Gölgede kalan İzmir buluşması

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Gölgede kalan İzmir buluşması
You have reacted on "Gölgede kalan İzmir buluşması" A few seconds ago

Türkiye’deki bütün CHP’li belediye başkanları geride kalan Cuma-cumartesi günleri İzmir’de “Kardeş Kentler-Çağdaş Kentliler” belgisi altında “Yerel Yönetimler Reformu ve Yerel Demokrasi Buluşması”nda bir araya geldiler. Bir önceki buluşma 25-27 Temmuz’da Afyon’da gerçekleşmişti. Oradaki çalıştayın “CHP Belediye Başkanları Çalıştayı – Çalıştay Raporu” başlığı ile bu çalıştayda başkanlara dağıtıldı. İzmir buluşmasında gözler Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı aradı ama bulamadı. Yavaş’ın “mazereti” nedeniyle buluşmada yer almadığı bilgisini edindim. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in ev sahipliğindeki buluşmanın farklı başlıklardaki oturumlarının oldukça yararlı olduğu izlenimini aldım katılan başkanlarla yaptığım istişarelerde. İleride o başlıkların bazıları hakkında yazacağım.

İÇERİKLİ VE YARARLI BİR ÇALIŞTAY

İki gün boyunca nabzını tuttuğum İzmir buluşmasında yeni tanıştığım bazı belediye başkanları da oldu. Örneğin Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu. İki dönem Ak Parti’den seçilip belediye başkanlığı yapan Cömertoğlu iktidar olanaklarını tepip bu dönem Millet İttifakı adayı olarak girdiği seçimde yeniden üçüncü kez belediye başkanı seçilmiş. Gördüğüm kadarıyla da çabucak ısınmış yeni partisine. Malatya üzerinden Kemaliye’ye giderken iki kez kısa da olsa uğradığım Arapgir gibi kadim ilçelerde CHP’nin belediye başkanının olması çok önemli. Tuzlukçu, Nurettin Akbuğa da Konya’daki tek CHP’li belediye başkanı. 11 bin nüfuslu bu ilçede CHP bayrağını dalgalandıran Akbuğa’nın sırrını benzer kasaba ve ilçelerin CHP’li ilçe ve belde başkanlarının keşfetmesi büyük önem taşıyor. Bir ipucu vereyim buradan Anadolu’nun dört bir yanındaki emsal yerlerdeki CHP örgütlerine; yerel damar çok önemli; kasaba ve ilçe merkezlerinde örgütlenmenizi kadim hemşehrilere dayandıracaksınız ve mutlaka köylerde de örgütleneceksiniz. Yerel seçimlerde de yetişmiş yerel damar unsurlarından aday bulacaksınız.

İzmir buluşmasında önemli bir başlık da “kardeş belediyeler” üzerineydi. Bu oturumla ilgili olarak yeni hazırlanan “Kardeş Belediyecilik- İşbirliği, Ama Nasıl?” başlıklı bir bilimsel çalışmaya dayalı broşür de dağıtıldı başkanlara. İleriki bir yazıda bu konuya değineceğim için şimdilik sadece bir izlenimimi not edeceğim. Arada fark ettim ki, Trakya’dan bir ilçe belediyesi ile İzmir’den büyük bir metropol ilçe belediyesi kardeş belediye olmuş ama ilişkinin gereği için harekete geçmek isteyen Trakya’dan başkan İzmir’deki başkana telefonla ulaşamamış! Belki oturum aralarında ulaşmıştır! CHP’li il ve ilçe başkanları da, belediye başkanları da birbirinin telefonuna da o anda müsait olmasalar da bilahare öncelikli olarak çıkmalı. Hatta sivil toplum örgütü yöneticilerinin, muhtarların, vatandaşın da. CHP’li gerek örgüt başkanları gerekse belediye başkanları kamusal bir görev yaptıkları bilincini yitirmemeli. Tabii ki işleri çoktur ve yoğundurlar… Ancak anında açamadıkları telefonlarına müsait zamanlarında mutlaka dönmeliler. Negatif bir iletişim kaydı biriktirmemeliler. Elektronik postalarına, SMS mesajlarına da bir şekilde bakıp veya baktırıp dönmeliler. Kısaca iletişim özrü biriktirmemeliler.

BİR KÖŞE YAZISIYLA GÖLGEDE KALAN İZMİR BULUŞMASI

CHP’li belediyelerin buluşması arifesinde kaleme aldığım yazıda bu önemli buluşmaya dikkat çekmek istemiştim ancak Rahmi Turan’ın Sözcü’deki köşesinde kaleme aldığı yazı ve arkasından gelen gelişmeler CHP’nin de Türkiye’nin de gündemine oturunca “Yerel Yönetimler Reformu ve Yerel Demokrasi Buluşması” medyada güme gitti! Oysa CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun erken veya zamanında yapılacak önümüzdeki genel seçimlere ilişkin stratejisinde yerel yönetimler üzerinden mesaj vermek gibi bir önceliği var. Bu noktada topa hiç girmedim daha önce ve şimdi girmek adeta farz oldu. Rahmi Turan her ne kadar da “pişmanlık” belirtse de yarım yüzyılı çoktan aşan bir meslek insanı olarak attığı taşın nereye değeceğini, ne gibi sonuçları olabileceğini kestirmemesi düşünülemez. Evet, daha alt segmentte bir konuda, ikincil, üçüncül bir başlığa ilişkin kaynak göstermeden kulis yazabilirsiniz… Bu vardır… Ancak CHP’nin yerel seçimden zaferle çıkıp kurultay sürecine girdiği ve ilk defa ciddi olarak “iktidar” telaffuz ettiği bir momentte direk de değil, üstelik endirekt bir kaynağa dayalı kulis yazmak; dahası endirekt kaynağı açıklamak zorunda kalmak kolay izah edilebilecek bir tablo değil. Nitekim Sözcü yazarı Uğur Dündar meseleyi iyi süzerek kendisine de gelen “istihbaratı” yüzgeri etmeyi bilmiştir. Bakalım T. Atilla ilk kaynağı, yani kendisine bilgi veren kaynağı açıklayacak mı? O zaman mesele daha net açıklığa kavuşacak. O zaman belki daha iyi göreceğiz Rahmi Turan tongaya mı geldi, attığı taşın nereye değeceğini biliyor muydu?

Başka bir nokta daha var; CHP’li belediyelerin buluşması sırasında hem de memlekette o kadar ciddi sorun varken, Ak Parti menşeli iki partinin kurulma hazırlıkları sürerken CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ın da belirttiği gibi sanki bir “cambaza bak” durumu yok mu?

ERDOĞAN’IN MANALI İZMİR ZİYARETİ

Ve dahası… CHP’nin önemli İzmir buluşması sırasında Ak Parti Genel Başkanı-Cumhurbaşkanı Erdoğan da İzmir’e gelip bir açılış ile birkaç ziyaret yaptı, il binasından topladıkları kalabalığa seslendi. Bu ziyaretin çok önceden planlanmış olmadığını, İzmir’deki CHP’li başkanlar buluşmasına denk getirildiğini düşünüyorum. Çünkü CHP buluşması bir ayı aşan süreden önce duyurulmuştu.

SONUÇ OLARAK

Sonuç olarak;

1) CHP’nin çıktığı yeni yolda, ittifaklara ve zımni işbirliklerine dayalı iktidar perspektifli yürüyüşünde kendi içinde de ittifakını iyi kurması, kaynağı-öznesi ne olursa olsun dıştan gelen ve gelebilecek saldırılara karşı kavi durabilmesi şart.

2)Türkiye’nin güçlü bir CHP’ye ihtiyacı var.

3)Kılıçdaroğlu olağan kurultay sürecinde yeni PM ve MYK’sını oluştururken “güvenilir” ve “yüksek donanımlı” simaları tercih ederek iktidar yürüyüşünü güçlendirmelidir; toplum o vitrinde geleceğin bakanlarını da görmelidir.

4)Kurultay sürecinde CHP’nin birlik ve beraberliğini güçlendirmek ve buna sahip çıkmak en başta Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğundadır ve o da bu süreçte kurmaylarını da sanırım daha sorumlu tutum takınmaları konusunda uyaracaktır.

M. Ayhan Kara

Odatv.com

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Gölgede kalan İzmir buluşması
You have reacted on "Gölgede kalan İzmir buluşması" A few seconds ago