Menzil’e ve İsmailağa’ya Nurcu isimden çok sert sözler

Nur Cemaati’nin Tahşiye kolunun lideri Muhammed Doğan’ın yeni kitabı “Reddülevhâm-6: Mutlak Vekîl ve Sarıklı Genç” çıktı. Muhammed Doğan’ın kitabı, yıllardır Nur cemaatinin kurucusu Said-i Nursi’ye ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirirken, Menzil ve İsmailağa gibi cemaatlere de sert göndermeler yapıyor.

Biraz yakın tarihe bakalım.

FETÖ lideri Fethullah Gülen’in talimatı ile 2009 yılında, Nur Cemaati’nin bir kolu olan Tahşiye grubu hakkında soruşturma başlatılmıştı. 22 Ocak 2010 tarihinde ise, Tahşiye grubuna 16 ilde yapılan eş zamanlı operasyon yapılmış, 132 kişi gözaltına alınmış ve Muhammed Doğan ise tutuklanmıştı. 17 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.

Nurcuların Tahşiye kolu, zekatın kuruma değil kişiye verilmesi gerektiğini ifade ederken, Fethullah Gülen’in başında olduğu dinler arası diyaloga karşı durmuş ve Said-i Nursi’nin risalelerinin tahrif edildiğini iddia ediyordu. Bu gerekçeler nedeniyle kendilerinin FETÖ’nün hedefi olduğu ileri sürülüyordu.

NURCULAR ARASINDAKİ SAİD-İ NURSİ TARTIŞMASI

Nur Cemaati içinde yıllardır, Said-i Nursi’nin “varislik” ve “vekillik” tartışmaları devam ediyor. İddiaya göre, Said-i Nursi kendisinden sonra “varis/vekil” bıraktı. Said-i Nursi’nin Risale-i Nurlarının yayımı işiyle görevlendirdiği söylenen Mustafa Sungur, Said Özdemir, Ahmet Aytimur ve Abdullah Yeğin son birkaç yıl içinde peş peşe hayatlarını kaybetti.

Bunun üzerine Nur Cemaati içinde “taht kavgaları” başladı. Said Nursi’nin yaşayan iki talebesi “Vekili Mutlak” (yani bir anlamda Nursi’nin varisi) denilerek karşı karşıya geldi. 

Bunlardan biri Hüsnü Bayram diğeri de Mehmet Fırıncı…

Hüsnü Bayram’a yakın isimlerden Muhammed Akif Fidan, Mehmet Fırıncı’ya çok sert ifadelerle yüklenerek, “şu 50-60 senedir, Risale-i Nur’un meslek meşrebine muhalif zarar veren ne kadar sadakatsiz oluşum varsa tetkik edin hepsinin içinde ve başında Mehmet Fırıncı vardır” demişti.

Nurcuların tanınmış yazarlarından Hüseyin Yılmaz ise sosyal medya hesabından yapılan bu paylaşıma yanıt verdi. Hüseyin Yılmaz, Muhammed Akif Fidan’ın ifadeleri üstünden Hüsnü Bayram’ı eleştirerek, “kimse kusura bakmasın, it hangi avluda havlıyorsa suçlusu avlunun sahibidir” demişti.

MUHAMMED DOĞAN’IN KİTABI TARTIŞMAYI ALEVLENDİRECEK

Nur Cemaati önderlerinden Muhammed Doğan ise kitabında, Said-i Nursi’ye atfedilen “Mutlak Vekîl ve Mutlak Vâris” konularına değinerek, Risâle-i Nur’un tarikat olmadığı gerekçesi ile manevi anlamda “vekil ve varis” olmayacağını belirtti.

Muhammed Doğan kitabında, Said-i Nursi’nin el yazısı ve imzası taklit edilerek sahte vasiyetnameler oluşturulduğunu iddia etti. Kitapta, Said-i Nursi’ye atfedilen birçok sahte vasiyetnamenin oluşturulduğu da belirtiliyor ve bununla ilgili belgeler paylaşılıyor.

Kitapta ayrıca kendilerini “Vekili Mutlak” olarak ilan edenlerin de birbirleriyle çeliştikleri ve Said-i Nursi’nin Risâle-i Nurlarına ekleme çıkarma yapıldığı belirtiliyor.

Nurcuların sürekli gündeme getirdiği “Sarıklı Genç” konusuna da değinilen kitapta, bu ifadelerinin gelecekteki bir makam olmadığı, Said-i Nursi’nin öğrencilerinde Hüsrev Altınbaşak’ın şahsında olmuş bitmiş bir konu olduğu belirtiliyor. Kitapta ayrıca FETÖ lideri Fethullah Gülen’e de gönderme yapılarak, Risale-i Nur’a hizmet için kimilerinin Hristiyan rahipler gibi bekar kalmalarının dinde yeri olmadığı belirtiliyor.

MENZİL VE İSMAİLAĞA CEMAATLERİNE SERT GÖNDERMELER

Nur Cemaati liderlerinden Muhammed Doğan, Menzil Cemaati’ne ve İsmailağa Cemaati’ne sert ifadelerle yükleniyor. Kitapta, Menzil’in ve cemaatlerin “ya gavs, ya şeyh, ya üstat” gibi ifadeleri eleştiriliyor ve “Yâ Allah ya Resulullah” ifadelerinin yerine kullanılmasına sert çıkılıyor. Tarikat geleneklerinin İslam geleneği gibi uygulanmasını da kitabında eleştiren Muhammed Doğan, “Eğer kimde Gavslık, şeyhlik veya üstâdlık gibi ma’nevî bir makam ve hüner varsa bununla insanları şahsına değil, Allah’a bağlanmaya çağırsın” diyor.

Muhammed Doğan kitabında sakal, cübbe, sarık, çarşaf ve şalvar gibi konulara da dikkat çekiyor. İslam’da cübbe, sarık, şalvar gibi bir üniformanın olmadığını kitabında vurgulayan Muhammed Doğan, bunları örf, âdet ve iklim şartlarının belirleyeceğini ifade ediyor. Cübbe, sarık ve şalvar giymenin bir meziyet olmadığını da belirten Doğan, ilk Müslümanların da böyle bir kıyafet içinde olmadıklarını belirtiyor. Muhammed Doğan’ın bu ifadeleri, çarşaf, cübbe ve sarık konusunda tutucu olan İsmailağa Cemaati’ne gönderme olarak okunuyor. 

Sakal bırakmanın ise sadece sünnet (Peygamberin yaptıklarına tekrar etmeye denir) olduğunu belirten Nur Cemaati önderlerinden Muhammed Doğan, sakalın şeâir-i (İslâmlara ait kaide) olmadığını da iddia etti. Doğan, sakal bırakmanın sünnet olurken, kesmenin de kişiyi günahkar yapmayacağını söyledi. 

İşte Muhammed Doğan’ın kitabında paylaştığı o belgeler:

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Odatv.com

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

Menzil'e ve İsmailağa'ya Nurcu isimden çok sert sözler

4,671 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV