Nedim Şener : Yargıdaki 1.000 FETÖ’cü hâkim savcı, ‘yargı’ kadar konuşulmadı | SON TV

Hurriyet yazarı Nedim Şener, 3 gün önce SONTV’nin haberi sosyal medya hesabından paylaşmıştı.

Nedim Şener : Yargıdaki 1.000 FETÖ’cü hâkim savcı, ‘yargı’ kadar konuşulmadı | SON TV

Şener, gazetesindeki köşesinde dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. İşte “Yargıdaki 1.000 FETÖ’cü hâkim savcı, ‘yargı’ kadar konuşulmadı” başlıklı yazı :

Dün öğleden önce Twitter’da en çok konuşulan konulara baktığımda, “Yargı” başlığını gördüm.
“İşte” dedim, “İşte, Türkiye nihayet farkına vardı, herkes yargıda ortaya çıkarılan bin yeni Fetullahçı Terör Örgütü üyesi hâkim ve savcıyı konuşuyor” diye düşündüm.

“Millet ne yazıyor?” diye baktığımda ne göreyim, bir televizyon kanalında yeni başlayan diziden söz ediliyormuş.

‘Yargı’ adını taşıyan bir dizi gün boyu TT listesindeydi, meğer avukatların rekabetini konu alan bir yapımmış. Benim beklentimle tek ortak yönü de dizinin kısmen yargı konusuna değinmesi ve kısmen Adliye’de geçmesi.

Bir dizinin TT listesinde bu kadar yer almasına rağmen, yargıda bin FETÖ’cü hâkim ve savcının gündemde bir kez bile yer tutmaması yalnız bana mı tuhaf geliyor?

Mesela, “Almanya yargısında bin neo-nazi sempatizanı tespit edildi” ya da “Neo-Nazilerle irtibatlı bin hâkim ve savcı ortaya çıkarıldı” veya “Almanya’da bin hâkim ve savcının bir terör örgütü ile ilişkisi belirlendi” diye bir haber çıksa bırakın Avrupa’yı Amerika’yı, tüm dünya bunu konuşurdu.

Öyle ki, insanlar böyle bir şeye inanmakta güçlük çekerdi değil mi?

Ama bunların hepsi Türkiye’de yaşanıyor ve hiç kimsenin umurunda değil.

YARGI’NIN YÜZDE 30’U FETÖ’CÜYDÜ

Ben yine de büyük harflerle yazayım: “HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU, YARGIDA 1.000 FETÖ MENSUBU HÂKİM VE SAVCI HAKKINDA İŞLEM YAPIYOR. 600 HÂKİM VE SAVCININ DOSYASI İHRAÇ İŞLEMİ İÇİN HSK GENEL KURULU’NA GELDİ. HSK TEFTİŞ KURULU, 400 HÂKİM VE SAVCI HAKKINDAKİ SORUŞTURMAYA DEVAM EDİYOR”

Hatırlayacaksınız, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar yargıda 14 bin dolayında hâkim ve savcı görev yapıyordu.

15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra harekete geçen HSK toplam bugüne kadar 118’i Yargıtay üyesi, 43’ü Danıştay üyesi olmak üzere toplam 3 bin 966 hâkim ve savcıyı ihraç etti. Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesi yanında 5 HSK üyesi de FETÖ mensubu çıktı.

Tek cümlede özetlemek gerekirse, en yukarıdan yani Anayasa Mahkemesi’nden, Yargıtay’a, Danıştay’dan birinci derece mahkemelere kadar hâkim ve savcıların yüzde 30’u FETÖ mensuplarından oluşuyordu.

İhraçlar sonrası toplam hâkim ve savcı sayısı 8 bine kadar geriledi. 15 Temmuz’dan itibaren açılan sınavlarla hâkim ve savcı sayısı 23 bine kadar yükseldi. İhraçlar sonrası 8 bine kadar gerileyen hâkim ve savcı sayısının neredeyse iki katı 15 Temmuz sonrası yargı sistemine girdi.

15 TEMMUZ SONRASI DA SIZDILAR

Yargı içinde yüzde 30 büyüklüğe kadar çıkan Fetullahçı Terör Örgütü, bu gücünü 15 Temmuz sonrası önemli ölçüde yitirdi.

Ancak 15 Temmuz öncesinde yapılan incelemelerde yargıdaki toplam FETÖ mensubunun 4 bin 500 olduğu ifade ediliyordu. Bugüne kadar ihraç edilen 3 bin 966 kişi dışında yargıda 1.500 FETÖ mensubu bulunduğu biliniyordu.

KRİPTO YAPILANMA OLUŞTURDULAR

Zaman zaman konuyu televizyonlarda tartıştık. Birçok yazıma da konu etmiştim. O yüzden cuma günü kamuoyuna yansıyan bu konu benim açımdan şaşırtıcı olmadı. Hatta eksik olduğunu bile söyleyebilirim.

Savcılıklar, MİT ve Emniyet birimlerinin yaptıkları operasyonlar da itirafçı ifadeleri, yargı içindeki FETÖ mensuplarının tespit edilmesinde önem taşıyor.

Nitekim, Gaziantep Savcılığı’nda 21 Ağustos 2017 tarihinde itirafçı olarak ifade veren eski savcı Ömer Faruk Aydın, FETÖ’nün yargı içerisinde deşifre olmamış ve örgüt ile bağı açık olarak görünmeyen kripto hâkim ve savcılardan “Vefa grubu” oluşturduğunu söylemişti. İtirafçı savcı Aydın, Vefa grubunu 7 Kasım 2017 tarihli savcılık ifadesinde ise şöyle tarif etti: “Vefa grubunda genelde benim gibi militan ruhlu olmayan FETÖ’cüler, yani bu zamana kadar Fetullah Gülen’in evinde ve yurtlarında kalmamış ve deşifre olmamış kişiler yer alıyordu. Bu gruptaki kişilerin gizli kalmasına önem veriliyordu. Çünkü bakanlıkta herhangi başka bir grubun güçlenmesi karşısında deşifre olmamış diyaloğa açık Vefa grubundan olan üyelerin yükselmesini tercih ediyorlardı. Vefa grubu FETÖ/PDY adına herhangi bir eylemde bulunmuyordu. Tamamen pasifti. Gün gelir lazım olur mantığıyla oluşturulmuş bir gruptu.”

Yapılan araştırmalar, FETÖ’nün birçok ilde yargı yapılanmasını farklı kimlikler altında canlı tuttuğunu ortaya çıkarttı.

FETÖ’CÜLER SORUŞTURMA YAPIP KARAR VERİYOR

Özellikle son zamanlarda FETÖ’nün yakalanan mahrem imamlarının itirafları, yargı içindeki FETÖ mensuplarının da belirlenmesini sağlıyor. Bunun yanında ByLock kullanan ya da isimleri ByLock içeriklerinde geçenler de bu kapsamda soruşturmaya dahil ediliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki FETÖ mensuplarının belirlenmesinde en önemli yöntemlerden birisi olan “Ankesörlü hat” operasyonları da yargıda FETÖ mensuplarının belirlenmesinde etkili oluyor. FETÖ’nün mahrem yapılanmalarından birisini oluşturan “yargı” içindeki hâkim ve savcılarda mahrem imamlarla “ankesörlü hatlar” üzerinden haberleşmişler.

FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle HSK’nın hakkında işlem yaptığı kişilerden bazılarının da 15 Temmuz sonrası hâkim ve savcılık görevlerine başladığı, mesleğe giriş sınavlarıyla ilgili “çalışma evleri” oluşturduğu belirtiliyor.

Yapılan araştırmalar yargıdaki rakamın bin ile sınırlı olmadığını ortaya koyacak. Asıl mesele şu: 15 Temmuz darbe girişiminden 5 yıl sonra bile yargıda bu kadar büyük sayıda FETÖ mensubunun yer alması ve savcıların soruşturma yapması, hâkimlerin de kürsüye çıkıp kararlar vermesi. Zaman zaman vicdanları yaralayan çok tartışmalı kararlar kamuoyunda tartışmalara neden oluyor. Bunların bir kısmı, tecrübesizlikten kaynaklanıyordur.

Acaba, bu provokatif kararların kaçı, ismi HSK’nın önünde olan FETÖ iltisaklı isimler tarafından verildi, merak ediyorum doğrusu…

 

Kaynak: SON TV