Maden ocağına yakın mahallede kamulaştırma bilmecesi

Manisa Soma ilçesine 13 kilometre uzaklıkta bulanan Deniş mahallesi, 4 yıldır devam eden kamulaştırma karmaşa sebebiyle sıkıntılı günler yaşıyor.

350 yıllık tarihe sahip Deniş mahallesinde 1980 yılından beri yerüstü madencilik işini yürüten Türkiye Kömür İşletmeleri, bölgedeki yerüstü maden ocağı çalışmalarını rödovans sözleşmesiyle 2016 yılında Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne devretti. Kolin şirketi ise kendisine bağlı Hidro-Gen A.Ş. adı altındaki firma ile Deniş mahallesinin yakınındaki yerüstü maden ocağında çalışmalara başladı.

Yerüstü maden ocağının faaliyet alanın genişletileceği ve Deniş mahallesinin faaliyet alanını içerisinde yer olduğu gerekçesiyle 2016 yılında mahalle için kamu yararı adı altında kamulaştırma kararı alındı. 4 yıldır kamulaştırma çalışmaları devam ederken, yer üstü maden ocağının faaliyetleri Deniş mahallesine 150 metre yakınına kadar geldi.

Deniş mahallesinin 150 metre yakınana kadar gelen maden ocağının faaliyetleri hem mahallede yaşayan vatandaşları, hem de mahallede yetiştirilen ürünleri olumsuz yönde etkilemeye başladı.

2016 yılından bu zamana kadar 16 parselin kamulaştırıldığını dile getiren Deniş Mahalle Muhtarı Mehmet Ali İri, 4 yıldır yaşadıkları sorunları anlattı.

FİNANSAL YÜK GETİRECEĞİ GEREKÇESİYLE KAMULAŞTIRMA SÜRESİ 15 YILA ÇIKTI

Deniş mahalle muhtarı Mehmet Ali İri, 2016 yılında alınan kamulaştırma kararının ardından başlayan takdir değerleri ücretlerinin mahalle sakinleri tarafından çok düşük bulunduğunu, değerlerin yükseltilmesi talebinin ardından şirketin ‘finansal yük getireceği’ gerekçesiyle kamulaştırma süresini 15 yıla çıkardığını ifade etti.

Şirketin Türkiye Kömür İşletmeleri’ne(TKİ) verdiği “Kamulaştırılacak parsellerin şimdiden kamulaştırılmasının finansal bir yük getirdiği belirtilerek kamulaştırma işlemlerinin ihtiyaç doğrultusunda peyderpey yapılması talep edilmiştir” dilekçesinin kabul edildiğini dile getiren muhtar Mehmet Ali İri, “2016 yılında firmanın maden ocağını işletmeye başlamasını ardından, maden ocağının faaliyet alanın büyüyeceği gerekçesiyle mahallemiz için kamu yararı altı altında kamulaştırma kararı çıktı. Ardından hızlı bir şekilde mahallemizdeki parseller ve yapılar için takdir değerleri çalışması yapıldı. 2018 yılının Şubat ayında parsel sahipleri olan mahalle sakinleriyle uzlaşma görüşmeleri başladı. Mahalle sakinlerine önerilen fiyatlar beklenenin çok altında çıktı. İnsanlar fiyatları duyunca itiraz ettiler. Uzlaşma görüşmelerine devam ederken firma TKİ’ye bir yazı yazmış. Yazısında şuanda kamulaştırma yapılmasının kendilerine büyük bir finansal yük getireceğini, kamulaştırmanın 15 yıl içerisinde peyder pey olarak ihtiyaç doğrultusunda yapılacağı talep edilmiş. TKİ’de bu konuda bizim görüşümüzü almayarak kabul etmiş. Başta hızlı bir şekilde bitirileceğini sandığımız kamulaştırmayı, 15 yıl gibi uzun bir zaman dilimine yaymışlar. 4 yıldır sadece 16 parselin kamulaştırması yapıldı. Geriye kalan parsellerin kamulaştırması 4 yıldır bekliyor. Ama maden ocağının faaliyetleri mahallemizin kapısına kadar dayandı” diye konuştu.

DİNAMİT PATLAMALARI EVLERİ, ÇIKAN TOZ İNSAN SAĞLIĞINI ETKİLİYOR

Yer üstü maden ocağının faaliyetlerinin mahallelerine 150 metre uzaklıkta gerçekleştirilmesinin mahalledeki hem yapıları, hem de insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çeken mahalle muhtarı Mehmet Ali İri, özellikle maden ocağından çıkan tozlar sebebiyle birçok kişide üst solunum rahatsızlığı yaşandığını söyledi.

Mahalle muhtarı Mehmet Ali İri, “Maden ocağı faaliyetlerinin 150 metre yakınımızda olması bizi olumsuz yönde etkiliyor. Ocakta her gün yaşanan dinamit patlatılması sebebiyle mahallemizde bazı evlerde çatlaklar oluştu. Sanki her gün deprem oluyormuş korkusu yaşıyoruz. Maden ocağından çıkan tozların hepsi rüzgarın etkisiyle mahallemizin ve evimizin içinde. Yıllardır mahalle sakinleri evlerinde kapı pencere açamıyor. Tozlar sebebiyle mahallemizde birçok kişi üst solunum rahatsızları yaşıyor. Mesela benim babam akciğer kanseri oldu. Benden önceki muhtar akciğer kanserinden vefat etti. Bronşit, KOAH hastalarımız mahallemizde çok. Çocukları olan bazı vatandaşlar ise evlerini, arsalarını bırakıp mahalleden taşındılar. Şuanda mahallede genç nüfus yok. Bu konuda ilgili makamlara şikayetlerde bulunsam da bir sonuç alamadım. Ayrıca maden ocağı sebebiyle içme suyu depomuzda kirlendi. Evlerimizin çeşme sularından akan içme sularını kullanamıyoruz. İçme suyu ihtiyacımızı haftada bir gün mahallemize gelen su tankerinden karşılıyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi ise mahallenin kamulaştırılıp taşınacağı gerekçesiyle hiçbir alt ve üst yapı yatırımları yapmıyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Önümüzdeki 15 yıl kaderimize terk edilmiş durumdayız” ifadelerini kullandı.
TOZLARDAN DOLAYI ZEYTİNDE VERİM 50 DÜŞTÜ

Mahalle sakinlerinin geçim kaynağının zeytin üretimi olduğunu söyleyen muhtar Mehmet Ali İri, 150 metre yakınlarındaki maden ocağından çıkan tozlar sebebiyle zeytindeki verimin yüzde 50 oranında düştüğünü söyledi.

Zeytinde yaşanan verim kaybının telafi edilmesi için maden ocağını işleten firmaya 2017 yılında dava açtıklarını söyleyen muhtar Mehmet Ali İri, “Tozdan dolayı mahallemizde hiçbir ürünün yetiştirilemeyeceğine dair bir rapor tutturdum. Bu raporu ilgili mercilere iletmeme karşın bir sonuç elde edemedik. Şuanda zeytinlerimizde tozdan dolayı yüzde 50 oranında verim kaybı var. Bu sebepten dolayı şirkete verim kaybımızın karşılanması için 2017 yılında dava açtık. Davalarımız hala sürüyor. Üreticinin her yıl zararı var.” dedi.

“ARTIK BU KAMULAŞTIRMA ÇİLESİNE BİR SON VERİLMELİ”

4 yıldır yaşadıkları kamulaştırma çilesine bir an önce son verilmesini isteyen mahalle muhtarı Mehmet Ali İri, önümüzdeki yıllarda önümüzdeki yıllarda mahalle sakinlerinin ellerinde yetiştireceği zeytinin kalmayacağını ve akciğer kanserinden kaynaklı ölümlerin artacağını söyledi.

Muhtar Mehmet Ali İri yetkililere ve siyasilere çağrıda bulunarak, “Bu zamana kadar CHP’den hariç sıkıntımızı dile getiren olmadı. İktidar partisi milletvekillerimizden de destek bekliyoruz. Bizi finansal yük getireceğini bahane eden firma ile baş başa bırakıyorlar. Kamulaştırmayı 15 yıl beklide daha uzun bir sürede yapacaklar. O zamana kadar mahallemizde yetiştireceğimiz ne bir zeytin kalacak nede akciğer hastası olmayan insan. Biz olmasın demiyoruz. Eğer bu iş Türkiye Cumhuriyeti’ne bir katkıda bulunacaksa elbette ki olacak. Bir an önce mahallemizden kalkıp gidelim diyoruz. Ama nedense hala bekletiliyoruz. Artık bürokratlarımız ve siyasilerimiz bu kamulaştırma çilemize bir son versinler.” diye konuştu.

“BİR AN ÖNCE KAMULAŞTIRILSIN, NEREYE GİDECEĞİMİZİ BİLELİM”

Mahallelerine yakın yer üstü maden ocağından kaynaklı toz ve dinamit patlamalı sebebiyle mağdur olduğunu dile getiren mahalle sakinlerinden 65 yaşındaki Cengiz Yörük ise yaptığı açıklamada, “2016 yılından beri ‘kamulaştıracağız’ diyerek bizi kandırıyorlar. Suyumuz içilmiyor. Zeytinlerimizden yağ çıkmıyor. Tozlar sebebiyle mahallemizde düzgün nefes alamıyoruz. Dinamik patlamaları yüzünden evimde çatlaklar oluştu. Sıkıntımız büyük. Bize kamulaştırma adı altında verdikleri fiyatlar çok düşük. Bir an önce kamulaştırma yapılsın ve bizde gideceğimiz yeri bilelim. Yarısını şimdi, yarısını sonra kamulaştıralım olmaz. Böyle kamulaştırma olur mu?” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sözcü