COVID-19 neden bu kadar güçlü?

Dünyada yaklaşık 68 milyon hasta ve 1.5 milyondan fazla ölümle kendini gösteren Covid-19 pandemisi hız kesmiyor. Peki yeni coronavirüs neden bu kadar güçlü? Bir solunum virüsü olmasına rağmen, sadece akciğerlerde etki gösteren diğer solunum virüslerinden farklı olarak bütün organlarda tutulum yapmayı nasıl başarabiliyor? İşte Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin’in bu sorulara verdiği yanıtlar…

Prof. Dr. Barbaros Çetin

KANI PIHTILAŞTIRIYOR
– Araştırmalar, yeni tip coronavirüsün hücrelere girmek için kullandığı başak proteininin ‘Furin’ adı verilen bir bölgeye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum çok önemli, çünkü ‘Furin’ akciğerler, karaciğer ve ince bağırsaklar da olmak üzere birçok insan dokusunda bulunur. Bu da virüsün birden fazla organa saldırma potansiyeline sahip olduğu anlamına gelir. Yeni tip coronavirüsle aynı cins SARS ve diğer coronavirüsler, furin aktivasyon sitelerine sahip değiller.

– COVID-19’dan ölenlerin akciğerlerinin domuz gribinden ölenlerin dokuz katı pıhtı ile kaplı olduğu görüldü. Dolayısıyla virüsün damar içerisindeki epitel dokulara saldırarak kanın pıhtılaşmasına neden olduğu, pıhtılaşan kanın beyinde, kalpte ve böbreklerde hasara yol açarak ölüme sebep verdiği belirlendi.
COVID-19 neden bu kadar güçlü?FARKLI KRONİK HASTALIKLAR TETİKLENEBİLİR
– Yeni tip coronavirüs farklı bağışıklık sistemi yapılarına sahip insanlarda farklı mutasyonlara, farklı hızlarda ve farklı kalıcılıklarla ulaşabilir. Bu virüsün virülansını hiç kaybetmeme olasılığı da var. Yani uzun yıllar yok olmayabilir! Umarım bu gerçekleşmez. Covid-19’un şu ana kadar gördüğümüz semptomlarının hepsi akut semptomlardır. Son araştırmaların virüsün vücuttan tamamen atılmadığı da düşünüldüğünde, uzun vadede çok farklı kronik hastalıklar geliştiren kalabalık bir kitleyle de karşılaşabiliriz. Geçen 10 ay içindeki bilimsel tespitlere göre Covid-19 artık kronik hastalık haline dönüşmüştür.
SARS’TAN DAHA BULAŞICI
– Bilimsel deneyler, SARS-CoV-2’nin başak proteinin, anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) olarak bilinen insan hücreleri üzerindeki bir reseptöre, SARS virüsündeki başak proteininden 10-1000 kat daha sıkı bağlandığını göstermiştir.

– Yeni tip coronavirüs çok sıkı bağlandığı için çok az sayıda bile enfeksiyonu başlatıyor. Hem üst hem de alt solunum yollarını enfekte ediyor. Enfeksiyon ilerledikçe, akciğerler ölü hücreler ve sıvı ile tıkanıyor. Bu yüzden nefes alma zorlaşıyor. Bu sırada bağışıklık sistemi hücreleri virüse saldırırken iltihap ve ateşe neden oluyor. Bağışıklık sisteminin aşırı çalışması sonucu çok fazla sitokinin salgılanmasına (Sitokin fırtınası) neden olduğundan, bu durum birçok organa virüsten daha çok zarar veriyor. Ayrıca, “Bradikinin fırtınası” da Covid-19’un ölümcül etkilerinden de nihai olarak sorumlu tutuluyor.

Kaynak: Sözcü