AK Parti teşkilatına: Burası kariyer kurumu değil

HIZLI TOPARLANMA

“Şubat ayı sonunda il kongrelerimizin hepsini de bitirmeyi planlıyoruz. Büyük kongremizi ise şartların daha normale döndüğü bir dönemde, delegelerimizin yanı sıra milletimizin de katılımıyla coşkulu bir şekilde yapmayı arzu ediyoruz. Görevlerini sürdüren ve kendilerine yeni görev tevdi edilen il başkanlarımızın öncelikle parti bünyesinde hızlı bir toparlanma yapmaları gerekiyor. Öncelikle ilk günden bugüne kadar teşkilatlarımızda görev almış ve istikametini bozmamış istisnasız herkesin yeniden partimiz çatısı altında bir araya gelmesini sağlamak mecburiyetindeyiz.

VEBAL ALTINDA KALIRIZ

Dağıtarak, kırarak, dökerek, bölerek değil, toparlayarak, birleştirerek, bütünleştirerek, kucaklayarak işe başlamazsak hedeflerimize ulaşamayız. Biz önce kendi içimizdeki arkadaşlarımızın gönüllerini kazanamazsak, milletimizin gönlüne hiç giremeyiz. Üye sayımızın kağıt üzerinde 11 milyonu geçmesi kadar bu insanların her birini kutlu davamızın taşıyıcısı, anlatıcısı, savunucusu haline getirmemiz de önemlidir.

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği şu tarihi süreçte kritik öneme sahip 2023 seçimlerinden cumhur ittifakıyla birlikte inşallah hem Cumhurbaşkanlığı’nda, hem Meclis’te zaferle çıkacağız. Bizim hizmet ve eser siyasetimiz seçimden seçime değil yılın her günü çalışmayı gerektirir. Aksi takdirde tarih önünde vebal altında kalırız.

class=”cf”>

SAHİBİ MİLLETTİR

Hep söylediğim gibi, AK Parti, İçişleri Bakanlığı’na verilen alelade bir dilekçeyle kurulmuş, sadece bir isim, amblem ve binadan ibaret bir parti değildir. AK Parti, milletimiz tarafından kurulan, sahibi de milletimizin bizatihi kendisi olan bir partidir. Burası siyasi, sosyal veya ekonomik kariyer kurumu değil, hizmet odağıdır. Yaptığımız ve yapacağımız her şeyin merkezinde de, çevresinde de milletimiz vardır. Bu bakış açısıyla işine dört elle sarılmayan hiç kimsenin AK Parti’de sorumluluk üstlenme hakkı da, başarılı olma şansı da yoktur. İl başkanlarımız tüm bu süreci derleyip toparlamakla, yürütmekle, hepsinden önemlisi diğer herkese örnek olmakla mükelleftir.

class=”cf”>

BIRAKIN DÖNSÜN DÖNME DOLAPLAR

Merhum (Abdurrahim) Karakoç gibi ifade edecek olursak, ‘Beden ölür çürür cana bakın siz, kim kiminle yürür ona bakın siz, bırakın dönsün dönme dolaplar, haktan hakikatten yana bakın siz’. Evet hayatımız boyunca yaptığımız gibi bundan sonra da haktan ve hakikatten yana bakarak yolumuza devam edeceğiz. Geçtiğimiz yılı, salgının gölgesinde geçirmiş olmamıza rağmen yatırımlarda ve bütçe uygulamalarında oldukça iyi sonuçlarla kapattık.

POZİTİF BÜYÜME

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tamamına yakınının ciddi küçülme beklediği bir dönemde biz yılı pozitif büyümeyle kapatmayı umuyoruz. Küresel, ekonomik ve siyasi sistemdeki sarsılma yeni bir yapılanmaya doğru gidiyor. Yaşadığımız badireler ülkemizi her türlü krize dayanıklı hale getirmiştir. Son 18 yılda kurduğumuz güçlü altyapı ve inşa ettiğimiz siyasi mimari sayesinde ülkemizi inşallah yeni küresel düzende hak ettiği yere taşıyacağız. Tabii bu tabloyu sadece biz görmüyoruz. Kimi rakibimiz, kimi hasmımız, kimi dostumuz olan çevreler de bu fotoğrafı okuyor. Ülkemin son dönemde maruz kaldığı orantısız kimi saldırıların gerisinde işte bu sancı vardır. Son bir gayretle Türkiye’yi yeniden oyunun dışına itmek, rayından çıkarmak, hedeflerinden koparmak isteyenler ellerindeki tüm kozları sahaya sürmüş durumdadır.

CHP HÂLÂ ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR

class=”cf”>

Son toplantımızda, CHP’deki taciz, tecavüz, hırsızlık ve ahlaksızlık furyasına dikkat çekerek, CHP yönetiminin bu tablo karşısında yüzlerinin kızarmamasından duyduğum üzüntüyü sizlerle paylaşmıştım. Bu skandalların ortaya çıkmasının üzerinden 2 ay geçmiş olmasına rağmen CHP cenahı hâlâ üç maymunu oynamayı sürdürüyor. CHP genel başkanı ve yönetimi, görmedim, duymadım, konuşmadım taktiğiyle bu meseleyi unutturmaya çalışıyor. Çoğu yalan ve iftira olan benzer meselelerde ortalığı birbirine katan sosyal medya silahşorleri ve güya sivil toplum kuruluşları, mesele CHP olunca suspus kesildiler.

CHP’ye oy vermeyen öğretmeni öğretmen, polisi polis, hakimi hakim, rektörü rektör, bürokratı bürokrat saymıyorlar. Her hafta bir başka memur grubunu tehdit ediyorlar. CHP’ye destek vermeyen çiftçiyi zaten insan yerine bile koymuyorlar. Hatta bu zihniyet, işi, ülkemizin güzide bir sanatçısının televizyon programına misafir olarak katılanları linç etmeye kadar vardırdı.

SİZ KİMİN MİLİTANISINIZ?

Son olarak bu partinin yöneticilerinden biri çıkıp ‘baş çavuşundan uzman çavuşuna kadar’ diye başlayan bir cümleyle kahraman ordumuzun mensuplarına saldırdı. Bunlar geçmişte vesayetin karşısında hazırola geçen askere, rektöre, yargıca, savcıya alıştılar. Şimdi bu ülkenin tüm kamu görevlilerinin devletin ve milletin emrinde görev yaptığını görünce tahammül edemiyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önce değerli komutanlarını hedef almışlardı. Şimdi astsubayları ve uzman çavuşları da menzile aldıklarına göre muvazeneyi iyice kaybettiler. Neymiş, bunların hepsi de AK Parti militanı olmuş.

Bunlara en güzel cevabı emekli bir astsubayımızın yüreğinden kopan şu ifadeler veriyor: ‘Ben başçavuşum, uzman çavuşum, çok şükür ülkemin ve milletin militanıyım. Peki siz kimin, neyin militanısınız?’ Evet, biz de bu kardeşimiz gibi soruyoruz? Bu milletin hâkimine, askerine, polisine, öğretmenine laf edenler, siz kimin ve neyin militanısınız? Bölücü örgütün siyasi uzantılarıyla kol kola yürüyenler, her mikrofon uzatıldığında Türkiye’yi yurtdışına şikâyet edenler, siz kimin ve neyin militanısınız?

HUKUK ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAK

Girdiği her seçimde sokaktaki iki kişiden birinin oyunu alan bir partiye bu ithamı yapanlar, kendilerinin kimlerle hangi işleri çevirdiğini milletimizin bilmediğini mi sanıyorlar. Seçimlerde gizli ittifaklar kurdukları terör örgütü güdümlü partileri milletin görmediğini mi sanıyorlar? Hukuk, bu konuların adli taraflarıyla ilgili olarak elbette kendi üzerine düşeni yapacaktır. Bize düşen, o gün gelene kadar, tüm bu taciz, tecavüz, hırsızlık, ahlaksızlık vakalarının siyasi faturasını CHP’nin önüne koymaya devam etmektir.”

Kaynak: Hürriyet