Bunun sorumluluğu ve vebali büyüktür… Cezaevlerinde vahim sonuçlar doğurabilir

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Bunun sorumluluğu ve vebali büyüktür… Cezaevlerinde vahim sonuçlar doğurabilir
You have reacted on "Bunun sorumluluğu ve vebali büyüktür… Cezaevler..." A few seconds ago
<p>Yasalaşması düşünülen yeni yargı reformu paketinin yaşadığımız küresel salgın (pandemi) nedeniyle daha çok infaz rejimi ile ilgili değişiklikler öngördüğünü söylemiş olursak yanılmayız.</p>

Hem hukuksal açıdan bir reform sayılması ve hem de virüsün yayılma hızı ile doğru orantılı etkili bir sonuç doğurması için Terörle Mücadele Kanunundaki “Terör Suçları” tanımının değiştirilmesi ve her şeyi terör suçu sayan anlayıştan vazgeçilerek düşünce açıklamak suretiyle işlenmiş suçların terör suçu kapsamından çıkarılması gerekmektedir.

İKTİDAR KARŞITI İŞLENMİŞ SUÇLAR BU TORBA İÇİNE ATILMIŞ

Bilindiği gibi bizim hukukumuzda terör suçları çok geniş bir yelpaze içinde sayılmış ve iktidar karşıtı işlenmiş suçlar bu torba içine atılmış bulunmaktadır.  “Terör suçu” kavramı siyasi açıdan olduğu gibi hukuksal açıdan da zaman içinde genişletilmiş ve Türk Ceza Kanunu dışında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlenmiştir. Yasada doğrudan terör suçu sayılan suçlar ve terör örgütü̈ faaliyeti kapsamında islendiği takdirde terör sucu sayılan suçlar olmak üzere kategorize edilmiştir. Terörle Mücadele Kanunu’nun 4. Maddesi nispi olarak kategorize edebileceğimiz terör suçu sayılabilecek suçları tek tek saymıştır.

Bu açılardan son günlerde gazeteciliği hedef alan ve koşulları ve içeriği uymadığı halde Odatv için yeni bir kumpas sayılabilecek gazeteci arkadaşlarımızın tutuklanması olayında MİT yasası bu açıdan terör suçu kapsamında değildir. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığının bu konuda yaptığı bir açıklamada sanki sistemli ve örgütlü bir suç varmış gibi algı yaratmak istemesi henüz iddianamesi yazılmamış bu suçun da bu 4. madde kapsamı içine aktarılacağının habercisi olmuştur.

Ayrıca uygulamada zaten geniş tutulmuş bulunan tanım daha da genişletilerek başta anayasal hak olan gezi gösteri ve yürüyüşleri de olmak üzere, örgüt üyesi olmadığı halde örgüte yardım ve yataklık iddiaları ile oluşturulan suçlar da bu çerçevede sayılmıştır.   

Uyuşturucu ile ilgili suçları yeni yasa kapsamına almak fakat düşünce açıklamak ya da gazetecilik mesleğini yapmak suretiyle işlenmiş olduğu iddia edilen suçları kapsam dışı bırakmak yapılmak istenilen bu düzenlemenin adına bile aykırı olacaktır.

CEZAEVLERİNDE BÜYÜK VE VAHİM SONUÇLAR DOĞURABİLİR

Hem dünya ve hem de Türkiye önemli ve vahim bir süreçten geçmektedir. Bu süreçte Gazetecilerin “siyasi öç” için cezaevlerinde tutulması ve ceza infaz kurumlarının bu kadar çok kişiyi barındırması, tutukluluğun bir koruma önlemi olmaktan çıkartılıp peşin infaz sistemi haline getirilmesi cezaevlerinde büyük ve vahim sonuçlar doğurabilir.

Bugüne değin herhangi bir sorunun çıkmamış olması Ceza ve infaz kurumlarında 14 günlük kuluçka süreci içerisinde önemli ve büyük ölçüde patlak vermeyeceğini kim garanti edebilir?

Lokantalar, AVM’ler, Berberler neden kapatılıyor?

65 yaş ve üstünün sokağa çıkması neden yasaklandı?

Önlem alınması için.

O halde kişinin kendisi ve gelen ziyaretçileri için önlem almakta en zayıf olduğu ceza ve infaz Kurumlarında bu dolulukta ısrar edilmesi neden?  

Yeni düzenleme de terör örgütü yöneticisi olmamak kaydıyla 60 yaş üstünde bakıma muhtaç durumda olan veya sürekli hastalığı bulunanların tam teşekküllü hastaneden rapor almak koşuluyla cezalarını evlerinde çekebilecek olması ve bu kişiler için denetimli serbestlik süresinin de bir defaya mahsus olmak üzere yasada yapılacak genel düzenlemeden (üç yıldan) farklı olarak 4 yıl uygulanacak olması  ve 65 yaş için 1 yıl, 70 yaş için 2 yıl, 75 yaş üstü ve hamileler için 4 yıla kadar kalan cezanın evde çekilebilmesi vb gibi hükümlerin getirilecek olması  sanki korona virüs Pandemisi için   düzenlenmiş gibi bir makyaj yapıldığının göstergesidir.

Aslında Ceza ve infaz kurumları, İnfaz koruma memurlarının çok sayıda olması ve mahkûm ve tutuklularla her gün ve her saatte çeşitli ilişkiler içinde bulunması, (koğuş aram, Gazete getirme, Kantin alışverişi vb) tehlikenin boyutlarını göstermektedir.

Sonradan yapılacak bir karantinanın hiçbir hükmü olmayabilir.

Gün öç alma, siyasi karşıtlara yaptırım uygulama, tutukluluk ile terbiye etme günü değildir.

Bir taraftan türlü çeşitli siyasi suçlar uyduracaksın öte yandan Hukuku Siyasi iktidarın sopası olarak kullanmaya çalışacaksın. 

Olmaz, Olamaz… Bunun sorumluluğu ve vebali büyüktür.

Ayrıca reform kapsamında düzenlenen avukatların adliyeye gitmeden SEGBİS ya da başka bir uzaktan erişim yöntemi ile duruşmaya katılması yolundaki düzenleme asla bir reform değil aksine Avukatın zaten soyutlanmış olduğu yargının tamamen dışına atılması demek olacaktır.

FETÖ yargısında avukatları 10 celse 15 celse duruşma salonundan atma cezası verilirken söylemiştim.  Siz Avukatı değil Hakkı, Hukuku ve Adaleti dışarı atıyorsunuz diye…

Şimdi de AKP yargısı Avukatı yargı içinden soyutlaması yetmiyormuş gibi şimdi Tamamen Adliye Saraylarından dışarı atmak istiyorlar.

Siz salt Avukatı değil Hakkı, Hukuku ve Adaleti dışlamış olursunuz…

Avukat Celal Ülgen

Odatv.com

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Bunun sorumluluğu ve vebali büyüktür… Cezaevlerinde vahim sonuçlar doğurabilir
You have reacted on "Bunun sorumluluğu ve vebali büyüktür… Cezaevler..." A few seconds ago