Katar’ın gözü içme suyumuzda

Türkiye’yi ziyaret eden Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı 10 anlaşmanın parasal karşılığı henüz açıklanmadıysa da, yavaş yavaş fikir sahibi olmaya başlıyoruz…

★★★

Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince’nin bundan 7 yıl önce 1.3 milyar dolar bedelle ihalesini aldığı Haliç Port projesine bir türlü para bulunamıyordu.

Ortak aranıyordu ki,  Katar Yatırım Otoritesi (QIA) imdada yetişti.

★★★

Kredi borçlarını yapılandırmaya çalışan Doğuş Grubu’nun patronu Ferit Şahenk’e, bankalardan 2’si -3’ü “Benden buraya kadar” demeye başlamıştı.

Yaklaşık 1 milyar dolar değerleme yapılan İstinye Park’taki yüzde 42 Doğuş hissesi QIA’ya geçti.

★★★

QIA’nın, Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk hissesini satın almasıyla da yabancı yatırımcıya “Bakın nasıl yatırım çekiyoruz” gösterisi yapıldı…

Katar yarın peynir, süt tesisleri de alırsa sürpriz olmaz. Zira rafları boşaldı.

★★★

İmzalanan 10 maddelik anlaşma içinde; “şeffaflık” ,“hesap verebilirlik” “katılımcılık” kriterlerinden yoksunluk tartışmalarını bir kenara koyalım. Malum konular.

Bunlar arasında bırakın bugünü, gelecek kuşakları ilgilendiren bir madde var, ona odaklanalım…

★★★

Devlet Su İşleri’nin (DSİ) bağlı olduğu Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile Katar Enerji İşleri Bakanı Saad Bin Sherida El Kaab, “Su Yönetimi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” imzalandı.

Ayrıntılarına hakim olmasak da, iki ülke arasında üretilen su projelerine ve gıda ticaretine yabancı değiliz…

★★★

Dışişleri Bakanlığı’nda ve OECD’de; enerji, sınır aşan sular ve çevre konularında yürütülen müzakerelere katılan Mithat Rende, 2007-2009 yılları arasında Türkiye’nin Katar Büyükelçisi’ydi…

Emekli büyükelçi Rende’den Katar’la imzalanan “su yönetimi anlaşması”nı yorumlamasını istiyorum…

★★★

Rende 11 bin 571 kilometrekare yüzölçümü olan Katar’ın, gıda ve su güvenliğine çok önem verdiğini, Sudan’da araziler satın aldığını hatırlatıyor.

Katar bereketli topraklara da sahip değil; bildiğiniz çöl!

Katar’ın Kanal İstanbul’da satın aldığı 44 bin 702 metrekare arazi bu gözle de değerlendirebilir belki…

Bu bölgede oluşacak nüfusun kendi kendini besleyeceği tarım arazisine ihtiyacı olmaz mı?

Hem tüketir hem de ülkesinin gıda güvenliğini sağlar!

★★★

Dünyanın en zengin doğalgaz rezervlerinden birine sahip olan Katar’ın deniz suyunu arıtma problemi yok.

Çölün ortasında motorları çalıştırıp denizden çektiği suyu kullanıyor.

Tüm Körfez ülkeleri gibi Katar’ın da içilecek, temiz su kaynağı yok.

★★★

Toros Dağları’ndan süzülen, Pozantı Şekerpınar kaynak suyunu (Pelit Su), 2009 yılında Abu Dabi merkezli gıda firması Agthia Group satın aldı.

Ve 23 bin metrekarelik havzadan çıkan su “Alpin Water” markası ile Mersin Limanı’ndan  Körfez’e taşınıyor.

★★★

Batılılar da su kaynaklarına dadandı.

Fransız Danone, 1997 yılında Hayat Su’yu piyasaya çıkardı.

Sırma Su hisselerinin 2013 yılında yüzde 50.1’ini, kalanı da 2018 yılında satın aldı.

2001 yılında İsviçre firması Nestle, Pure Life markasıyla su kategorisine girdi.

2006’da Erikli Su’nun yüzde 60’ını satın aldı.

Coca-Cola Adapazarı-Sapanca bölgesinden Mahmudiye Su’yu satın aldı. Şirketin bir diğer markası Damla Su, Uludağ, Sapanca, Elazığ ve Köyceğiz olmak üzere dört ayrı kaynağa sahip.

★★★

Katar’ın gelişinden bir hayır çıkartalım; “su yönetimini” becerelim…

Türkiye-Irak-Suriye’nin ortak sorunu olan Dicle-Fırat’ın suyunun “makul paylaşımı” için 1980-1983 yılları arasında atılan adımlar sonuç vermedi.

2011 yılında Suriye-Türkiye barışının simgesi olarak Asi Nehri’nde inşa edilmesi gündeme gelen Dostluk Barajı projesi yarım kaldı…

Meriç ve Çoruh nehirleri çevre kirliliği ile mücadele ediyor.

Katar bize “su ve enerji diplomasisi” de hibe etmesin artık!
Türkiye-Katar aşk hikayesi
Rende görevde olduğu 3 yılda Katar’da, 3 milyar dolar olan müteahhitlik hizmetlerinin payının 9.5 milyar dolara çıktığını söylüyor.

Sıvılaştırılmış doğalgaz ticareti ile zenginleşen Katar’ı ilk Türk müteahhitleri keşfetmişti.

Doha gerçekleşen 140 milyar dolarlık yatırımla “enerjinin başkenti” olmaya soyundu.

Katar ve Türkiye aşkının çöpçatanını sorduğumda, “Önce müteahhitlik ardından ticaret geldi. Tunus’la başlayan Arap Baharı süreci de bu ilişkileri kuvvetlendirdi” diyor.

★★★

ABD, Mısır’daki Müslüman Kardeşler’i himaye eden Katar’a 2017 yılında ambargo uygulamaya başladı.

Türkiye bu dönemde Katar’ın raflarını doldurmayı sürdürdü.

Katar da Türkiye’ye dostluğunun bir nişanesi olarak Merkez Bankası’na swap hesabı açıyor, Erdoğan’a uçak hediye ediyor, Boğaz’da yalı satın alıyor derken…

Katar Emiri Şeyh Temim, Türkiye’ye dolar valiziyle çıkartma yaptı.

Ne kazandık, ne kaybettik; kesin hesap önümüze düşecek.

Kaynak: Sözcü