WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir
You have reacted on "WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını a..." A few seconds ago

WikiLeaks, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün (OPCW), 7 Nisan 2018’de Suriye Doğu Guta’daki Duma’da, kimyasal silah kullanıldığına dair raporunu kasıtlı olarak çarpıtıldığına ilişkin bir e-posta yayınladı. Söz konusu raporu yazan OPCW’nin başında o dönem Emekli Büyükelçi Ahmet Üzümcü’nün yer alması ise Türkiye’yi zor durumda bırakabilir.

Aynı zamanda Nobel Barış Ödülü sahibi de olan Ahmet Üzümcü’nün o dönem yönetiminde olan Robert Fairweather ve yardımcısı Aamir Shouket’e gönderilen 22 Haziran 2018 tarihli e-postada, kimyasal silah kullanıldığına dair çelişki yaratacak bulguların rapora konulmadığı, bulunan delillerin de çarpıtıldığı belirtiliyor.

(Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, 10 Şubat 2016’da OPCW Genel Direktörü Ahmet Üzümcü’yü ziyaret ederken – Hollanda)

ABD, İngiltere ve Fransa ise kimyasal silah iddialarından sonra Suriye’ye saldırılar düzenlemiş, bu saldırıların ardından onlarca sivil hayatını kaybetmişti. WikiLeaks de raporun, ABD’nin baskılarıyla hazırlandığını ve yapılan operasyona gerekçe yaratılmak için çarpıtıldığını aktarıyor.

Süreç, Doğu Guta’daki saldırıların ardından Üzümcü’nün Genel Direktörü olduğu OPCW’nin, bölgeye bir heyet göndererek incelemeler yapmasıyla başlıyor.

İncelemeler sonucunda hazırlanan raporda kimyasal saldırı kalıntılarının olduğu aktarılıyor. Fakat rapordan sonra WikiLeaks’in yayınladığı e-posta gönderiliyor. Her ne kadar WikiLeaks e-postayı gönderenin ismini saklasa da söz konusu olayı açığa çıkaran kişinin Suriye’ye giden heyette bulunanlardan biri olduğu anlaşılıyor.

WikiLeaks’in aktardığına göre, Suriye’ye giden inceleme ekibi, ABD tarafından bombalanmış olan alanda kimyasal saldırıya dair herhangi bir izin zaten kalmadığını fark ediyor.

Aslında ekibin ilk hazırladığı ve düzeltmelerinin yapıldığı fakat kamuoyuna açıklanmayan ilk rapor da bu yöndeydi. Heyet, Duma’da gerçekten de reaktif bir klorin atomu içeren bir veya daha fazla kimyasalın olduğuna dair buluntulara ulaşmıştı, fakat bu buluntular aynı zamanda temizlik için kullanılan evsel klor bazlı ağartıcının ana maddesi olması çelişki yaratmıştı. Öyle ki buluntular kimyasal saldırının olduğuna dair net bir kanıt sunmuyordu.

WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir

(BBC Suriye yapımcısı Riam Dalati, Suriye’nin Duma kentindeki kimyasal silahla yapıldığı iddia edilen saldırının ardından gösterilen hastane görüntülerinin mizansen olduğunu belirtmişti)

Fakat söz konusu çelişkinin analizi, rapordan çıkarıldı ve e-postayı yazan isme göre bu durum “orijinal rapordan büyük bir sapmaydı.” Dahası e-postayı yazan isme göre raporda düşük miktarlardaki klor buluntuları abartılarak verildi.

WikiLeaks’e göre de herkesin o gün saldırılara dair tüm haber kanallarında gördüğü hastanede sivillere ilk müdahalenin yapıldığı tedavi görüntüleri üzerine incelenen semptomlar da tanıkların o güne dair anlattıklar ile tutarlı değildi.

Bunun detaylı bir anlatımının da açıkça OPCW raporunun düzeltilmiş versiyonundan çıkarıldığı anlaşıldı. E-postada bu durum şöyle aktarıldı:

“Raporun bu bölümünün (bütünüyle kaldırılmış olan Epidemiyoloji dahil) atlanması, tanımlanan kimyasal madde ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğundan rapor üzerinde ciddi bir olumsuz etkiye sahip… Sonuç olarak klor veya başka bir boğucu madde, rapor edilen ve gözlenen semptomların tutarsızlığından dolayı kesin olarak sorgulanabilir. Tutarsızlık sadece OPCW ekibi tarafından değil, aynı zamanda kimyasal savaş konusunda uzmanlığı olan üç toksikolog tarafından da güçlü bir şekilde desteklendi.”

Bunun gibi kimyasal silah saldırısına dair söz konusu çelişkilerin raporda bulunmadığı anlatılan e-postada, çıkartılan bölümlerin “toksik kimyasalların varlığı” ile “toksik kimyasalların kullanımı” arasındaki farkı değerlendirmede önemli bir rol oynadığına dikkat çekiliyor.

E-postanın yazarı, gözlemlerini, farklı belgelere de eklemesine izin vermek için yönetime itiraz ederek sonlandırıyor.

Öte yandan WikiLeaks’in sızıntıyı, bugün Lahey’de gerçekleştirilecek OPCW toplantısından önce yapması dikkat çekiyor.

İşte o e-postanın tamamı:

WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir

WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir

WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir

Mert Taşçılar

Odatv.com

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını ağrıtabilir
You have reacted on "WikiLeaks’in son sızıntısı Türkiye’nin başını a..." A few seconds ago