32 BİN CİVARINDA TÜRK YOLCU 76 ÜLKEDEN GETİRİLDİ

“Covid- 19 Sürecinde Avrupa Birliği ve Türkiye-AB İlişkileri” konulu webinar programında konuşan Kaymakcı, krizin başından itibaren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun talimatıyla, Covid-19’a ilişkin bir “Koordinasyon ve Destek Merkezi”nin oluşturulduğunu ve merkezin başında Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran’ın olduğunu hatırlattı.

Kıran’ın oluşturduğu güçlü yapı içinde bir grubun vatandaşlarla, bir başka grubun ilaç ve tıbbi malzeme talepleriyle, bir diğer grubun ise ulaştırma sorunları ve sınır kapılarıyla ilgilendiğini söyleyen Kaymakcı, Bakanlık bünyesindeki çağrı merkezinin de vatandaşlara destek vermeye devam ettiğini vurguladı.

Sayıların, vatandaşların büyükelçilik ve başkonsolosluklara başvurmasıyla belirlendiği ve seferlerin Türk Hava Yolları ve Ulaştırma Bakanlığı işbirliğinde başlatıldığını anlatan Kaymakcı, şu bilgileri aktardı:

“Biz sadece kendi vatandaşlarımızı getirme değil, Türkiye’de bulunan başka ülkelerin vatandaşlarının da kendi ülkelerine dönmelerine yardımcı olduk. Hatta bazı uçaklarımızı çift yönlü kullandık. Buradan yabancı ülke vatandaşlarını ilettik, Türkiye’ye de vatandaşlarımızı getirmiş olduk. Bugün itibarıyla 76 ülkeden 32 bin civarında vatandaşımızı Türkiye’ye getirdik. Türkiye’den de 175 bin civarında yabancı ülke vatandaşı ayrılmış durumda.”

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, yeni tip coronavirus (Covid-19) salgınının, Türkiye ve AB arasındaki diyaloğun artmasına neden olduğunu ve göç meselesinin ortak geleceğin gündem maddesini oluşturduğunu belirterek, “Umarız önümüzdeki haftalar içerisinde Türkiye-AB arasında yeni bir göç anlaşması yapılabilir.” diye konuştu.

“Covid- 19 Sürecinde Avrupa Birliği ve Türkiye-AB İlişkileri” konulu webinar programında konuşan Kaymakcı, Bakanlığın, salgının kontrol altına alınmasına ilişkin tedbirler kapsamında hareket ederek ortaya çıkan sorunları çözmek için çalıştığına dikkati çekti.
Kaymakcı, Bakanlığın, yurt dışında bulunan ve Türkiye’ye dönmek isteyen vatandaşların ülkeye dönüşü, yurt dışından Türkiye’ye gelen tırlar, Türkiye’den yurt dışına giden tır şoförlerinin durumu ve bazı ülkelerin Türkiye’den tıbbi malzeme taleplerinin karşılanması gibi birçok konuyla bu süreçte yakından ilgilendiğini anlattı.

“KRİZE KARŞI İLK HAMLE AB’DEN DEĞİL, ÜYE ÜLKELERDEN GELMELİYDİ”

Covid-19 salgınına ilişkin Kaymakcı, AB’nin içinde 27 ülke ve çeşitli organları barındıran bir yapı olduğunun ve sağlık konusunun, AB’nin doğrudan yetki alanında olmadığının unutulmaması gerektiğini söyledi.

Covid-19’la mücadele kapsamında “ilk hamlenin üye ülkelerden gelmesi gerektiğini” söyleyen Kaymakcı, “Birçok ülke bu krizin bu noktaya gelebileceğini hesap edemedi. Kriz kendini iyice hissettirmeye başlayınca AB kurumları değil ama AB ülkeleri, AB’ye de danışmadan birbirine karşı önlem almaya başladı. Sınırlarını kapatmaya, uçuşlarını durdurmaya başladılar. Tıbbi malzeme ihracatı izinlerini kendi aralarında kısıtlamaya başladılar ve birtakım sorunlar doğmaya başladı.” diye konuştu.
AB’nin Covid-19’a ilişkin çeşitli adımlar attığını, tedavi ve aşı araştırmalarını desteklemek için çalışmalara başladığını da hatırlatan Kaymakcı, “AB aynı zamanda 4 Mayıs’ta bir konferans düzenleyecek. Bir aşı ve tedavi geliştirilmesi için bağışçılar konferansı yapacak.” dedi.

Konferansta ülkelerin ve kurumların ortak çaba göstermesinin hedeflendiğini anlatan Kaymakcı, “Sanıyorum önümüzdeki günlerde AB Komisyonu Başkanı (Ursula von der Leyen) Sayın Cumhurbaşkanımızla bir telefon görüşmesi yapmak istiyor ve Türkiye gibi ağırlığı olan bir ülkenin bu konferansta etkin bir rol almasını istiyor.” ifadesini kullandı.

“GÜÇLÜ SAĞLIK ALTYAPISI, TÜRKİYE’Yİ AB GÜNDEMİNE GETİRDİ”

Türkiye-AB ilişkilerinin “iniş-çıkışlı” seyrettiğini söyleyen Kaymakcı, “Son dönemde de bir durgunluk yaşıyorduk. Ben şuna inanıyorum, Türkiye’nin ve Avrupa’nın geri kalanının corona virüsle sınavı ilişkilerde yeniden bir canlanmayı getirebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Avrupa Kıtasının güvenliği, savunması ve göç konusunun çözümlenmesinde taşıdığı öneme dikkati çeken Kaymakcı, “Bu virüs bağlamında da Türkiye’nin sağlık altyapısının güçlü olması ve jeostratejisi, Türkiye’yi tekrar AB gündemine getirdi.” diye konuştu.

Bu süreçte tıbbi malzeme tedariki konusunda Türkiye’nin ön plana çıktığını belirten Kaymakcı, “Şu anda Türkiye’ye 110 civarında ülkeden ve 4 kuruluştan, 114 ciddi tıbbi malzeme satın alma veya bağış talebi var.” dedi.

“VİRÜS GELİP GEÇİCİDİR AMA GÖÇ MESELESİ ORTAK GELECEĞİMİZİN GÜNDEMİDİR”

Türkiye ve AB arasında 18 Mart mutabakatını yeniden canlandırmaya ve yeni koşullara uyarlamaya dönük bir çalışma yürütüldüğünü belirten Kaymakcı, şunları kaydetti:

“Corona virüs, AB ve Türkiye arasında siyaseten engellenmeye çalışılan diyaloğun artmasına neden oldu. Umarız bunlardan daha etkin sonuçlar alabiliriz. Göç konusu biliyorsunuz, Türkiye AB ilişkilerinde önemli bir konu. Şu anda corona virüs gündemiyle AB, göç konusunu çok öncelikli görmez gibi bir tavır içerisinde. Çünkü virüs söz konusu olduğu için göçmenlerin hareketi zaten söz konusu değil ama biz şunu söylüyoruz AB tarafına da: ‘Virüs gelip geçicidir ama göç meselesi gelecek 10-15 yılın sorunudur. Türkiye- AB ilişkilerinin, ortak geleceğimizin gündem maddesidir. Dolayısıyla gündemden düşmemelidir’ diyoruz. Umarız önümüzdeki haftalar içerisinde Türkiye-AB arasında yeni bir göç anlaşması yapılabilir. Türkiye burada iyi niyetli, üzerine düşeni çok fazlasıyla yaptı. AB üyesi ülkelerin de sorumluluklarını alması, taahhütlerini yerine getirmesi lazım. Eğer böyle bir anlayış olabilirse göç konusunda da bir çözüm bulunabilir.

Kaynak: Airline Haber