturma dosyamız kapsamında yapılan tespitler ışığında, Cumhuriyet Halk Partisinin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenilirliğine ve seçmenin iradesini etkilemeye, demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığımızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmuştur” denildi.