O kazanın kaptan pilotu ilk röportajını verdi, suçlamaları reddetti

O kazanın kaptan pilotu ilk röportajını verdi, suçlamaları reddetti

15 Nisan günü, Moskova’nın Sheremetyevo havaalanında Aeroflot’un Superjet 100 modeli uçağının gerçekleştirdiği Sefer 1492’nin düşmesinden neredeyse tam olarak 12 ay sonra, Rusya savcılığı kazanın nedenine ilişkin soruşturmanın tamamlandığını ve kaptan pilot Denis Yevdokimov’u 41 kişinin ölümüne yol açan kazaya sebep olmaktan dolayı suçlu bulduğunu açıkladı.

Kısa bir süre içinde hukuk mahkemesine teslim edilecek olan davadaki soruşturma komitesinin sözcüsü Svetlana Petrenko, ”pilotun yedi yıl hapis cezası ile karşı karşıya olduğunu” söyledi.

Bu arada, yetkin havacılık güvenliği soruşturma organı Interstate Havacılık Komitesi (IAC) henüz yargılama sürecini tam olarak tamamlamamış ve bulgularını paylaşarak, kazanın sebebinin sadece pilot hatasından kaynaklandığını kanıtlayabilecek durumda değildir.

Trajedinin ilk yıldönümü olan 5 Mayıs 2020 günü; 43 yaşındaki kaptan Yevdokimov, kaza sonrası ilk halka açık röportajını Rusya’nın Lenta haber kanalına verdi ve burada suçlamaları reddederek, kaza hakkındaki görüşlerini dile getirdi.

Savcılık üç olası katkı faktörünü araştırmıştı: pilot hatası, hava trafik kontrol unsurlarının ile kurtarma hizmetinin hataları ve uçağın uçuşa elverişli durumu. Müfettişler; kaptanın, uçağın kontrol edilmesindeki yetersiz hareketleri olduğu sonucuna vardılar. Bu da uçağın parçalanmasına yol açtı.

Yine de röportajında ​​Denis Yevdokimov; yıldırım çarpmasından sonra uçağın kontrol edilemez hale geldiği konusunda ısrar ederek , durum hakkında farklı bir resim çizdi. Yevdokimov; 5G’ yi aşan yükler ile maksimum iniş ağırlığının üzerinde bir inişle hemen havaalanına dönme kararını ve kaçırılan bir yaklaşımı “toplam kontrol kaybı korkusu’nun” bir sonucu olduğunu” açıkladı.

Ayrıca, bu tür olayların gelecekte tekrarlanmasını önlemek için Superjet 100’ün uçuşa elverişliliği konusunda daha fazla araştırma yapılması gerektiğine inanmakta. IAC’nin; yıldırım düşmesinin varlığını doğrulamasına rağmen, hem IAC’nin hem de savcılığın atmosfer elektriğinin uçağın kontrol sistemi üzerindeki etkisine karşı ihmal edildiğini iddia etti. Ayrıca uçağı doğrudan modda kontrol etmenin simülatör eğitim müfredatının bir parçası olmasına rağmen gerçek deneyimin simüle edilen durumlardan “önemli ölçüde farklı olduğunu” söyledi.

Kaynak: Airline Haber