AYM’den FETÖ üyeliği kararı! | SON TV

Adnan Şen, emniyet amiri olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldı. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasıyla (FETÖ/PDY) irtibatlı olduğu değerlendirilerek hakkında soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından sunulan iki ayrı raporda başvurucunun kendi adına kayıtlı iki GSM hattı üzerinden ByLock iletişim programını kullandığı belirtildi. Başsavcılık; ByLock kaydı, hakkındaki ihbarın mahiyeti ve kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle başvurucunun FETÖ/PDY üyesi olduğundan bahisle silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine vararak 1. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açtı. Yargılama sonunda Mahkeme, başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Başvurucunun hükümle birlikte verilen tutukluluğunun devamına ilişkin karara yönelik itirazı 2. Ağır Ceza Mahkemesi, anılan hükme yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay kararı onadı.

2018 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan Adnan Şen, ByLock isimli programın verilerinin hukuka aykırı bir şekilde elde edildiğini, mahkumiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak bu verilere dayanıldığını iddia etti. Adnan Şen, atılı suçu işlediğine dair herhangi bir şüphe olmadığı ve kanunen suç oluşturan bir eylemde bulunmadığı halde tutuklandığı, bu nedenle masumiyet karinesi ile suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğini iddia etti.

MAHKEMENİN DEĞERLEDİRMESİ
Anayasa Mahkemesi’nin, ByLock verilerinin kanuni bir temele dayanmadan veya hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ve ByLock’un mahkûmiyet kararında tek ya da belirleyici delil olarak kullanılamayacağına yönelik iddiaların daha önce incelendiğini ve adil yargılama hakkı yönünden bir ihlal bulmadığı hatırlatılarak, “Mahkeme, başvurucunun ByLock programını kullanmak şeklinde gerçekleştirdiği faaliyetinin örgütsel nitelikte olduğu ve çeşitlilik, yoğunluk, süreklilik içerdiği kanaatine ulaşmıştır. Mahkeme, başvurucunun örgüt içi iletişimin sağlanması amacıyla FETÖ/PDY mensuplarının kullanımına sunulan ByLock programını örgütsel amaçla kullandığı, dolayısıyla başvurucunun bu oluşumun suç işlemek amacında olduğunun bilincinde olduğu sonucuna varmış ve savunmalarına itibar etmemiştir. Mahkemenin bu yorumlarının kanun koyucunun yasak olarak belirlediği fiilin kapsamını suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olacak şekilde genişletmediği, örgüt üyeliğine ilişkin kuralın özüyle çelişmediği ve öngörülebilir olduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme, atılı suçun unsurlarını netleştirirken öngörülebilir ve suçun mahiyetine uygun olma konusunda özen göstermiştir. Dolayısıyla, örgütsel nitelikteki ByLock programını bu amaçla kullanması dolayısıyla başvurucunun, bu oluşumun suç işlemek amacında olduğuna ve üzerine atılı örgüt üyeliği suçunun unsurlarını bilebilecek konumda bulunduğuna ilişkin varılan sonuç temelsiz değildir” değerlendirilmesinde bulunuldu. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edilmediğine karar verdi.

SABAH

Kaynak: SON TV