Berat Albayrak’ın kutusundan ne çıktı

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Berat Albayrak’ın kutusundan ne çıktı
You have reacted on "Berat Albayrak’ın kutusundan ne çıktı" A few seconds ago

Ekonomide baz etkisiyle düşen fakat yeniden çift hanelerde sürüklenmesi kaçınılmaz görünen enflasyon, yabancı yatırımcıların terk etmesiyle konvertibilitesini nerdeyse tamamen yitirmiş Türk lirası, sadece kamu bankalarının sürüklediği ve inşaat ile tüketime yönelen kredi arzı, özellikle genç nüfusu derinden vuran işsizlik, ülke dışına kaçan yerli sermaye ve ekonomik durgunluk sebebiyle şimdilik sakinleşmiş ama yabancı yatırım gelmezse her an tekrar hızla yükselmeye hazır bir cari açık…

Tüm bunlara bir de resmi veri ve istatistiklere yitirilen güven, kurumsal yapıları yok edilmiş bakanlıklar ve kurumlar, ekonomi yazarlarının bile tehdit edildiği baskıcı bir iklim eklendi.

Son haftalarda bu karneyi gizleme, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı parlatma çabasının giderek artığı dikkatlerden kaçmıyor. Albayrak, günde iki ilde konuşma yapıp hemen her hafta kamuoyunun karşısına çıkmaya başladı. Bu süreçle birlikte Bakan Albayrak’ın bir başka alışkanlığının da tekrar nüksettiği görüldü: Vaat veya paket.

Bugünkü konuşmaları öncesinde Bakan’ın medyadaki kalemşörleri “büyük gün” ilanıyla önemli açıklamaların geleceğine dair bir beklentiyi yaydılar. Bakan Albayrak bu kurguyu bozmadı ve bugün büyük projesini açıkladı: Dar gelirliye konut!

Projenin analizine girmeden önce kamuoyunda ve medyada ciddiye alınmadığını ve hatta tepkiyle karşılandığını not düşelim. Muhtemelen Bakan Albayrak ve ekibinin üzerinde çalışıp umut bağladığı proje, deyim yerindeyse birkaç saat içinde buharlaştı. Bakan’dan gelebilecek bir projenin inşaat dışında bir alandan olması zaten beklenmiyordu. O cephede bir süpriz yaşanmadı.

Bakan Albayrak’ın dar gelirliler için konut projesi uzmanlara göre, popülist ve muhtemelen zaman kazanmaya yönelik bir adım. Zaten emlak sitelerine göz atınca görülüyor ki, Çevre ve Şehircilik Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın TOKİ eliyle ayda 100 TL taksitle bile dar gelirlilere yönelik düşük faizli konut kampanyaları mevcut. Henüz projenin ne zaman başlayacağı, bahsi geçen 100 bin konutun nerelerde inşa edileceği veya edildiği, kimlere ve hangi şartlarda sunulacağı gibi en kritik unsurlar açıklanmış değil. Projenin finansmanı başlı başına bir mesele; en büyük risk orada sıradışı kaynakların (Merkez Bankası gibi) ve riskli ürünlerin kullanılması. Bunları zaman gösterecek.

DAR GELİRLİNİN YASTIKALTI MI HEDEFLENDİ?

Öncelikle ülkedeki konut stoku, konut ihtiyacı ve inşaat sektörünün arz planları düşünüldüğünde, ilave 100 bin konut inşasıyla veya mevcutların pazarlanmaya çalışılmasıyla ekonomik bir fayda üretilmesi mümkün değil. Kamu bankaları başta olmak üzere her kanaldan sağlanan, hatta zararına sunulan kredi imkanlarıyla desteklenen konut piyasasının hala toparlayamadığı bir gerçek. En büyük mesele hem üreten/satan hem de alıcılar için esas sorunun bir güven sorunu olması. Ülke ekonomisini geleceğine dair belirsizlikler azalmadığı gibi özelikle alt-orta gelir grupları için işini kaybetme endişesi had safhada. Böyle bir ortamda, dar gelirli ailelerin uzun vadeli bir borçlanmaya girebilmelerini beklemek çok anlamlı değil. Üstelik finansman modelinin tüm cazibesine rağmen, bir miktar peşinat talep edilmesi ihtimali bile dar gelirli aileler için bu olumsuz ortamda eldeki birikimlerinin bir binaya yatırılıp bağlanması anlamına gelecek. Özetle, projede kimin taşı ile kimin kuşunun vurulacağı, kamunun ne kadar risk üstleneceği, görev zararı oluşup oluşmayacağı gibi birçok kritik soruda havada kalırken işin talep tarafında da görünümün çok parlak olmayacağını tahmin etmek zor değil.

YENİ KONUT ÜRETİLECEKSE EĞER…

Kira ve konut finansman yükünün en fazla hissedildiği metropollerde, özellikle İstanbul’da, konut piyasasının durumu ortadayken bu projenin metropol yoksullarına veya dar gelirli kesime bir çözüm üretmesi zor. Metropoller dışında ise istihdam piyasasının durumu, ailelerin gelir ve refah kaybı ortada iken bu projenin ilgi görmesi pek de olası değil.

Gelelim işin ekonomik büyüme boyutuna. Bakan Albayrak klasik yaklaşımla büyümenin itici gücünün inşaattan geleceğine inanmış görünüyor. Oysa Türkiye ekonomisinde yaşanan durgunlukta çok daha derinde yatan sorunların etkisi var. Proje diye sunulan 100 bin konut hemen başlanıp son süratle üretilse ve satılsa bile ekonomiye etkisi birkaç yıla yayılacak ve son derece düşük olacaktır. Halkın refah seviyesi düşerken, orta gelir grubundan aileler alt gelir grubuna kayarken, işsizlik rekorlar kırarken kısa vadede sadece “dar gelirli 100 bin ailenin kira masrafını azaltmak” (-tabi başarılabilirse-) hangi sorunu çözecek ve ekonomiye nasıl bir ivme kazandırabilecek?

Konut ve barınma meselesi sosyal yaşamın çok önemli bir parçası ve devletin kapsayıcı politikalar üretmesi gereken bir alan. Ama bunu her tarafı hayal kokan projelerle değil, gerçek bir sosyal ve ekonomik kalkınma modeli ile çalışmak gerekiyor. Bakan Albayrak’ın açıklamasının hemen ardından ortaya çıkan bunca sorunun, projenin yandaşlara kaynak aktarma planı olabileceğine dair dile getirilen endişelerin ve ortaya çıkan tepkilerin temelinde de bu var.

ALBAYRAK’IN NOTU KIRIK!

Albayrak her konuşmasında ve açıklamasında bir kez daha yeniliyor ve bir kez daha tepkileri tetikliyor. Ekonomide makro dengeleri anlayıp gözetmek, kalıcı ve kapsamlı politikalar üretmek, açık ve net bir iletişimle gerçekçi yol haritası açıklamak, ekonomideki paydaşları ve halkı bilgilendirip ikna etmek konularında Bakan Albayrak’ın yetersiz kaldığı görünüyor. Üstelik eylül ayında tam 17 ay sonra 50 puanın üzerine çıkan İmalat PMI verisi ekimde yeniden 49’a gerilediği halde Bakan Albayrak’ın bugün “Ekonomik aktiviteye ilişkin önemli göstergelerin başında gelen Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) 2018 Eylül ayında 42.7 seviyesindeydi. Bir yıl sonunda 50 eşik değerine ulaştı ve bu değer paralelinde devam ediyor” açıklaması ekonomistleri şaşırttı.

Algı operasyonları ile sosyal medyada aynı anda yüzlerce hesaptan yayılan propaganda görselleri kimseyi ikna etmiyor. İkna etmediği için hem Bakan hem medyadaki destekçileri farklı görüşler ortaya koyanlara karşı “yeni yasa, yeni ceza” sopasını sallıyor. Oysa Bakan Albayrak’ın unutmaması gereken birşey var: Halk anlatılanlara değil, yaşadıklarına not veriyor. Bunu yapılan kamuoyu araştırmalarında ekonomi kriz ve işsizliğin en önemli sorun olarak belirtilmesinden de anlıyoruz.

Odatv.com

1,383 Bu habere tepkiniz:

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Berat Albayrak’ın kutusundan ne çıktı
You have reacted on "Berat Albayrak’ın kutusundan ne çıktı" A few seconds ago