Ege’de peş peşe depremler meydana geliyor… ‘Asıl riskli olan nokta…’

Ege'de peş peşe depremler meydana geliyor... 'Asıl riskli olan nokta...'Ege'de peş peşe depremler meydana geliyor... 'Asıl riskli olan nokta...'class=”cf”>Ege Denizi’nde şu sıralar sıklıkla deprem meydana geliyor. Birkaç gün önce derinliği 37.5 kilometre olarak kaydedilen 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sonrasında Datça yarımadası açıklarında 3.9 büyüklüğünde bir deprem daha oldu. En son ise yine Muğla’da Datça açıklarında 5.3 büyüklüğünde korkutan bir deprem yaşandı.

Aslında bu büyüklükteki depremler dışında Ege Denizi, bazıları 2.0 ya da 3.5 büyüklüğünde olmak üzere, deprem konusunda uzman kişilerin dediği gibi ‘depremcik’ler üretiyor. Hatta Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre son üç günde 110’dan fazla deprem meydana geldi. Ama yine de konu Ege olunca insanlar korkuyor. Hatırlarsanız merkez üssü İzmir’in Seferihisar ilçesi açıkları olan 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem tüm ülkeyi yasa boğmuştu. 116 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

Öte yandan Ege Denizi’nde yaşanan depremler dışında Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ise Ege’de Tuzla fayı üzerinde 6.9- 7’ye varan büyüklükte, Seferihisar fayında ise 6.7 büyüklüğünde depremler olabileceğine dikkat çekiyor. Tüm bunları alt alta koyunca akla cevaplanmayı bekleyen pek çok soru geliyor. Örneğin;

class=”cf”>

  • Ege Denizi’nde sıklıkla yaşanan depremleri nasıl yorumlamak gerekir?
  • Ege Denizi’nde son yaşanan 5.3 büyüklüğünde bir deprem daha bekleniyor mu?
  • İzmir civarında ‘İzmir’, ‘Tuzla’, ‘Seferihisar’, ‘Yağcılar’ ve ‘Gülbahçe’ olmak üzere İzmir’in önemli 5 fayı bulunuyor. Bu fayların aktifliği nedir?
  • Bu faylardan kaynaklı kaç büyüklüğünde depremler bekleniyor?
  • Özellikle İzmir’in deprem için gerekli master planı var mı?

Konuyla ilgili Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir’in görüşlerine başvurduk.

EGE DENİZİ’NDE NEDEN SIKLIKLA DEPREM OLUYOR?

Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’a ilk önce Ege Denizi’nde depremleri nasıl yorumlamak gerektiğini sorduk ve iki önemli noktaya dikkat çekti. Birincisi depremlerin Ege ve Akdeniz kabuğu arasında olan sürtüşmeden kaynaklı olduğunu söyleyen Üşümezsoy, olayı şu şekilde detaylandırıyor:

“Geçen yıl Haziran ayında Marmaris’te hissedilen bir deprem olmuştu. Ama bu depremin karakteri farklıydı. Yani çok derinden geliyordu. Bunun kaynağı, Ege ve Akdeniz kabuğu arasında olan sürtüşmeden çıkan depremler geniş alanlara yayılıyor. Bu durum tarihte büyük depremler yapmış, geçen yıl da böyle depremler meydana getirmişti.”

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ikinci durumu ise Sisam yarımadasının depremlerden kaynaklı yaklaşık bir metre kadar yükseldiğini ve körfezin ise 4-5 metre kadar genişlediğinin altını çizerek buradaki faylarda aktifleşmeler olduğunu söylüyor.

“Sisam Depremi’nde Sisam Adası bir blok olarak ele alınırken, Kuşadası Körfezi Sığacık içinde çukurda yer alıyor. Burada geçen yıl olan depremin etkileri ile Sisam Yarımadası yaklaşık bir metre kadar yükselirken, körfez 4-5 metre kadar genişledi. Haliyle buradaki faylarda aktifleşmeler oluştu ve birçok artçılar meydana geldi”

Grafik: Harun Elibol

class=”cf”>

DAĞLIDERE VE BALÇOVA ARASINDA RİSK SÖZ KONUSU

Önümüzdeki günlerde Ege kıyılarını tehdit edecek 5 ve üzeri büyüklükteki depremlerin beklenip beklenmediğini sorduğumuz Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Dağlıdere ve Balçova arasında uzanan faya dikkat çekiyor.

“1955 yılında Söke’de olan deprem Körfez içinde uzanan ve Sisam fayının doğudaki uzanımı olan Efes bölgesini rahatlattı. Bu sebeple o bölge üzerinde risk boşalmış gözüküyor. Diğer tarafta ise Dağlıdere ve Balçova arasında uzanan fayda bir risk söz konusu olabilir. “

class=”cf”>

70 KM UZAKLIKTAKİ DEPREM BU KADAR ETKİLİYORSA…

Geçtiğimiz yıl Sisam Adası açıklarında gerçekleşen ve İzmir’de büyük yıkıma sebep olan 6.6 büyüklüğündeki depremi sorduğumuz Üşümezsoy, bunun bir İzmir depremi olmadığını ve yıkımların sebebinin çok kötü zeminler üzerine binaların yapılması olduğunu savunuyor.

“İzmir’de hissedilen ve yıkıma sebep olan deprem sonrası o hatta bir daha deprem olmayacakmış gibi imar planı yapılmamalı. Göründüğü gibi Sisam Adası’nda 70 kilometre uzaklıktaki bir deprem bile bölgeyi bu denli etkilediyse, İzmir Körfezi’nde gerçekleşecek bir deprem çok daha fazla etkileyecek. Dolayısıyla o bölge boşaltılmalı ve imara açılmamalı.”

class=”cf”>

KÖRFEZ’DE HAREKETLENMELER VAR

Ege’de genelde kuzey-güney geçişli faylarda deprem beklendiğini ancak doğu-batı geçişli faylarla bağlantılı olarak büyük depremlerin olduğunu belirten Üşümezsoy, “İzmir fayı bölgede esas riskli olan nokta. İzmir Körfezi’nde bazı hareketlenmeler var ve buna karşılık Kuşadası Körfezi’nde de çökme fayların oluşturduğu bir tetikleme söz konusu” ifadelerini kullandı.

Egede peş peşe depremler meydana geliyor... Asıl riskli olan nokta...

Grafik: Harun Elibol

class=”cf”>

PEKİ İZMİR’DE KAÇ BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR DEPREM BEKLENİYOR?

İzmir ve çevresinde deprem konusunda araştırmaları olan Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile İzmir’de beklenen olası büyük bir deprem üzerine konuştuk ve detaylı cevaplar aldık.

30 Ekim 2020’de Seferihisar açıklarında AFAD’ın verilerine göre 6,6 büyüklüğündeki deprem gibi İzmir’de yeniden bir deprem bekleniyor mu?

Seferihisar açıklarında meydana gelen 6.6’lık deprem İzmir kent merkezinden 70 kilometre uzaklıkta denizaltındaki Samos fayından kaynaklandı. Dolayısıyla bu deprem İzmir’deki faylardan kaynaklanan bir deprem olmadığı için, İzmir’de daha büyük bir deprem olma olasılığı devam ediyor. İzmir ili yerleşim yeri sınırları içinde kara kısmında yıkıcı deprem üretmesi muhtemel 17 adet diri fay bulunuyor. Bu fayların üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü 7.2’dir. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi olarak söz konusu 17 adet faydan 5 tanesi ile ilgili 3 yıl önce bir çalışma başlatmıştık.

Bu çalışmada İzmir, Seferihisar, Gülbahçe, Yağcılar ve Tuzla fayları üzerinde hendek çalışmalarına dayanan paleosismolojik (Depremler oluştuktan çok sonra, eski deprem izlerinin araştırılması) çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalarda fayların geçmişte hangi depremleri ürettiği, deprem tekrarlama periyotlarını, son ürettikleri depremleri ve bu depremlerden ne kadar süre geçtiğini tespit ettik. Bu sonuçları mayıs ayı sonunda yapılan Uluslararası Deprem Çalıştayı ve 73. Türkiye Jeoloji Kurultayı’nda bilim dünyasıyla paylaştık.

Egede peş peşe depremler meydana geliyor... Asıl riskli olan nokta...

Grafik: Harun Elibol

Ege’de Tuzla fayı, 183 depremine kaynaklık etmiş. İlginç olanı 1800 yıldır da deprem üretmiyor. Tuzla fayının İzmir ve çevresi için önemi nedir? Bu fay önümüzdeki yıllarda nasıl sonuçlar ortaya çıkarabilir?

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi olarak tamamladığımız TÜBİTAK projesi sonuçlarına göre, İzmir’de can ve mal kaybına neden olan önemli depremlerin hangi faylardan kaynaklandığı ortaya çıktı. Buna göre milattan sonra 178 yılında yaşanan depremi Tuzla fayı, 1389 yılında yaşanan depremi Gülbahçe fayı ve 1040 yılında yaşanan depremi ise Yağcılar fayı üretmiş.

İzmir’de tarihsel dönemde 1688 yılında yaşanmış olan son depremi ise İzmir fayı üretmiş. Buna göre Tuzla fayı üzerinde yaşanan 178 depreminden sonra 1843 yıl geçmiş. Bu fayın deprem üretme aralığı 2 bin yıl civarında olduğu için, Tuzla fayının deprem üretme zamanının yaklaştığını söyleyebiliyoruz.

TSUNAMİ OLMA İHTİMALİ DE VAR

Bir diğer deprem üretmeyen fay ise Seferihisar fayı. Bu fay üzerinde neredeyse 3 bin yıla yakın zamandır deprem olmuyor. Bu fayda yeni depremler bekleniyor mu?

Seferisar fayı Seferihisar ilçesi merkezinin üzerinde konumlandığı faydır. Kuzeyde Güzelbahçe’den başlar, Çamlı-Yelki-Ulamış gibi yerleşimlerden geçerek Sığacık Körfezi’nden denize girer. Bu fay üzerinde yapılan paleosismolojik çalışmalarımız fayın, deprem üretme zamanının yaklaştığını gösteriyor. Bu fayın deprem üretmesi durumunda başta Seferihisar yerleşimi olmak üzere Urla ile Karaburun yarımadasındaki yerleşimler ve İzmir kent merkezi önemli oranda etkilenir. Burada 6.7 büyüklüğünde bir deprem olma olasılığı var.

Egede peş peşe depremler meydana geliyor... Asıl riskli olan nokta...

Prof. Dr. Hasan Sözbilir

Peki tsunami olma ihtimali var mı?

Tarihsel deprem kataloglarında İzmir’de tsunami oluştuğuna dair kayıtlar mevcut. Fakat İzmir il sınırları içindeki fayların deprem ürettiklerinde tsunami yarattığına dair iki kayıt var: 1389 ve 1688… Bu depremlerin sismik kaynaklarının sırasıyla Gülbahçe fayı ve İzmir Fayı olduğunu saptadık. Bu nedenle, bu fayların 7’ye varan büyüklükte deprem üretmesi durumunda tsunami beklenebilir.

İZMİR İÇİN YENİ BİR DEPREM MASTER PLANI GEREKLİ

İzmir’e yönelik 1999’da depreme hazırlık için ‘Radius’ adlı proje tasarlanmıştı. Radius projesi tam olarak nedir?

1998-2000 yıllarında yapılan Türkiye’nin ilk deprem master planı projesi… Yapıldığı yıl itibariyle 1998 yılı öncesi yapı/bina stoğu ve bilimsel verilere göre, bir deprem senaryosu oluşturarak İzmir fayında 6.5 büyüklüğünde bir deprem olduğunda neler olacağı, nerelerin yıkılacağı, hangi yol ve köprünün devre dışı kalacağı, buna göre hasar tahmin, afet yönetimi ve önlem paketlerini içeren bir proje… Yalnız üzerinden tam 21 yıl geçti…

Normal koşullarda, bu plan dahilinde 21 yıllık süre içinde 1998 yılı öncesinde yapılmış tüm binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyordu. Fakat gördük ki 30 Ekim depreminde yıkılan tüm binalar 1998 yılı öncesi binalardı. Bu da Radius projesi olarak bilinen deprem master planının geçen 21 yıllık sürede uygulanamadığını göstermekte… Doğal olarak proje içinde 1998 yılından 2021’e kadar son 23 yıl içinde yapılan bina ve yapıların bilgisi yok… Yani 23 yıldır yapılan bina/yapı stoğu deprem tehlike ve riski anlamında değerlendirilmemiş oluyor. Yani İzmir için yeni bir deprem master planı gerekli…

Canlı Borsa – Altın Fiyatları – Döviz Kurları için Bigpara

Kaynak: Hürriyet