Bergen de unutulmadı

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Bergen de unutulmadı
You have reacted on "Bergen de unutulmadı" A few seconds ago

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar sokağa çıktı.

Bursa’da kadın astsubaylar, kadına şiddete dikkat çekmek amacıyla trafo üzerinde bulunan ‘Kadına Şiddete Dur De’ yazısını resmetti.

Limak Enerji bünyesinde elektrik dağıtım hizmeti faaliyetlerini gerçekleştiren Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ (UEDAŞ) ve Bursa İl Jandarma Komutanlığı iş birliği ile yeni bir projeye imza attı.

Kadına şiddete dur demek için daima görev başında olan Jandarma ekiplerinin destekleriyle gerçekleşen projede, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla farkındalık çalışması yapıldı. İş birliği kapsamında harekete geçen 7  kadın astsubay, Bursa’nın İnegöl İlçesinde belirlenen trafoya, grafiti sanatıyla “Kadına Şiddete Dur De” yazısını resmetti. Jandarma Albay Asayiş Şube Müdürü Güney Yücedağ, İnegöl Kaymakamı Şükrü Görücü ve UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı’nın da katıldığı projede kadına şiddetle mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceğinin mesajı verilirken, kadının saygınlığının her zaman korunması gerektiği vurgulandı.

Bergen de unutulmadı

MERSİN’DE BERGEN VE ÖZGECAN UNUTULMADI

Mersin’de 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla bir araya gelen kadınlar, erkekler tarafından öldürülen kadınların mezarlarını ziyaret etti.

Bergen de unutulmadı

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği üyesi kadınlar merkez Toroslar ilçesinde bulunan Akbelen Şehir Mezarlığı’na defnedilen şarkıcı Bergen, geçtiğimiz haziran ayında öldürülen Filiz Kaplan ve 2015’te hunharca katledilen Özgecan Aslan’ın mezarlarına karanfil bıraktı.

Bergen de unutulmadı

Ziyaret sonrası kısa bir açıklama yapan Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Şube Başkanı Şerife Arıcı Yıldız, kadın cinayetlerinin son bulmasını istedi. Son on ayda Mersin’de 9, Türkiye’de 312 kadının öldürüldüğünü anımsatan Yıldız, “Kadına yönelik şiddetle mücadele edemediğimizden ve dayanışma içinde olamadığımızdandır ki, bu ülkede her gün neredeyse iki kadın hunharca öldürülüyor ve 80 milyon bu cinayetleri sessizce seyrediyor. Kabirlerini ziyaret ettiğimiz Bergen, Özgecan Aslan, Filiz Kaplan son yıllarda binlere ulaşan şiddet kurbanı kadınlardan sadece bazıları. Bu cinayetlerin sayıları kadar şekilleri de ülkemizde kadına yönelik şiddeti ürkütücü bir boyuta taşımıştır. Son kurbanlardan Emine Bulut’un ‘ölmek istemiyorum’ çığlığı hala kulaklarımızda çınlamaktadır. Ülkemizde kadınların yaşamı, özellikle boşanmış ve boşanmak isteyen kadınların yaşamı risk altındadır. Tüm yurttaşları, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurum ve kuruluşlarını, medyayı kadına yönelik şiddete karşı topyekun tavır almaya, yargıyı mağduru korumaya, faili en ağır biçimde cezalandırmaya, devleti ve kurumlarını İstanbul Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz” dedi.

Bergen de unutulmadı

SİVAS’TA KADINA ŞİDDET TUVALE YANSIDI

Sivas’ta 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla resim sergisi açıldı. Kadına ve erkeğe yönelik şiddetin tuvallere yansıtıldığı 25 resmin yer aldığı serginin geliri Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlanacak.
Bergen de unutulmadı
Sivas Gençlik Merkezi tarafından ‘Sanat Sivas Projesi’ kapsamında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla resim sergisi açıldı. Şems-i Sivasi İl Halk Kütühanesi’ndeki serginin açılışına Sivas Valisi Salih Ayhan, İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Şiddetin her türlüsüne karşı açılan kadına ve erkeğe yönelik şiddetin anlatıldığı sergide akademisyenler ile üniversite öğrencilerin yaptığı 25 resim yer aldı.
Bergen de unutulmadı
Serginin küratörlerinden üniversite öğrencisi Damla Yüksek, “Biz burada 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nü önemli kılmak, anlamlı kılmak adına 25 sanatçı arkadaşımızla çalışmalar yaptık. Umarım sesi olmak istediğimiz tüm kadınlarımızın adına seslerini duyurmuşuzdur. Bizim amacımız, hedefimiz buydu. Kadınlar bizim için çok önemlidir. Annedir, abladır, kardeştir, çocuktur. Onlara çok değer ve kıymet vermeliyiz. Serginin gelirini Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlayacağız, çünkü bizim toplumumuzun en değerli en önemli mihenk taşı çocuklarımızdır. Çocuklarımıza eğer el uzatırsak, onların eğitimine destek verirsek topluma kazandırırız” dedi.
Bergen de unutulmadı
Proje üzerinde yıllardır çalışmalar yaptıklarını söyleyen serginin küratörlerinden Caner Kemahlıoğlu ise, “Uzun bir süreç sonrasında bu sergiyi açtık. Çalışmalarda kadına şiddet, psikolojik şiddet, erkeğe şiddet, hayvana şiddet ve birçok şiddeti barındırarak şiddete ‘hayır’ diyerek bir farkındalık yarattık” diye konuştu.
Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı

KADIKÖY BELEDİYESİ FARKINDALIK KAMPANYASI BAŞLATTI

Kadıköy Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde bir farkındalık kampanyası başlattı. 6284 sayılı kanunu, afiş ve grafitilerle Kadıköy sokaklarına taşıdı. Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi dair 6284 Sayılı Kanun 2012 yılında kabul edilerek yürürlüğe girmişti.

Bergen de unutulmadı

Belediyenin kadın çalışanları, kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair İstanbul Sözleşmesinde yer alan kanunun numarası olan ‘6284’ sayısını Kadıköy belediyesinin sokaklarına taşıdı. Duvarlara ‘6284?’ şeklinde grafiti ve yazılar yazıldı, afişler asıldı.

YASAYI RAP MÜZİKLE ANLATTILAR

Bunun yanı sıra Kadıköy Belediyesi, 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu anlatmak için bir de video hazırladı. Kadıköy sokaklarında kadınlar tarafından yürütülen farkındalık çalışmasından görüntülerin yer aldığı videoda rap müzik eşliğinde 6284 sayılı yasa anlatıldı.

Bergen de unutulmadı

“KADIN HAREKETİ SOKAKTAN BAŞLAR”

Kampanya hakkında bilgi veren Kadıköy belediyesi Sosyal Hizmetler Uzmanı Berna Baklacı, kadın hareketinin sokaktan başladığını, bu nedenle sokakta bir eylem yapmaya karar verdiklerini söyledi. Belediyenin kadın çalışanları olarak neler yapabileceklerini tasarladıklarını söyleyen Baklacı, daha sonra sokakta yazılımlama ve afişleme çalışmalarına başladıklarını ve bir de rap müzikle “6284” yasasını anlattıklarını belirtti.

Kadına şiddeti kınayan ve insanlık dışı bir hareket olduğunu söyleyen Şemsettin Özgür, “kadına şiddeti protesto ediyorum. Kınıyorum. Bu insanlık dışı bir olay. Kadına böyle şeyler yapılmaz. Kadın her şeyden önce annedir, kadın her zaman sevilmelidir, kadına vurmak bir suçtur” dedi.

6284 sayısının kadının kendini koruması ile ilgili bir yasa olduğunu söyleyen Özge Aktürk ise kadınların 183 nolu ihbar hattını araması gerektiğini söyledi ve  “Kadınlar kendini korumalı, bilinçlenmeli” dedi.

Bergen de unutulmadı

6284 NEDİR

20 Mart 2012’de Resmî Gazete’de yayımlanan ve dayanağı İstanbul Sözleşmesi olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete maruz kalan ya da şiddete uğrama ihtimali olan kadınların ve beraberindeki çocuklarının, ısrarlı takip mağduru kadınların ve şiddete maruz kalan aile bireylerinin korunmasını hedefliyor.

KADIN BELEDİYE BAŞKANI, KADIN MİLLETVEKİLLERİNE SESLENDİ

Aydın’da, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü için sokakta sahnelenen tiyatro oyununda, bu yıl cinayete kurban giden kadınlar anlatıldı. Oyun sonunda halka seslenen Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, iyi hal indiriminin acilen kaldırılmasını istedi.

Bergen de unutulmadı

CHP Efeler İlçe Kadın Kolları üyeleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü için tiyatro etkinliği düzenledi. Efeler Belediyesi Milli Aydın Bankası Kültür Merkezi önündeki sokakta sahnelenen oyunda, bu cinayete kurban giden kadınların öldürülmesi canlandırıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Özlem Çerçioğlu, Efeler Belediye Başkanı CHP’li Fatih Atay, CHP İl Başkanı Ali Çankır, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Özdemir, CHP Efeler İlçe Kadın Kolları Başkanı Özlem Ekiz ve çok sayıda kadın oyunu izledi. Yağmura rağmen oyun sonuna kadar izlenirken, beyaz kefen içindeki oyuncuların performansı uzun süre alkışlandı. Konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, “Buradan iktidar partisinin milletvekillerine ve özellikle kadın milletvekillerine sesleniyorum. En büyük iş size düşmektedir. Parlamentoda çıkartacağınız yasalar daha katı olmalıdır. İyi hal indirimi acilen kaldırılmalıdır. İnsanoğlunu zedeleyici her türlü sözde şiddettir” dedi.

Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı

EMİNE ERDOĞAN: KADINA ŞİDDETİN ‘MAHREM ALAN’ KAVRAMIYLA MEŞRULAŞTIRILMASININ ÖNÜNE GEÇMELİYİZ

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ev sahipliğinde ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Programı’ düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da katıldı.

Bergen de unutulmadı

‘BİZİ İNSANLIĞIMIZDAN UTANDIRAN ELİM VAKALAR YAŞANDI’

Emine Erdoğan, şiddetin kime ve ne şekilde uygulandığını fark etmeksizin, toplumların ruhunda ortaya çıkan kötü huylu bir tümör olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler’in hazırladığı rapora göre, dünyada her gün 137 kadının eşi ya da bir yakını tarafından öldürüldüğünü kaydeden Erdoğan, “2017 yılında, dünyada kasten öldürülen kadın sayısı 87 bindi. Bu kadınların 30 bini eşinin ya da bir yakınının saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Ülkemizde de, maalesef vicdanlarımıza hançer gibi saplanan, bizi insanlığımızdan utandıran elim vakalar yaşandı. Polis Akademisi Başkanlığının raporuna göre, 2016 yılında 301, 2017 yılında 350, 2018 yılında ise 281 kadının yaşam hakkı elinden alındı” dedi.

Bergen de unutulmadı

‘BAŞKASININ AHLAKINDAN SORUMLU OLMAK KİMSENİN GÖREV TANIMI DEĞİLDİR’

Kadına yönelik şiddetin sadece fiziksel yönüyle değil, ekonomik ve psikolojik yönleriyle de ele alınması gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Hukuki düzenlemelerden kültürel normların yorumlanmasına kadar her alanda yapılması gerekenler var. Her şeyden önce, kadına yönelik şiddetin eşler arası ya da aile arasındaki ‘mahrem alan’ kavramıyla meşrulaştırılmasının önüne geçmeliyiz. Mahrem alan, şiddetin uygulanmasına zemin olduğu anda, insan hakları ihlali başlamış demektir. Böylesi bir durumda mahremiyet ortadan kalkar. Söz konusu olan şiddetse, kol kırıldığında, yen içinde kalamaz. Sıfatları ne olursa olsun, insanlar hiçbir şekilde birbirlerinin sahipleri olamazlar. Erkekler kadınları mülk edinemezler. Üstünlük iddia edemezler. Kimsenin bir başkasının bedensel ve ruhsal bütünlüğünü zedeleyici eylemler gerçekleştirmeye hakkı yoktur. Kadın cinayetleri haberlerine dönüp baktığımızda, faillerin, sebep olarak kıskançlık, namus, boşanmayı istememe gibi nedenler sıraladığını görüyoruz. Özellikle ahlakla ilişkilendirilmiş sebepler başı çekiyor. Unutmayalım ki, ahlak insani bir fazilettir. Cinsiyetten bağımsızdır. Başkasının ahlakından sorumlu olmak, kimsenin görev tanımı değildir. Tüm bu yanlışlar, biyolojik bir cinsiyet olan erkek olma halini, adeta bir erkeklik ideolojisine çeviriyor. Şiddet ve kaba kuvvet, erkek olmanın unsurlarından biri olarak görülüyor. Halbuki, erkek ya da kadın herkes, insan olmak için doğar.”

Bergen de unutulmadı

‘TOPLUMUN HER KATMANINDA BÜYÜK BİR HASSASİYET VAR’

Erdoğan, toplumda hızla kadına yönelik şiddetin arttığına dair bir algı olduğunu ve bu algının insanları karamsarlığa sürüklediğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Elbette rakamlar ortada. Fakat bu rakamlar, eskiden sessizliğe gömülen hadiselerin artık görünür olduğu şeklinde de okunmalıdır. Bugün kadınlar haklarını arayabiliyorlar. Kendilerine yönelik işlenen suçları utanıp gizlemiyorlar. Devletimizin ilgili kurumlarına başvurarak hak arama mücadelelerini sürdürüyorlar. Eskiden ölümle burun buruna gelen kadınlar dahi, şiddet gördüğünü belgelemek için kurum, kurum dolaşmak durumunda kalıyordu. Oysa 6284 sayılı kanun ile, sadece şikayetle dahi, uzaklaştırma kararı aldırarak kendilerini ilk anda koruyabiliyorlar. Bu kesin çözüm olmamakla beraber, akut bir tedbirdir. Mal varlığına dahi tedbir konabilirken, can söz konusu olduğunda, hiçbir şey elbette riske edilemez. Öte yandan, birçok sivil toplum kuruluşumuz şiddete maruz kalan kadınlarımızla bu yolu el ele yürüyorlar. Toplumun her katmanında büyük bir hassasiyet var. Umuyorum ki, bir gün gelecek ve hiçbir kadın korku terörü altında bir hayat sürmeyecek. Fakat o gün gelene kadar mücadelemizi sürdürmeli, toplumsal dönüşümü beraberinde getirecek adımları da atmalıyız.”

İZMİR’DE FLASH MOB GÖSTERİSİ DÜZENLENDİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Kadın Kolları tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, gelin ve damat kostümü giyen gençler, flash mob gösterisi düzenledi. Küçük yaşta evlendirilen ve şiddet gören kadınların canlandırıldığı gösteri, ayakta alkışlandı.

Bergen de unutulmadı

CHP İzmir İl Kadın Kolları tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla CHP İzmir İl Başkanlığı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. İlçe başkanları ve partililerden oluşan CHP’li kadınların katıldığı etkinlikte, kadınlar ellerinde ‘Şiddet kadınların kaderi değil’, ‘Kimsenin namusu değiliz’, ‘Her sessiz kalınan şiddet bir gün sizi bulur’, ‘Bedenime dokunma’ yazılı dövizler taşıdı. Aynı zamanda etkinlikte, Narlıdere ilçe Kadın Kolları tarafından hazırlanan, gelin ve damat kostümü giyen gençlerin canlandırdığı flash mob gösterisi büyük beğeni topladı. Küçük yaşta evlendirilen ve şiddet gören kadınların canlandırıldığı gösteri, ayakta alkışlandı. Partililer adına basın açıklamasını okuyan CHP İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı, “2019’un ilk on ayında 383 kadın öldürüldü. Cinayetler kadınların en yakınları tarafından işlendi. Bazıları uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürüldü. Biliyoruz ki onlar ‘Eşit değilsiniz’ dedikçe kız kardeşlerimiz öldürülüyor. Biz eşitiz, varız. Uğradığımız şiddete karşı susmayacağız” dedi.

Bergen de unutulmadı

“ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜNE MARUZ KALAN KADINLAR İÇİN MÜCADELE VERİYORUZ”

Bundan 59 yıl önce Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı özgürlük ve hak mücadelesi veren Mirabel kız kardeşlerin, yönetimin askerleri tarafından tecavüz edildikten sonra katledildiğini vurgulayan Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bergen de unutulmadı

“1981 yılında Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kabul edildi. Geçen 25 Kasım’dan bu yana bu topraklardaki kadına yönelik şiddet artarak devam etti. Kadınlar her gün şiddete, tacize, tecavüze uğradı. Geleceğimize ve hayatımıza sahip çıkmak için bir araya geldiğimiz ve şiddetsiz bir memleket hayal ettiğimiz bugünde biz daha çok bir olacağız. Mirabel kardeşlerden günümüze, şiddete, tacize, tecavüze uğrayan, kahkahası yasaklanan, emeği değersizleştirilen kısacası şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınlar için mücadele veriyoruz, vereceğiz. Kadına yönelik şiddetin son bulması için 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin tam olarak uygulanmasını, iyi hal indirimlerine son verilmesini, sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın yapılmasını talep ediyoruz. Kısacası biz yaşamak istiyoruz. Evde, sokakta, toplumsal yaşamda, bizleri yok saymak için her gün yeni bir saldırı ile karşımıza çıkanlar umutlanmasın.”

Bergen de unutulmadı

İSTANBUL’DA CHP VE AKP’Lİ KADINLARDAN AÇIKLAMA

“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” nedeniyle AKP ve CHP’li kadınlar ayrı ayrı açıklama yaptı.

TURUNCU BALONLARI BIRAKTILAR

AKP’li kadınlar, Beyazıt Meydanı’nda toplandı. Ellerinde turuncu balonlarla bir araya gelen kadınlar adına açıklamayı AKP İl Kadın Kolları Başkanı Av. Dr. Rabia İlhan yaptı. Çocukları için HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde bekleyişlerini sürdüren annelere değinen İlhan , “Yavrularına kavuşma acısıyla gözyaşı döken analarımızın haykırışlarına kulak verilmelidir. Her türlü terör örgütü lanetlenerek annelerimizin taleplerinin karşılanması için dürüstçe somut adımlar atılmalıdır. Gerçekten dayanışma günüyse sokakta yürüyen tüm kadınların kılık ve kıyafetlerine bakılmaksızın yaşam tercihi ve inancını öne çıkarmadan tüm siyasi partiler tutarlı ve ortak tavır içinde olmalıdır” diye konuştu. Konuşmanın ardından kadınlar ellerindeki turuncu balonları gökyüzüne bıraktı.

Bergen de unutulmadı

CHP’LİLER İBB’DE TOPLANDI

CHP’li kadınlar İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Salonu’nda toplandı. Toplantıya CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı. Kadınlar adına konuşmayı İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Ağırman yaptı. CHP’nin kadın hakları için mücadeleye devam edeceğini söyleyen Ağırman, “ Şiddete maruz kalan kadınlar ve çocuklar için en büyük problemlerinden biri de evlerinden ayrıldıklarında gidecek yerleri olmaması nedeniyle yeniden şiddetle burun buruna kalmaları. Bizler, başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere 39 ilçe belediyemizden Kadın ve Çocuk Sığınma Evleri için gereken adımların atılmasını bekliyor ve diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bergen de unutulmadı
Bergen de unutulmadı

KONAK MEYDANI’NA AYAKKABI BIRAKTI

İzmir Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB), 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’nde şiddete dikkat çekmek için Konak Meydanı’na ayakkabı bıraktı.

Bergen de unutulmadı

‘Şiddetin saati olmaz’ diyerek, Konak Meydanı’nda bir araya gelen İzmirliler, şiddete maruz kalarak yaşamını kaybetmiş kadınların anısına ayakkabı bıraktı. Turuncu fular takarak kadına şiddete dikkat çekmeye çalıştıklarını ifade eden İKKB Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Serter, şiddetin farkındalık yaratılarak azalacağını söyledi. Şiddetin her türlüsüyle mücadele edeceklerini belirten Serter, “Kadınlarımızın hayatlarında yaşadığı şiddete dikkat çekmek için bugün buradayız. Her ne olursa olsun şiddet kabul edebileceğimiz bir durum değildir. İKKB çatısı altında faaliyet gösteren 44 dernekle birlikte şiddetle mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Bergen de unutulmadı

‘UYGARLIK, KADINA DEĞER VERMEKTİR’

İzmirlilerin şiddet konusuna duyarlı olduklarını vurgulayan Serter, Türkiye’nin batısından doğusuna, bu farkındalığın yayılması için çalışacaklarını söyledi. 1999 yılında şiddete karşı kadını koruyan İstanbul Sözleşmesi’ne imza atan ilk ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Serter, “İzmir Kadın Kuruluşları Birliği olarak Konak Meydanı’nda bıraktığımız ayakkabılar, farkındalık yaratmamıza neden olacak. Maalesef kadınlarımızın, yaşamın birçok bölümünde şiddete maruz kalarak, yaşamları kısıtlanmaktadır. Uygar devlet olabilmenin tek şartı kadına istenilen desteği verebilmekten geçer. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istiyoruz” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de kadınların dünyanın her yerinde, erkek şiddetine karşı seslerini çıkarttıklarını ve kadınların erkek egemen düzene karşı durarak, önemli bir direniş hattı oluşturduklarını söyledi.

Etkinlikte İzmir Kadın Konseyi Başkanı Kızbes Seyhan ve İzmir Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği Dernek Başkanı Fatoş Dayıoğlu da yer aldı.

Bergen de unutulmadı

İYİ PARTİ DE SOKAKTA

İzmir İYİ Parti Konak Meclis üyesi Dr. Burcu Bostancıoğlu ve İYİ parti Konak ilçe Gençlik Kolları başkanı Kaan Altındağ’ın düzenlediği programa  İYİ parti İl başkanı Hüsmen Kırkpınar  ve ilçe başkanlarının katılımlarının yanı sıra  Kadın hakları ve şiddete karşı mücadele ile ilgili   konuşmacılar Av.Seda Ayaz Aksoy, Sn. Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu, Sn. Prof. Dr. Figen Kırkpınar  yer aldı. 

DENİZLİ’DE DUVARA EL İZLERİNİ BIRAKTILAR

Denizli’de bir araya gelen kadınlar, kadına yönelik şiddeti protesto etti. Ellerini siyaha boyayan kadınlar, duvara kadına şiddeti simgeleyen el izlerini bıraktı.

Bergen de unutulmadı

Kadın Platformu üyesi 50 kadın, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde bir araya geldi. Ellerinde dövizler taşıyan turuncu fularlı kadınlara, erkekler de destek verdi. Platform adına açıklama yapan Gülnur Oymak, bu yılın ilk 10 ayında 390 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, kadın cinayetlerinin temelinin kadın erkek eşitsizliği olduğunu, kadınların en çok kendi yaşamlarına dair kararlar aldıklarında öldürüldüğünü söyledi. Eşi tarafından boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut’un görüntülerinin infial yarattığını ifade eden Oymak, “Biz kadınlar, en kutsal ve temel hak olan yaşam hakkını korumak için yasal düzenlemelerin vakit kaybedilmeden bir an önce yapılmasını, kadın cinayetlerinde hafifletici sebeplerinin ortadan kaldırılmasını, kadınların öldürülmediği, şiddet görmediği, özgür olduğunu bir düzen istiyoruz. Kadına şiddet uygulayanların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Bergen de unutulmadı

Açıklamanın ardından kadınlar, ellerini siyaha boyayıp, duvara kadına şiddeti simgeleyen el izlerini bıraktı.

Bergen de unutulmadı

KADINLAR SİNOP’TAN BÖYLE SESLENDİ: BİZİM YÜZÜMÜZE NASIL BAKMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ

Sinop’ta 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir araya gelen kadınlar, yürüyüş düzenlendi.

Bergen de unutulmadı

Kentte, 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’nde, kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için bir araya gelen kadınlar, Sakarya Caddesi’nde buluşup, ellerinde taşıdıkları ‘Kadına şiddete son’ yazılı pankartla, Uğur Mumcu Meydanı’na kadar yürüdü. Kalabalıkta yer alan Memnune Türe (67), şiddete uğramış bir kadını simgeleyen makyaj yaptırarak uygulanan şiddete dikkat çekti. Türe, “Hiçbir kadın Şule Çet gibi, diğer ölen kadınlar gibi, daha öldürülecek olan kadınlar gibi olmayı hak etmiyor. Biz size kadın olarak elimizden geldiği kadar bütün imkanları sunuyoruz. Ama sizler bir anlık öfkeniz için, hırsınız için bizi yerden yere vuruyorsunuz. Sonra bizim yüzümüze nasıl bakmayı düşünüyorsunuz. Biz size gayet rahat bakabiliyoruz. İllaki bu duruma mı gelmemiz gerekiyor. Birimiz mezara, birimiz cezaevine, yapmayın gençler; dünya bu değil” dedi.

Bergen de unutulmadı

Yürüyüşteki grup adına konuşan Serpil Ünlütürk de tepki gösterdiği kadına yönelik şiddetin son bulması gerektiğini söyledi. Etkinlik, açıklamaların ardından sona erdi.

Bergen de unutulmadı

ADANA’DA KEFEN GİYDİLER

Adana’da, ’25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında farkındalık yaratmak isteyen kadınlar, kefen giyerek kadın cinayetlerine tepki gösterdi.

Bergen de unutulmadı

Ceyhan Belediyesi Kadın ve Aile İşleri Müdürlüğü, 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir dizi etkinlik düzenledi. Etkinlikler 21 Kasım’da Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınma Evi gönüllü avukatı Muhal İkikardeş ve gönüllü psikolog Şebnem Pusa’nın konuk olduğu panelle başladı. Panelde, yıl içinde bölgede öldürülen 33 kadının isimlerinin ve öldürülmelerinin sözde sebeplerinin yer aldığı ‘Utanç Sergisi’ de gerçekleştirildi. Panel, Ceyhan Belediyesi Kadın ve Aile İşleri Müdürü Aslı Cirit Konar’ın da aralarında bulunduğu 6 kadının kanlı kefen giyip, hep bir ağızdan söyledikleri, “Sadece son 1 yılda, her 10 günde 1 kadın, üstelik komşun olan bir kadın öldürüldü. Seninle aynı pazara gittim. Aynı parkta oynattık çocuklarımızı. Aynı kırmızı ışıkta bekledik. Ve şimdi sen güneşin altında ısınırken, ben kara toprak altında üşüyorum. Bizi unutmayın” sözleriyle son buldu.

Bergen de unutulmadı

SAHAYA İNİP PANKART AÇTILAR

11 Eylül’de eski eşi tarafından öldürülen Lütfiye Yüksel’in mezarını ziyaret ederek, kadın cinayetlerine tepki gösteren kadınlar, Ceyhan Şehir Stadyumu’nda oynanan Ceyhanspor-İskenderunspor maçında ‘Şiddetin nedeni olmaz, cinayetin bahanesi olmaz’ yazılı pankartı futbol sahasında açtı. Belediye Başkan Yardımcısı ve Ceyhanspor Kulüp Başkanı Hülya Erdem, “Kadının sesini bütün mecralarda duyurmak için üzerimize düşen ne varsa yapmaya gayret ediyoruz. İş ve spor camiasında kadına daha fazla yer verilmesi, kadının tüm alanlarda söz sahibi olması, eğitilmesi ve haklarından haberdar edilmesi, şiddet olaylarının önüne geçilmesi önem arz etmektedir.  Bir kadın değişir, her şey değişir. Gelecek bizim omuzlarımızda yükselecek” dedi.

EDİRNE’DE KADINLAR “Ölmek istemiyoruz” DİYEREK YÜRÜDÜ

Edirne’de, ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddette Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ nedeniyle  toplanan kadınlar ellerinde ‘Kadına şiddete hayır’ yazan pankart ve dövizler ile mor ve siyah balonlarla yürüyüp kadına şiddeti protesto ettiler.

Bergen de unutulmadı

Edirne’de Kadın Dayanışma Platformu Üyeleri, ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ nedeniyle Edirne Belediyesi önünde toplandı. Yaklaşık 200 kadının bir araya gelerek kortej oluşturmasının ardından ellerinde ‘Kadına şiddete hayır’, ‘Ölmek istemiyoruz’, ‘Kadın katliamı isyanımızdır’, ‘Ölmek istemiyoruz’ yazılı pankart ve dövizler ile şiddeti önlemenin simgesi olan ellerinde mor ve siyah balonlarla düdük çalıp slogan atarak, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüdü. Burada toplanan kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Hülya Bodur, “Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlali. Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlali, suçtur. Ülkemizin imzaladığı, kadına yönelik şiddete karşı yasal yaptırımlar ve uluslararası sözleşmelerinin gereklerinin yerine getirilmesi, şiddeti önlemenin en önemli aşamalarından biridir. Kadına şiddetin son bulmasını istiyoruz” dedi.

Bergen de unutulmadı

Açıklamanın ardından kadınlar şiddete dikkat çekmek için ellerindeki mavi ve siyah balonları gökyüzüne bıraktı. Daha sonra Trakya Üniversitesi, tiyatro topluluğu öğrencileri kadına şiddeti anlatan sokak tiyatrosu oyununu sahneledi.

Bergen de unutulmadı

Bergen de unutulmadı

Bergen de unutulmadı

Bergen de unutulmadı

İZMİR BAROSU DA YÜRÜDÜ

İzmir Barosu, ’25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Yağışlı havaya aldırmadan Alsancak’taki İzmir Barosu önünden Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne kadar ellerinde öldürülen kadınların fotoğraflarıyla yürüyen kadın avukatlar, hemcinslerine yönelik şiddetin, cinayetlerin durdurulmasını istedi.

Bergen de unutulmadı

Alsancak Mahallesi’ndeki Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde ellerinde öldürülen kadınların fotoğrafları ile yürüyen İzmir Barosu’na kayıtlı kadın avukatlar, “Nafakayı değil cinayeti engelle”, “Boşanmayı değil, cinayeti engelle”, “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganlarını attı. Yağmurun altında devam eden ve Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde son bulan yürüyüşün ardından açıklama yapan İzmir Barosu Genel Sekreteri  Perihan Çağrışım Kayadelen, “Kadınlar her gün öldürülmeye, şiddet görmeye devam ediyor. Kadına yönelik erkek şiddeti hız kesmiyor. Sorumlular, yani failler ve cinayetlere engel olmak için hiçbir şey yapmayan işbirlikçileri, adeta bir savaşa dönen bu cins kırım ‘Nasıl durdurulabilir’ sorusunu dahi sormaksızın, kadınları görmezden geliyor, yok sayıyor. Kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti engellemek, bütünlüklü politik bir müdahalede bulunmak için, daha kaç kadının ölmesini, zarar görmesini bekliyorlar” diye konuştu.

Bergen de unutulmadı

“ACİL EYLEM PLANI AÇIKAMAK İÇİN NEYİ BEKLİYORSUNUZ”

 Sığınma evlerinin sayısının yetersizliğine dikkat çeken Perihan Çağrışım Kayadelen,

“Kadına yönelik şiddeti önleme görevini yerine getireceği ve bu yönde tüm tedbir ve uygulamaları öncelikle hayata geçireceğine dair İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan hükümet, o günden bu güne hiçbir şey yapmadı. Sığınma evleri sayısı hala yetersiz. Hala ücretsiz 7 gün 24 saat şiddet telefon hattı ve cinsel saldırı kriz merkezleri oluşturulmadı. Sözleşme konusunda hiçbir eğitim, tanıtım çalışması yok. Üstüne üstlük, son dönemde kamuoyu önünde yürütülen nafakanın sınırlandırılması ve 6284 sayılı yasaya dair tartışmalar, tecavüz (cinsel saldırı) sonrasında yapılan evliliklere ilişkin af  gündemi ile adeta ayrımcı söylem, resmi söylem haline getirildi. Tüm bu ayrımcılığa, şiddete, isyanımız var. Şiddeti önlemek, gerekli tedbirleri alma, bütün bunların görülmesini, yasaların uygulanmasını, her kanaldan verilecek politik mesajlarla, şiddete ve ayrımcılığa karşı acil eylem planı açıklamak için daha neyi bekliyorsunuz?” dedi.

Kadınlar, açıklamanın ardından dağıldı.

VALİ, KADINA ŞİDDET PANELİNDE CEP TELEFONU NUMARASINI PAYLAŞTI

Kayseri Valisi Şehmus Günaydın, ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’ panelinde, salonu dolduran kadınlara şahsi cep telefonu numarasını vererek, yaşadıkları sorunların çözümünde yardımcı olacağı sözünü verdi.

Bergen de unutulmadı

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nce düzenlenen panele müdürlük bünyesinde çalışan kadınların yanında, Türk Kadınlar Birliği ve Kayseri Kadınlar Derneği ile çeşitli sevil toplum kuruluşlarına üye kadınlar ve kadın avukatlar katıldı. Panelin açılışında konuşan Vali Günaydın, yılın her anında her zaman şiddetin önlenmesi için üzerlerine düşeni yapmak zorunda olduklarını söyledi. Vali Günaydın, “Devletimiz bu konuyla ilgili yasal düzenlemeleri yapıyor ve yapmaya devam edecek. Bizim bu sorunu önlememiz için güçlü ailelere ve güçlü topluma ihtiyacımız var. Güçlü aile oluşması için anne ve babalara büyük görevler düşüyor. Çocuklarımızın yetiştiği ortam çok önemli. Eğer biz çocuklarımızı sevginin, saygının, hoşgörünün, merhametin yoğun yaşandığı bir ortamda yetiştirirsek onlara bu güzel özellikleri verirsek bu sorunu çözeriz diye umuyorum” diye konuştu.

Bergen de unutulmadı

Vali Günaydın, konuşmasının sonunda salonu dolduran kadınlara, kendi özel cep telefonu numarasını vererek, yaşadıkları sorunların çözümü noktasında yardımcı olacağı sözünü verdi. Vali Günaydın, “Yaşadığınız tüm olumsuzluklarda beni arayabilirsiniz” dedi. Vali Günaydın, daha önce muhtarlar ve şehit ailelerine de cep telefonu numarasını vermişti.

Odatv.com

27 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Bergen de unutulmadı
You have reacted on "Bergen de unutulmadı" A few seconds ago