HDP’ye kapatma davasında kritik AİHM vurgusu! | SON TV

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HDP’nin kapatılmasına ilişkin iddianame yeniden Anayasa Mahkemesine gönderilmişti. Anayasa Mahkemesinin HDP’nin kapatılması davasının başlaması için kabul ettiğini iddianameye SABAH ulaştı. Anayasa Mahkemesi, ilk olarak iddianameyi eylemlerine yer verilerek haklarında yasaklılık kararı verilmesi istenilen kişiler ile eylemlerine yer verilmekle birlikte haklarında yasaklılık kararı verilmesi istenilmeyen kişilerin kimliklerinin, kendilerine isnat edilen bazı eylemlerin tarihleri ile eylem tarihlerinde partideki görevlerinin açıkça belirtilmediğini belirterek eksiklerin tamamlanmasını için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına geri göndermişti.

İDDİANAMEDEKİ EKSİKLER GİDERİLDİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eksiklikleri hazırlanan iddianamede, siyasi partilerin de tüzel kişilik olarak adeta yaşayan, büyüyen, mücadele eden birer organizma olduğuna dikkat çekilerek, Anayasal sistemin sacayaklarını yerinden oynatacak, adeta aksak hale getirip, anlamsız kılacak eylem ve faaliyet içinde olmamaları, bu faaliyetlerin odağında yer almamaları, siyasi faaliyette bulunma ve örgütlenme özgürlüğünü kötüye kullanmamaları gerektiği ifade edildi.

HDP İLE PKK/KCK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN YAPISI

İddianamenin ana eksenini, davalı siyasi partinin PKK/KCK terör örgütünün amaçları doğrultusunda yürütülen faaliyetlerin odağı olup olmadığı oluştururken, öncelikle örgütün kuruluşundan bu tarafa ikinci sacayağı olan siyaset cephesinde izlenen strateji geçmişi irdelenerek, örgütsel faaliyetlerin siyasi faaliyet olarak nasıl kamufle edildiğini göstermenin amaçlandığı belirtildi. Örgütün gerçekleştirdiği 11 kongre, 7 konferans, 10 genel kurul kararına ilişkin dokümanlar, Ağrı ilinde silahlı çatışmada etkisiz hale getirilen örgüt mensuplarından ele geçirilen notlar ve 2000 ile 2011 yılları arasındaki avukat görüşme notları ve çeşitli soruşturmalardan elde edilen bilgilerin iddianamenin hazırlanmasına esas alınan maddi deliller arasında olduğu kaydedildi.
HDP’nin, değişik kademelerinde görev alan üyelerince işlenen ve yargı organlarına intikal eden, partiyi terör eylemlerinin odağı haline getiren eylem ve faaliyetlerine de iddianamede detaylı bir şekilde yer verildi.

“AİHM TERÖR ÖRGÜTLERİNİ KINAMAMAYI DAHİ KAPATMA İÇİN YETERLİ GÖRÜYOR”

İddianamede, AİHM’nin terör örgütü ile arasına mesafe koymama, faaliyetlerini kınamamayı dahi parti kapatma için yeterli gördüğüne dikkat çekilerek, HDP’nin, kuruluşundan bugüne kadar PKK/KCK silahlı terör örgütünü ve liderini kınayan hiçbir söyleminin bulunmadığı belirtildi. Örgütle arasına mesafe koyan bir tutumuna da rastlanılmayan partinin, Genel başkan veya organlarının silahlı terör örgütü liderinin talimatları ile uyum içinde, örgütün amaçları doğrultusunda düzenlenen eylemlere katılarak örgüt ve lideri lehine açıklama yaptıkları, bildiri yayınladıkları, kanuna aykırı gösterilere katılıp kitleleri organize ederek cebir ve şiddeti teşvik eden silahlı, taşlı ve molotoflu saldırılar düzenlenmesine neden oldukları vurgulandı. Bu eylem ve faaliyetlerin, ‘Kobani’, ‘Öz Yönetim ve Özerklik İlanları’ ile ‘Hendek Olayları’ özelinde ortaya çıkan görüntüler ile maddi vakaların, toplumun tüm kesimlerinde baskı, korku yarattığı ve ayrıntılarına iddianame içeriğinde detaylarıyla açıklandığı belirtilerek “tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davalı Partinin silahlı terör örgütü PKK/KCK/PYD ile süreklilik ve çeşitlilik ar zeden eylemleri itibariyle organik bir bağ içinde bulunduğunun anlaşıldığı, silahlı terör örgütü ile aynı saikle gerçekleştirdiği eylemler itibariyle yakın ve açık tehlike halinin var olduğu, bu bağlamda kapatma yaptırımının demokratik toplum gereklerine uygun olduğu, orantılılık koşuluna haiz bulunduğu değerlendirilmiştir” denildi.

HDP'ye kapatma davasında kritik AİHM vurgusu! | SON TV

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin

TEMELLİ KAPATILMASINA KARAR VERİLMESİ TALEP EDİLDİ

İddianamenin hazırlanmasında örgütün gerçekleştirdiği 11 kongre, 7 konferans, 10 genel kurul kararına ilişkin dokümanlar, 2000-2014 yılları arasındaki avukat görüşme notları, tanık beyan/teşhisleri, olay/arama/elkoyma tutanakları, HDP il ve ilçe binalarında yapılan aramalarda ele geçen patlayıcı madde, silah, dokümanlar, eylem evrakları, sosyal medya paylaşımları, açık kaynak araştırmaları, YPS dokümanları, iddianameler, mahkeme, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının dikkate alındığı belirtilerek, “Davalı Partinin eylemleri Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına aykırı bulunmuş ve davalı parti aynı zamanda hemen hemen tüm organları, üyeleri ve teşkilatları vasıtasıyla bu nitelikteki suçları işlemiş, işlenmesini teşvik etmiş, bu suçları ve bu suçları işleyenleri övmüştür. Bu nitelikteki eylemler kimi zaman davalı parti genel başkanları da dahil olmak üzere parti organlarınca kararlılık içinde, kimi zaman ise bu nitelikteki fiiller parti üyelerince yoğun bir şekilde işlenmiş ve bu durum değişik kademelerdeki parti organlarınca zımnen veya açıkça benimsenmiştir. Dolayısıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) bu nitelikteki eylemlerin odağı haline gelmiştir. Bu itibarla davalı Partinin Anayasa’nın 68/4. maddesine aykırı eylemleri nedeniyle Anayasa’nın 69/6 ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 101/1-b ve 103/2. maddeleri uyarınca temelli kapatılmasına karar verilmesini talep etmek zarureti doğmuştur” denildi. İddianamenin sonuç kısmında ise, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline ve Siyasi Partiler Yasası’na aykırı eylemlerde bulunduğu açıkça anlaşılan HDP’nin temelli kapatılması, partinin kapatılmasına beyan, faaliyet ve eylemleriyle neden olan kişilerin temelli kapatılmaya ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 5 yıl süreyle bir başka siyasi partinin kurucusu, yöneticisi, deneticisi ve üyesi olamayacaklarına, hazine yardımlarının bulunduğu banka hesabına tedbiren bloke konulması talep edildi.

SABAH

Kaynak: SON TV