İYİ Parti’den iktidara Suudi Arabistan tepkisi

İYİ Parti Uluslararası Politikalar Başkanı Ahmet Kâmil Erozan, TBMM’de düzenlediği basın açıklamasında gündeme dair konuştu.

İktidarın gündeminde olmayan bir konuya dikkat çeken Erozan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ‘İslam’ın Fransızlaştırılması, Avrupalılaştırılması’ söylemlerine iktidarın yanıt verdiğini ancak benzer bir söylemler taşıyan Çin’e tepki göstermediğine dikkat çekti.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde Uygurların sıkıntılar içerisinde olduğunu belirten Erozan, “Doğu Türkistan’daki camilerin içinde ‘İslam’ın Çinlileştirilmesi’ konulu panolar asılı bugün. Ben iktidara yaptığım çağrıda ‘Macron’a gösterdiğin tepkiyi Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi’ye de göstermiyorsun’ dedim. Aradan 15 geçti bir açıklama yaptılar. İktidarın yerli ve milliliğini sorgulamak konusunda haklıymışım” şeklinde konuştu.

Suudi Kralı öldüğünde Türkiye’de yas ilan edildiğini, Cumhurbaşkanı’nın havaalanında Suudi Kralını karşıladığını hatırlatan Erozan, şunları söyledi;

*Aynı iktidar döneminde şimdi Suudiler Türkiye’den yapılan ithalata yasak getirmiş vaziyetteler. Dükkanlara gitmiş mallara ‘el sürmeyin’ çağrısında bulunuyorlar. İktidara şunu soruyorum. Niye yapma Salman din kardeşiyiz’ diyemediler.

*Yoksa mesele din kardeşliği değil de Müslüman kardeşliği mi? Bence sorun Müslüman kardeşliği. Çünkü iktidarın Müslüman Kardeşlerle olan aşırı yakın ilişkilerinden dolayı Suudilerin verdiği tepkinin maalesef bizim ihracatımızı ve sanayimizi olumsuz yönde etkileyecek bir boyuta geldi.

“TÜRKİYE MİNSK GRUBUNA DÖRT ELLE SARILMALIDIR”

Yukarı Karabağ’da yaşananlarla ilgili konuşan Erozan, TBMM Başkanı Şentop’un bu hafta başında Bakü’ye yaptığı ziyarette, “Minsk grubunun beyin ölümü gerçekleşmiştir” demesine tepki gösterdi. Erozan, “Bu konuşmayı kim yazıyor?” diye sordu. “Hiç kimse yazmıyorsa, Şentop’a soruyorum” diyen Erozan, şöyle devam etti:

“Minsk grubu, Türkiye’nin Yukarı Karabağ meselesine müdahil olabileceği tek forumdur. Bunun dışında Türkiye’nin Yukarı Karabağ meselesine müdahil olmasının imkanı yoktur. Yani Türkiye’nin Minsk grubuna iki değil, dört elle sarılması gerekir. Minsk grubu öldüyse o zaman çıksın. Çıktığında Türkiye Yukarı Karabağ konusunda kendisini tamamen boşlukta bulur. Yukarı Karabağ konusunda bizim Minsk grubu dışında tutunacağımız bir dal yoktur”

İktidarın 18 senedir Minsk grubu üyesi olduğunu hatırlatan Erozan, “Ateşkesten ateşkese bu konuyla ilgileneceklerine sorunun çözümüne Minsk grubu çerçevesindeki üyelikleriyle bir katkıda bulunmuş olmalarını beklerdik” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Sözcü