BİREYSEL BAŞVURU VE İHLAL VERİLERİ
Özkaya, Eylül 2012’den bugüne kadar Anayasa Mahkemesi’ne 702 bin 53 bireysel başvuru yapıldığını ve bunlardan 600 bin 14’ünün karara bağlandığını açıkladı. Bu başvuruların büyük çoğunluğunun kabul edilemezlik kriterlerini taşımadığını, ancak 81 bin 841 başvuruda hak ihlali tespit edildiğini ifade etti. Özkaya, ihlal kararlarının çoğunluğunun makul sürede yargılanma hakkına ilişkin olduğunu ve başvuruculara manevi tazminat verildiğini belirtti.
YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Toplantıda konuşan Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bir “süper temyiz mercii” olmadığını vurguladı. Mahkemenin görevinin, başvuruda bulunan kişinin temel hak ve özgürlüklerinin anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğini tespit etmek olduğunu söyledi. Özkaya, “Adaleti tesis etme sorumluluğu temel olarak hakim ve savcılara aittir. Kimseyi kıl kadar haksızlığa uğratmamalıyız” ifadelerini kullandı.
KÜRESEL HAK VE ADALET ANLAYIŞI
Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve uluslararası standartlar doğrultusunda, tüm başvuruların adalet odaklı değerlendirildiğini aktardı. Hak ihlali iddialarının dini, siyasi veya ideolojik kimliğe bakılmaksızın ele alındığını belirten Özkaya, temel hak ve özgürlüklerin korunması için objektif ve vicdani bir yaklaşımın önemini vurguladı.
GAZZE VURGUSU
Toplantıda Gazze’deki insanlık dramına da değinen Özkaya, sivillerin hedef alınmasının tüm insanlığın vicdanını derinden yaraladığını ifade etti. Özkaya, adaletin ve hukukun üstünlüğünün sadece soyut kavramlar değil, devlet uygulamaları ve yargı kararlarına somut olarak yansıtılması gerektiğini söyledi.
HEDEF VATANDAŞLARIN TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ KORUMAK
Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru sistemi üzerinden yürüttüğü çalışmaların, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini korumayı hedeflediği, hakim ve savcıların bağımsız ve tarafsız yargı anlayışıyla toplumun adalet duygusunu güçlendirdiğini vurguladı.