Müyesser Yıldız’ın kararı Meclis’te alkışlandı… Aylarca hapis yattı sonra bakın ne yaptı

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, gözaltında tutulan Odatv Haber Müdürü Müyesser Yıldız ve TELE1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ile ilgili Meclis kürsüsünde dikkat çeken bir konuşma yaptı.</p>

Yıldız için “Ondan ne vatan haini çıkar ne casus çıkar” diyen Erkek, “Şimdi, bu gazetecileri gözaltına aldınız kim sevindi ben çok merak ediyorum. Çünkü bunlar gerçekten FETÖ’yle, terörle mücadele eden gazetecilerdi. Acaba kim sevinmiş olabilir?” ifadelerini kullandı.

CHP’li Erkek, Müyesser Yıldız’ın FETÖ’nün Odatv kumpası davası sonrasında aklandıktan sonra devlete tazminat davası açmadığını söyleyerek, “Müyesser Yıldız, FETÖ döneminde, FETÖ Emniyette, yargıda hâkim olduğu dönemde Oda TV davasından yaklaşık on altı yıl cezaevinde yattı. Çıktı, beraat etti, avukatları dedi ki: ‘Hakkınızı kuvvetlendirmek için, tescil ettirmek için tazminat alın.’ Çünkü haksız tutuklama karşısında vatandaşın devletten tazminat alma hakkı var. Müyesser Yıldız ne dedi biliyor musunuz: ‘Devletin yargıcı, polisi hata yapabilir, devleti yönetenler hata yapabilir ama ben devletime tazminat davası açmam’ dedi, açmadı Müyesser Yıldız, açmadı” dedi.

İşte o konuşma:

“Değerli milletvekilleri, basın niçin vardır? Basın, yönetenlere hizmet etmek için değil yönetilenlere hizmet etmek için vardır. Özellikle iktidarı sorgulamak, araştırmak, denetlemek, eleştirmek için vardır basın. Bugün 100 yakın gazeteci cezaevinde, 10 bine yakın gazeteci işsiz. İki gün önce 2 gazeteci daha sabaha karşı, erken saatlerde evlerinden gözaltına alındılar. Biri Oda TV’nin gazetecilerinden, Haber Müdürü Müyesser Yıldız. Müyesser Yıldız, FETÖ döneminde, FETÖ Emniyette, yargıda hâkim olduğu dönemde Oda TV davasından yaklaşık on altı yıl cezaevinde yattı. Çıktı, beraat etti, avukatları dedi ki: “Hakkınızı kuvvetlendirmek için, tescil ettirmek için tazminat alın.” Çünkü haksız tutuklama karşısında vatandaşın devletten tazminat alma hakkı var. Müyesser Yıldız ne dedi biliyor musunuz: “Devletin yargıcı, polisi hata yapabilir, devleti yönetenler hata yapabilir ama ben devletime tazminat davası açmam.” dedi, açmadı Müyesser Yıldız, açmadı. FETÖ darbe teşebbüsü davalarının tamamını takip ediyordu, önemli yazılar yazıyordu, FETÖ’yle mücadele eden önemli gazetecilerden biri. Süleyman Soylu, kendisi hakkında, onu terörle ilişkilendirdiği için ağır ithamlarda bulundu, Süleyman Soylu’yu savcılığa şikâyet etti ve onun hakkında 1 liralık tazminat davası açtı. Millî Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı Müyesser Hanım hakkında. Değişik bir gazeteci ama Müyesser Yıldız’dan kesinlikle ve kesinlikle ne casus çıkar ne vatan haini çıkar, öyle bir gazeteci ama muhalif bir gazeteci. (CHP sıralarından alkışlar)

İsmail Dükel, Tele 1’in Ankara Temsilcisi. Sabah 6.30’da evine gidiliyor, evinde yok İsmail Dükel, o sabah erken çıkmış evinden, çalışmak için. Bir evi daha var ve gazete de var, orada da çalışıyor, eşi biraz rahatsız olduğu için Covid sebebiyle her zaman evinde kalmıyor. 6.30’da geliyorlar, İsmail Dükel evinde yok. Sonra telefon ediyor ailesi, 7.30 gibi İsmail Dükel geliyor, komşusu, avukatı da ona yardımcı oluyor. Ya, İsmail Dükel evinde yokken, avukatı evinde yokken arama yapılır mı, bilgisayarlar, CD’ler alınır mı? Alıyorlar. Şimdi, bunlar hangi dönemde oluyordu? FETÖ’nün Emniyete, adliyeye hâkim olduğu dönemlerde oluyordu. Hukuka da aykırı, bakın hukuka da aykırı. Alıyorsanız imajını çıkartıp vermeniz lazım ilgilisine değil mi?

Şimdi, avukatlarının dosya içeriği hakkında hiçbir bilgisi yok ama basın yazıyor, basın sürekli bir şey yazıyor. Çok ilginç bir şey söyleyeyim: Avukatları müvekkillerinin imzaladığı arama tutanaklarını istiyor -biliyorsunuz, o müvekkilin imzaladığı arama tutanağı gizliliğe tabi değildir- Vermiyor savcılık biliyor musunuz. Ceza Muhakemesi Kanunu çok açık, arama tutanağını vermek zorundasınız. Neden? Neden hukuka uygun soruşturmalar yapılmıyor? Eskiye mi dönüyoruz, bir şeyler mi oluyor? Gazeteciler her yerden bilgi alabilir, araştırır. İktidar partisinin içinden de bilgi alıyor, muhalefet partilerinin içinden de bilgi alıyor, devletin içinden de, ordunun içinden de alır. Kamuoyunun, kamu yararına uygun bir şey görürse haberleştirir de. Halkın haber alma hakkı vardır. Devlet hukuka aykırı bir şey yapıyorsa onu da haberleştirebilir.

Şimdi, bu gazetecileri gözaltına aldınız kim sevindi ben çok merak ediyorum. Çünkü bunlar gerçekten FETÖ’yle, terörle mücadele eden gazetecilerdi. Acaba kim sevinmiş olabilir? Ya, bağımsız yargı istenmiyor, bağımsız, özgür basın istenmiyor, bağımsız, güçlü baro istenmiyor, bağımsız Merkez Bankası, RTÜK, TÜİK istenmiyor; bu doğru bir şey değil. Demokrasiyi yok ettiniz. Bakın, bunu çok samimi söylüyorum, siyaseten değil. Nasıl bu hâle geldik biz? Demokrasi bu mu? Demokraside denetleme, denge, muhalefet, eleştiri ne kadar güçlü olursa… İşte Meclis de denetleyecek yürütmeyi, bugün görüyoruz, yürütmenin vesayeti altında. Niye buna müsaade ediyorsunuz Cumhur İttifakı olarak, neden?”

Odatv.com

<br/>

0 Bu habere tepkiniz:

<p> </p>

Kaynak: OdaTV