Romantik değil, gerçekçiyim bazen de sıkıcı olabiliyorum

Esprili, eğlenceli genç bir adam… Son günlerde bir projesi bitiyor, diğeri başlıyor. Oyuncu Afra Saraçoğlu’yla ilişkisi magazin gündeminden düşmüyor. Mert Yazıcıoğlu’yla (27) keşfedilme öyküsünü, mesleğine ve aşka bakışını konuştuk. 10 sene sonrasını düşünen biri olmadığını, daha kısa vadeli planlar yaptığını, böylece gelişen olaylara daha kolay adapte olduğunu anlatan oyuncu bu aralar setten sete koşuyor ve “Ama belli bir zaman limitinin üstünde çalışıp kendime vakit ayıramadığımda biraz sinirli biri oluyorum” diyor.

Bugün başrol oyuncususun ama geçmişte hayalin iş makinesi operatörü olmakmış…

Doğru (gülüyor). İnsan çocuk aklıyla gördüğü ilk ilgi çeken mesleği yapmak istiyor sanırım.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde işletme okurken ikinci sınıfta okulu bırakmışsın. Neden?

Başta dondurmak istedim. Ancak sonra işletme okumanın bana bir katkısı olup olmadığını sorguladım.

Sonuç?

class=”cf”>
Okulu bırakıp ‘Karagül’ dizisi için Gaziantep’e gittim.

Yavaş yavaş gidelim… Okul defteri kapandı mı?

Açıktan okumak üzere fotoğrafçılık ve kameramanlık bölümüne girdim. Fakat o da bitecek gibi durmuyor (gülüyor).

Oyunculuk nereden, nasıl çıktı?

İlk deneme çekimine arkadaşımın yanında gittim. O zamanlar oyunculuğa ilgim yoktu. O çekimde oyuncu Can Sipahi’yle tanıştım. Beni  Sumru Onat’ın sahibi olduğu Cast 33’e yönlendirdi. Birçok deneme çekimine katıldım ve bir gün eğitmen Ümit Çırak’la tanıştım. Bana oyunculuk eğitimi almak isteyip istemediğimi sordu. Çok heyecanlandım ve kabul ettim.

200 deneme çekimine girmişsin. Umutsuzluğa kapıldın mı hiç?

Deneme çekimlerine giderken bir hedefim olmuyordu. O yüzden kapılmadım. Sadece bu işi yapma isteği vardı içimde. İçimdeki sesi takip ettim. Biraz inatçıyımdır. Sanırım o yüzden bu sonuçları aldım.

İşe figüranlıkla başladığın doğru mu?

Evet. ‘Dedemin İnsanları’ filminde figüranlık yaptım. Mert Fırat’ın hemen arkasında dua eden çocuk bendim…

O noktadan başrole geleceğini tahmin eder miydin?

Hiç tahmin etmezdim. Dediğim gibi, bir hedefle yola çıkmadım. Amacım sadece oyuncu olmaktı.

Yönetmenin kafasını çok ütüledim

class=”cf”>
Setteki ilk gününü hatırlıyor musun?

‘Kayıp Şehir’ adlı dizide konuk oyuncu olarak başladım. Çok meraklıydım. Herkese her şeyi sorarak öğrendim desem yeri. Sevgili yönetmenimiz Cevdet Mercan’ın yanına oturup kafasını çok ütülemiştim.

Hangi noktada “Bu iş benim mesleğim olur” dedin?

Banka hesabıma bölüm parası yattığında. Şaka şaka (gülüyor)! ‘Karagül’ün 100’üncü bölümünde bir sahne vardı. Bir hesaplaşma sahnesi. Sanırım onu çekerken “Bu işi hayatım boyunca mutlu bir şekilde yapabilirim” dedim.

Ünlü olduktan sonra yıllarca gözünde büyüttüğün ama tanışınca hayal kırıklığına uğradığın bir isim oldu mu?

Bu soruyu olumlu bir şekilde cevaplayabilirim. Kenan İmirzalıoğlu’yla tanıştığımda çok heyecanlanmıştım. Çok mütevazı biri. Benimle bir abi gibi sohbet etmişti.

İdolüm yok

  • İnsan içine girince aldığım pozitif enerji beni harekete geçiriyor. Keyif aldığım noktada o kabuğu kırıyorum.
    – Bu işe sağlığım izin verdikçe devam edeceğim. İnsan sevdiği mesleği yaptığı zaman bu işlerine de yansıyor.
    – İdol olarak gördüğüm biri yok. Çok severek takip ettiğim kişiler var. Elimden geldikçe yaptıkları her işi takip etmeye çalışıyorum.
    – Pozitif enerjiden besleniyorum. Birbirimiz için her zaman iyi şeyler dileyelim.

EN SON

Ne okudu: Kafa dergisi son sayısı.
Ne izledi: ‘Bir Başkadır’.
Ne dinledi: Gunna’dan ‘Drip or Drown’.
Ne aldı: Motosiklet kullanırken giyebileceği bir ayakkabı.

Hataların sonucu tecrübeye çıkar

İnsanların hata diye gördüğü şeyler gelecekte size yardım edecek olan anahtarlardır. Doğru veya yanlış hangi seçimi yaptıysak, bunlar bugün bizi biz yapmıştır. Hataların sonucu tecrübeye çıkar. Oyunculuk başka insanların hayatlarını yakından inceleme fırsatı sunuyor. Mesleğim gereği gözlem yapma şansım oluyor. Bunun sonucunda olaylara olan bakış açınız ve empati gücünüz artıyor. ‘Karagül’ zamanı 18 yaşında tek başıma Gaziantep’e gitmek, verdiğim en cesur karardı.

class=”cf”>
Annem iyi ki beni böyle yetiştirmiş

‘Bir Annenin Günahı’ dizisi ne anlatıyor?

Bir annenin evladı için neleri göze alabileceğini…

Seni nasıl bir karakterde izleyeceğiz?

Yusuf… Annesi ve kardeşleriyle sıcak bir mahallede yaşayan, hukuk fakültesini yeni bitirecek bir genç. Hırslı, haksızlığa gelemeyen biri. Dahasını anlatmayayım izleyenler gereken yorumu kendileri yapsınlar.

Dizinin mottosu: “Kim bir başkası için kendi hayatını hiçe sayar?” Hiç böyle bir tercihle karşı karşıya kaldın mı?

Hayır, böyle bir şeyle karşı karşıya kalmadım. Açıkçası kalırsam da ne yapabileceğimi bilmiyorum. Ancak ailem ve sevdiklerim için kendi hayatımı hiçe sayarım.

Dizide Yusuf’un annesi onun hayatta kalması için bir cinayet işliyor. Ve hikâye derin bir anne-oğul hikâyesine evriliyor. Senin annenle nasıl bir ilişkin var?

Annemle ilişkim çok iyidir. Çok mutluyum onunla geçirdiğim her vakitten. İyi ki beni böyle yetiştirmiş. Ona da buradan teşekkür eder, ellerinden öperim.

Romantik değil, gerçekçiyim bazen de sıkıcı olabiliyorum

Sevgilisi Afra Saraçoğlu’yla…

İyi ilişkinin sırrını bilen varsa bana da söylesin

Instagram hesabını 1 milyonu aşkın kişi takip ediyor. Genç kızların ilgisi malum. Sen bir süredir oyuncu Afra Saraçoğlu’yla birliktesin. ‘İlişkimi açıklarsam kariyerim etkilenir mi’ tereddüdü yaşadın mı?

Neden kariyerim etkilensin ki? İnsanlar bir işi izleyip beğendikleri kişileri takip etmek ister. Onların sosyal ilişkileri sadece kişiyi ilgilendirir. Ben de öyleyim. İşimi yapıyorum ve evime dönüyorum. İşle aşkı karıştırmamak lazım.

Aşkı nasıl anlatırsın?

Kişinin herhangi bir şeye olan tutkusu. Bu bir nesne de olabilir. Bir kişi veya bir meslek de olabilir. Bana göre aşk bu.

Romantik misin?

Romantik değilim. Doğrucu ve gerçekçiyim. Bazen de sıkıcı olabiliyorum.

İyi bir ilişkinin sırrı ne?

Bilen varsa bana da söylesin! Ben bilseydim, size bunu bedavaya söylemezdim büyük ihtimalle.

Kız arkadaşınla aynı mesleği yapmanın ilişkiye artıları ve eksileri neler?

Aynı mesleği yapmanın artıları var. Eksisi yok. Birbirimize karşı çok daha anlayışlı davranıyoruz. Yaptığımız işin zorluğunu bildiğimiz için birbirimizi dinliyoruz. Bu durumdan memnunum. 

Romantik değil, gerçekçiyim bazen de sıkıcı olabiliyorum

Bayram zamanı hesap numarası atıp harçlık istediler, şaka sandım, meğer gerçekmiş

A) Yakışıklı, B) Yetenekli, C) Şanslı… Hangisi seni en iyi şekilde anlatır?

İnsanın verdiği kararlar doğrultusunda hayatı şekillenir. O yüzden kendime bu tanımlardan birini koymak haksızlık olur diye düşünüyorum. Yani D, hiçbiri.

Senin için “Annemle tanıştırmak isteyeceğim çocuk” diyorlar. Gerçekten çok beyefendi görünüyorsun. Nasıl bir adamsın?

Sakin bir hayat yaşıyorum. İşten eve, evden işe derler ya, tam olarak öyle. Evimi çok seviyorum.

Çok gençsin, hiç mi çılgınlıkların yok?

Çılgınlık göreceli bir kavram. Benim için İstanbul’da motosiklet kullanmak bile bir çılgınlık sayılabilir. Onun haricinde snowboard ve atıcılıkla ilgileniyorum. Çılgınlık mı değil mi? Sen karar ver.

Biri seninle ilgili “Hayvan gibi yakışıklı” diye bir yorum yapmış. Hep beğenilir miydin?

Lise çağımda da içedönük bir yaşantım vardı. Kız arkadaşlarım oldu tabii. Ayrıca herkesin yakışıklı ve güzel yanları vardır diye düşünüyorum ben. Bunu fizikle sınırlandıramayız.

Sosyal medyada aldığın en saçma yorum neydi?

Bayram zamanı insanların IBAN atıp harçlık istemesi. Şakadır diye gülmüştüm. 10-20 mesaj görünce komik gelmedi. İnsanların kişisel, ticari istekleri de bana çok saçma geliyor.

‘Sen küçükmüşsün!’

Peki en ilginç iltifat?

“Ay sen baya küçükmüşsün!” Sanırım ekran biraz heybetli gösteriyor.

Hayatına 1’den 10’a kadar puan versen?

10.

Her şey o kadar mı harika?

Her şey çok güzel gidiyor. Çok daha güzel olacak. Mutluyum.

Senin için mutluluğun karesi nedir?

Bunu tek bir kareyle değil de film şeridi gibi geçen bir fotoğraf serisi yapabiliriz. Çünkü çok güzel anılarım var.

Bu mutluluk tablosunda geleceğe dair korkuların var mı?

10 sene sonrasını düşünen biri değilim. Daha kısa vadeli yapıyorum planlarımı. Bu sayede gelişen olaylara kolay adapte oluyorum. Belli bir zaman limitinin üstünde çalışıp kendime vakit ayıramadığımda biraz sinirli biri oluyorum. Herkesin bir karanlık tarafı var.

Özge Özberk ve Mert Yazıcıoğlu’nun başrollerinde olduğu ‘Bir Annenin Günahı’ bu akşam saat 20.00’de Kanal D’de.

Romantik değil, gerçekçiyim bazen de sıkıcı olabiliyorumRomantik değil, gerçekçiyim bazen de sıkıcı olabiliyorum
.bigpara-banner {display: block; width: 100%;margin: 15px 0;float: left;}.bigpara-banner-link{display: block;width: 100%;}.bigpara-banner img{display: none; width: 100%;}.bigpara-banner .web{display: block; width: 100%;}@media screen and (max-width:767px){.bigpara-banner .web{display: none;} .bigpara-banner .mobile{display: block;} }

Kaynak: Hürriyet