İslamiyete yapılan en büyük hizmet

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
İslamiyete yapılan en büyük hizmet
You have reacted on "İslamiyete yapılan en büyük hizmet" A few seconds ago

İslamiyet’in temel kaynağı Kuran’dır. Kuran, İKRA (oku) diye başlıyor. Allah Kuran’da oku, öğren, İslamiyet’i Kuran’a göre yaşa. Dini görevlerini Kuran’a göre yap demektedir.

Bir insan her türlü bilgi ve öğretiyi en iyi, en hızlı ve en rahat biçimde kendi diliyle öğrenebilir.

Son din olan İslamiyet’i kabul eden bir Müslüman, hangi dili konuşuyorsa, Kuran’ı o dilde okursa, Kuran’ı öğrenebilir ve anlayabilir. İslamiyet’i Kuran’a göre yaşayabilirler, ibadetlerini Kuran’a göre yapabilirler. Ancak o zaman iyi bir Müslüman olunabilir.

Peygamber Arap olduğu, Arapça bildiği için Kuran Arap dilinde gönderilmiştir. Kuran, İKRA (oku) diye başlarken, illa Kuranı Arapça okunacak, denilmiyor. İslamiyet’i kabul edenlerin, Arap olmak ve Arapça konuşmak zorundadırlar denilmiyor. Kuranı Arapça okunması ve öğrenilmesi gereklidir ve zorunludur iddiası ve dayatması, Kuran’a aykırı bir iddia ve dayatmadır. İslamiyet’in yaygınlaşmasını ve gelişmesini engelleyici bir tutum ve davranıştır. 

Osmanlı Devleti’ni kuran Osmanoğulları Türk’tü. Fakat Osmanlı Devleti’nin anadili Türkçe değildi. Osmanlı Devleti’nde Türkçe, Farsça ve Arapça karışımı bir dil kullanıyordu.

Sınırlı sayıda Türk, Arapça biliyordu. Türklerin çoğunluğu, Arapça bilmediği için Kuran’ı okuyamıyor ve anlayamıyordu. İslamiyet, Kuranda yer almayan, dini ve Allah’ı kullanarak Müslümanları sömüren, çıkar ve güç kurumları olan tarikatların kendilerine göre oluşturdukları din öğretilerine göre yaşanıyordu.  Her tarikatın kendine göre bir Müslümanlık ve ibadet öğretisi ve anlayışı vardı. Öyle ki tarikatların camileri bile ayrı ayrıydı. Bir tarikat üyelerinin gittiği camiye diğer tarikat üyeleri gitmiyordu. 

TÜRKÇE ANADİL OLDU

Bir milleti millet yapan dildir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk, ilk iş olarak Dil Devrimi’ni yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin konuşma dilinin Türkçe olması kabul edildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde Türkçe konuşulmaya başlandı.

KURAN TÜRKÇEYE ÇEVRİLDİ

Türkler, Kur’an’ın arkasından koşuyordu. Fakat Kuran’da ne dediğini anlamıyorlardı. İçinde ne var bilmiyordu. Bilmeden tapıyorlardı.

Atatürk, Türk ulusunun dinini, öz kaynağından (Kuran’dan) Türkçe olarak öğrenmesi istiyordu.

Kuran-ı Türkçeye çevirtmeye karar verdi.

Gerekçesini, benim maksadım, Türkler arkasından koştuğu Kuran’da neler olduğunu anlasınlar diye açıkladı.  

Cumhuriyetin kurulmasından kısa süre sonra 3 Mart 1924 tarihinde, “din konusunda toplumu bilgilendirmek ve aydınlatmak, İslam’ın Kuran’a göre yaşanmasını sağlamak, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, ibadet yerlerini yönetmekle görevli Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Ankara Müftüsü, Mehmet Rifat Börekçi Diyanet İşleri başkanlığına getirildi.”

Kur’an’ın Türkçeye çevrilmesi konusu, 21 Şubat 1925 tarihinde TBMM’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi görüşülürken, gündeme getirildi.

Kur’an’ın tefsiri ve tercümesi için TBMM’de yapılan görüşmeler sonucunda bu iş için bütçeye 20.000 lira ek bir ödenek konuldu.

Günün koşullarına göre oldukça yüklü miktarda olan bu ödenek, TBMM’de kabul edildi.

Kuran’ın Türkçeye çevrilmesi görevi bizzat Atatürk tarafından Mehmet Akif Ersoy’a ve Elmalılı Hamdi Yazır’a verildi.  

Ancak Mehmet Akif Ersoy Kur’an’ın Türkçeye çevrildikten sonra ibadette de Türkçe olarak uygulamaya konulacağı endişesi ve çevredekilerin baskısıyla bu görevinden istifa etmiştir Bunun üzerine Kur’an’ın tefsiri ve tercümesi görevi Atatürk tarafından Elmalılı Hamdi Yazır’a verildi.  

Elmalılı Hamdi Yazır, “Hak Dini Kur’an Dili Mealli” adıyla Kuran’ı Türkçeye çevirdi. 

Kuran Türkçeye çevrilerek, Türklerin, dinini öz kaynağından (Kuran’dan), kendi dillerinden okumamaları ve öğrenmeleri sağlandı.

İslamiyet’i Kuran’a göre yaşamamaları, ibadetlerini Kuran’a göre yapmaları sağlandı.

TARİKATLAR KAPATILDI

Kuran’da yer almayan, İslamiyet’i egemenlikleri altına alan, kendilerine göre dini yaşam belirleyen, Allah’ı ve dini kullanarak Müslümanları sömüren, güç ve çıkar sağlayan tarikatlar, Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasına,

Kuran’ın Türkçe tefsir ve tercümesine karşı çıktılar.  

Kuran yer almayan, Kuran dışı olan tarikatlar ve tarikatların örgütlenme merkezleri olan tekke ve zaviyeler kapatıldı. 

ATATÜRK’E YAPILAN HAKSIZ SUÇLAMA

Kuran’ı Türkçeye çevirten, Türklerin dinini, öz kaynağından (Kuran’dan) öğrenmelerini, ibadetlerini Kuran’a göre yapmalarını sağlayan Atatürk, İslamiyet’e en büyük hizmeti yaptı.

Türklerin, dinini öz kaynağından (Kuran) kendi dillerinde öğrenmelerini, Müslümanlığı Kuran’a göre yaşamalarını, ibadetlerini Kuran’a göre yapmalarını sağladığı için Atatürk’ü, İslamiyet’e kötülük etmekle ve zarar vermekle suçlayanlar, Atatürk’e büyük bir haksızlık yapıyorlar.  

Bu suçlamayı ve haksızlığı yapanlar:

Kuran’da yer almayan, Allah ve dini kullanarak güç ve çıkar sağlayan,

İslamiyet’in gelişmesine ve yaygınlaşmasına engel olan, tarikatlar ve tarikat mensuplarıdır.

Celal Topkan

Odatv.com

33 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
İslamiyete yapılan en büyük hizmet
You have reacted on "İslamiyete yapılan en büyük hizmet" A few seconds ago