Komünist müftü neden öldürüldü

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Komünist müftü neden öldürüldü
You have reacted on "Komünist müftü neden öldürüldü" A few seconds ago

Yazar Orhan Tüleylioğlu’nun yeni kitabı “50 Maddede Siyasi Cinayetler” Kara Karga Yayınları’ndan çıktı.

Orhan Tüleylioğlu, Cumhuriyet tarihinde gerçekleşen 50 siyasi cinayetle bir Türkiye panaroması çizdi. Tüleylioğlu yeni kitabında, Asteğmen Kubilay’dan Sabahattin Ali’ye, Doğan Öz’den Bedrettin Cömert’e ve Maraş Katliamından askeri darbe dönemlerine kadar birçok siyasi cinayete ışık tuttu.

50 siyasi cinayetin, detaylarını, arka planını ve sonuçlarını anlatan Tüleylioğlu, “Komünist Müftü” başlıklı bölümde, 7 yıl müftülük yapan, Atatürkçü ve şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırganmış, adı komünist müftüye çıkan Turan Dursun cinayetini ele aldı.

Bu bölümde, Turan Dursun’un, Diyanet’teki görevinden ayrıldıktan sonra TRT’de dini içerikli programlar yaptığı, Avrupa’daki Türklere laikliğin, aydınlanmanın yaşamları için neden vazgeçilmez olduğunu anlatmak için bir dizi konferansa katılacağı sırada katledildiği anlatıldı

İşte “Komünist Müftü” başlıklı o bölüm:

“1990 yılında kapatılan 2000’e Doğru dergisinden sonra yayımlanmaya başlayan Yüzyıl ile Emeğin Bayrağı dergilerinde yazdığı şeriat karşıtı ve İslam dini ile ilgili yazılarıyla tanınan Turan Dursun, 4 Eylül 1990 günü evinin yakınlarında uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. Saldırganlar, Dursun’a 7 el ateş ederek kaçtılar.

1934 yılında, Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gümüştepe köyünde doğan Turan Dursun, 1958-1965 yılları arasında Müftülük yapmış, Atatürkçü ve şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırganmış, adı komünist müftüye çıkmış, bu nedenle sürgünleri olmuştu. Dursun, Diyanet’teki görevinden ayrıldıktan sonra 1966 yılında TRT’de dini içerikli programlarda görev aldı. On yıl bu görevine devam ettikten sonra gene TRT’de prodüktör olarak ‘Başlangıcından Bu Yana İnsanlık’, ‘Vergi Programı’, ‘Akşama Doğru’ gibi programlar yaptı.

Yüzyıl Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Yalçın, ‘Turan Dursun’a sıkılan kurşunlar ilerici düşünceye, aydınlığa ve basın özgürlüğüne sıkılmıştır’ derken şunları da ekliyordu: ‘Turan Dursun öldürüldü, din kurtuldu! Cinayeti planlayanlar, evinin otuz metre ötesinde onun başına kurşun sıkanlar böyle düşünmüşlerdir sanırım. Turan Dursun’un öldürülmesini radyolarından sevinç çığlıklarıyla duyuran İranlı mollalar da buna inanmış olmalı. Ne gaflet, ne ilkel aldanış! İnsanlık tarihi boyunca sürüp geliyor bu savaş. Bir kere olsun zulümle, cinayetle safsatanın üstte kalabildiği olmuş mudur? Engizisyonun ayakta tutamadığı hurafe, şimdi canilerin kurşunlarıyla mı zafer kazanacak? İnsan aklı bağnazlığı süpüre süpüre yürüyor. Odunlar üstünde yakılan Giordano Brunolara, derisi yüzülen Hallacı Mansurlara bir de Turan Dursun’un eklenmesiyle din ömrünü kaç gün uzatabilir acaba?’”

“KARANLIĞIN OYUNUNA GELMEYİN”

“Turan Dursun Avrupa’da bir dizi konferansa katılacaktı. Gurbetteki Türklere laikliğin, aydınlanmanın yaşamları için neden vazgeçilmez olduğunu anlatacaktı. Onlara, ‘karanlığın oyununa’ gelmeyin diyecekti. Yurtdışındaki Türkler üzerine oynanan oyunları kimse görmüyordu. Nice dolaplar çevriliyor, nice kapanlar kuruluyordu.

Turan Dursun evinden çıkarken, suikasta uğradı. O haftaki yazısını dergiye götürecek, oradan da pasaportunun vize işlemleriyle ilgilenecekti. Turan Dursun orda yerde yatarken, evine girildi, birtakım belgeleri, çalışmaları alındı. Vurulduğu yere birkaç dakikalık mesafede olan karakolun, olaydan 45 dakika sonra haberi oldu. Ve aynı saatlerde olayı İran radyosu birinci haber olarak verdi. Turan Dursun cinayetinin asıl tetikçisi değil de cinayete gözcülük ya da planlayıcılık yapanlar yargılandı. Tetikçinin Almanya üzerinden İran’a kaçtığı yazıldı çizildi. Cinayette kullanılan silah Alman menşeli idi. Sıradan bir silah değildi, ama üzerine gidilmedi. Sarı basın kartlı gazeteci-yazar Turan Dursun tüm ömrünü bilimsel uğraşlara adamış, bilge bir insandı. İnsan aklının pranga altına alınmasına karşı mücadele ediyordu. Aydınlanma olmadan özgürlüğün olamayacağını, eşit bir paylaşımın olamayacağını, çağdaş hukukun olmayacağını, insan haklarının olamayacağını anlatıyordu. Laiklik yoksa kulluk başlar, kulluktan sonra da biat başlar, teslimiyet başlar ve bunların olduğu yerde hiçbir hak olmaz, diyordu.

Abit Dursun, Babam Turan Dursun adlı kitabında şunları söylüyordu: ‘Benim çocukluğumda Cumhuriyet gazetesinin ‘Garth’ diye bir çizgi roman bantı vardı. Çizgi romanın kahramanı yoksullara yardım eden, olağanüstü güçlü, kötülerin baş düşmanı biriydi. Her zorluğun altından kalkardı. Çizgi roman kahramanını babama benzetirdim.’

Turan Dursun çocukluğundan başlayarak yaşadığı tüm zorlukların üstesinden gelmiş, olağanüstü bir insan; özgür düşünce, demokrasi ve laiklik kahramanıydı…”

Odatv.com

3,326 Bu habere tepkiniz:

 

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Komünist müftü neden öldürüldü
You have reacted on "Komünist müftü neden öldürüldü" A few seconds ago