Corona virüsünde yeni tartışma: Kenevir ilaç olabilir mi?

İlaçtan tekstile, gıdadan kozmetiği birçok sektörün ham madde kaynağı olan kenevir, uluslararası arenada ve sosyal medyada tartışma konusu oldu.

Salgının başladığı günlerde Kanada’da bazı yetkili ve uzmanların, “SARS-CoV-2’ye karşı dayanıklılığı artırıyor” iddiası ile başlayan, “Kenevir salgını engelleyebilir” tartışması iyice alevlendi. Birçok kurum ve kuruluş bu konuda açıklama yaparken taraflar ikiye ayrıldı.

Kenevir ile ilgili çalışmalar yapan Profesör Doktor Igor Kovalchuck, “Yapılan araştırmalara göre corona virüsüne karşı dayanıklılığı artırıyor” ifadesini kullandı. Lethbridge Üniversitesi’nde görevli Profesör Kovalchuck’ın bahsettiği araştırma hakemli resmi bir dergide yayınlanmazken bu iddiayı çürüten birçok araştırma hazırlandı.

ABD Tarım Bakanlığı, kenevirin kullanılmasının corona virüsüyle mücadelede bir etkisi olmadığını duyururken birçok bilim insanı da bu maddenin kullanılmasının bazı zararları olduğunu ve corona virüsüne bir etkisinin olmadığını aktardı.

TÜRKİYE’DE ÜRETİM ALANI 5 KAT ARTTI
Sümer’den beri var olan mit: Kenevir ilaç olabilir mi? İlaçtan tekstile, gıdadan kozmetiğe birçok sektörün ham madde kaynağı olan kenevir, Türkiye’de geçen yıl yeniden gündeme gelmiş ve üretim alanı Cumhurbaşkanlığı onayıyla 5 kat artırılmıştı. Uyuşturucu riski nedeniyle uzun yıllar üretimi kısıtlanan bu bitkinin birçok sektörü ithalattan kurtarması bekleniyor.

Kısa sürede üretimi yapılabilen kenevirle ilgili çalışmalar, ülkemizde yerli tohum üretimiyle başladı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 27 çiftçi ile anlaşarak 127 dönüm arazi üzerinde ürettirdiği tohumları, dünya standartlarında tescilletmeyi hedefliyor.

Türkiye’de, Amasya, Antalya, Burdur, Bartın, Çorum, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak olmak üzere 19 ilde gerekli izinler doğrultusunda endüstriyel kenevir üretimi yapılmaya başlandı.

BİRÇOK ÖNYARGI VAR
Kenevir, uyuşturucu madde yapımında kullanılması nedeniyle birçok ülkede yasaklı ya da belirli miktarlarda kontrol altında üretiliyor. Önyargılar ise endüstriyel kenevirin, kenevir bitkisinden elde edilen esrar ile karıştırılmasından kaynaklanıyor. Esrar, kenevirin çiçekleri, sapları, tohumları ve yapraklarından elde edilen, aktif ana maddesi THC (tetrahidrokanabinol) olan bir psikoaktif maddedir. Endüstriyel kenevir ile esrar arasındaki en büyük fark, gevşetici ve keyif verici etkisi bulunan THC maddesinin oranıdır. Endüstriyel kenevirde THC oranı yüzde 3’ten daha az bulunurken, bu oran esrarda yüzde 20 olabilir.

Kenevirin bazı kısıtlamalarla yasal olarak üretildiği ülkelerden biri olan Kanada’da, izin verilen maksimum THC oranı yüzde 0,3’tür. Bu oran Avrupa Birliği’nde yüzde 0,2’dir. Endüstriyel üretimin yanı sıra başta Uruguay olmak üzere Kanada, Gürcistan, Güney Afrika gibi ülkelerde belirli oranlarda keyif amaçlı esrar bulundurulması yasallaştırıldı.

Mevzubahis yasa düzenlemelerinin toplum sağlığına etkileri üzerine var olan bilgiler, beraberinde daha derin tartışmaları da gündeme getirdi. Esrarın insan sağlığına etkileri üzerine yapılan araştırmalar, bu maddenin hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin olabileceği üzerinde duruyor.

BİRÇOK ÜLKE KAPASİTESİNİ ARTIRDI
Kenevir, bir yandan içeriğindeki esrarın keyif verici etkisi nedeniyle önyargılara maruz kalırken, diğer yandan birçok alanda kullanılması nedeniyle dünya pazarında gözde olmaya başladı. Kenevirin, gıdalardan elbiselere, otomotiv parçaları dahil 25 bin değişik üründe kullanılabileceği iddia ediliyor.

Son dönemlerde faydalarını da göz önünde bulunduran bazı ülkeler, kenevir üretim kapasitelerini artırmaya yoğunlaştı. Örneğin İsrail, tıbbi kenevir ihracatı yapmak isteyen firmalara lisans vermeye başladı. İsrail, kenevir ihracatıyla 1 milyar dolardan fazla bir ihracat geliri bekliyor.

Dünyada kenevir üretimindeki öncülüğü ise Çin üstleniyor. Dünya pazarının yüzde 40’ını elinde tutan Çin, yıllık yaklaşık 44 bin ton kenevir üretiyor. Bu öncülüğü Güney Amerika’da Şili, Avrupa’da ise Fransa elinde tutuyor.

KULLANIM ALANI
Kenevirden elde edilen liflerin pamuk ve keten liflerine göre daha sağlam olması nedeniyle halat, ip, urgan, balık ağı yapımında kullanıldığı biliniyor. Banknot, sigara kâğıdı, kumaşlar, inşaat ve yalıtım malzemeleri, kozmetik ürünleri ve otomobil parçaları dahil birçok eşyanın üretiminde kullanılan kenevir bitkisi, son zamanda tıbbi amaçlı kullanımı ile ülkelerin gündemini meşgul etmeye başladı.

CBD: Kenevirden elde edilen bir yağ
CBD, kenevir özünden ayrıştırılan hindistan, zeytin veya kenevir tohumu yağları gibi yağların karıştırılmasıyla elde edilen başta tıp olmak üzere birçok alanda kullanılan bir yağ olarak dikkat çekiyor. İçeriğindeki THC oranının yüzde 0,2’den az olması nedeniyle uyuşturucu etkiye sahip değil.

CBD yağının anksiyete, stres ve depresyon üzerindeki olumlu etkileri olduğu düşünülüyor. Bu nedenle pozitif psikoaktif etkileri üzerinde araştırmalar yapılıyor.

AVRUPA ADALET DİVANI’NDAN TEPKİ
Kenevirin geniş kullanım alanı beraberinde önyargılara da neden olmaya devam ediyor. Tedavi edici özelliğiyle ilgili bilimsel bulgular elde edilse de bunlar, önyargıların önüne geçemiyor.

Tedavi amaçlı kullanılan kenevir bazlı CBD yağı yasağının kaldırılmasına yönelik bir talep yakın zamanda Avrupa Adalet Divanı’nda gündeme getirildi. Avrupa Adalet Divanı’nda CBD yağının yasaklanmasına yönelik yasanın kaldırılması gerektiği tavsiye edildi.

Olay, organik kenevir yetiştiriciliği yapan Çekya’dan ithal CBD yağı kullanan bir elektronik sigara markasının Fransa’da pazarlanması ile gündeme geldi. Kanavape adlı elektronik sigara markasına filtre üreten şirket, uyuşturucu suçundan yargılandı. Sorumlular 10 bin Euro para cezası ve 18 ay hapis cezasına çarptırıldılar.

Avrupa Adalet Divanı Hukuk Sözcüsü Evgeni Tanchev, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesi ile güçlendirilen Fransız yasalarına göre CBD’nin TCH’den farklı olarak uyuşturucu sayılamayacağına dikkat çekti.

Mahkemenin nihai kararının Eylül’de vermesi bekleniyor. Çıkacak kararın, Avrupa’daki CBD endüstrisi üzerinde önemli etkiye sahip olacağı düşünülüyor. Ayrıca Avrupa Birliği içerisinde kenevir türevli ürünlerin serbest dolaşımını kısıtlayan düzenlemelerin yeniden incelenebileceği belirtiliyor.

Kaynak: Sözcü