AKP’li Ömer Çelik’ten Anastasiadis’e tepki: Aynen iade ediyoruz

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında AKP Genel Merkezi’nde toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı yaklaşık 1,5 saat sürdü.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, toplantının ardından açıklama yaptı. KKTC ile 5 artı Birleşmiş Milletler toplantısının gerçekleştirildiğini kaydeden Çelik, şöyle konuştu:

  • KKTC’nin eşit şartlar tezi ortaya konuldu. Rum tarafının uzun zamandır yürüttüğü taktik var.

  • ‘Sürekli olarak masaya oturalım, uzlaşmadan uzak duralım. Türkiye’nin hak ve menfaatlerini örseleyelim, bunu Türkiye ve KKTC kabul etmediği zaman AB’ye şikayet edelim’ diye yaklaşımları var. Bu kısır döngü yıllardır devam ediliyor, sürekli aynı yere geliyor.

“AYNEN İADE EDİYORUZ”

Anastasiadis’in Paskalya bayramı vesilesiyle yaptığı, “Osmanlı hayali peşinde koşan küstahlar var” açıklamanın müzakere zeminini tahrip ettiğini kaydeden Çelik, şu ifadeleri kullandı:

  • İyi kötü bir toplum lideri olmuş bir kişinin böyle bozuk ağızla konuşması zihniyetinin ne kadar bozuk olduğunu gösteriyor. Daha yakın zamanda kadar binlerce Türk’ün kanı olan EOKA terör örgütünün yıldönümü kutlandı.
  • Çoğu kez KKTC’ye karşı Avrupalı faşistlerin diliyle konuşan bir kişi olduğunu görüyoruz. Yapmaya çalıştıkları şey KKTC’yi yok etmek, hak ve menfaatlerini gasp etmek, orada egemen devlet olmak, Türk kesimini o egemen devlete yamanmış bir kurgu olduğunu biliyoruz.

  • Burada çıkıyor, aşırı ve maksimalist talepleri kabul görmedikçe, KKTC eşit egemenlik hakkını talep ettiği için büyük bir çılgınlık içinde bu konuşmaları yapıyor.

  • Türkiye Cumhuriyetine karşı, milletimize yaptığı bu saygısızlığı aynen iade ediyoruz.

26 FİRMA MEN EDİLDİ, 7 MİLYON LİRA CEZA KESİLDİ

Çelik, Adana’ya Avrupadan çeşitli atıkların döküldüğü yönünde haberler yapıldığını belirtti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurumun konuyla yakından ilgilendiğini söyleyen Çelik, 26 işletmeye men kararı verildiğini ve 7 milyon lira para cezası yazıldığını söyledi.

Çelik, “Atıkları dökenler kimse bu durumları sağa sola, yollara dökerek, tarlalara dökerek bu bereketli ovaları kirletenler kimse ‘işkenceye sıfır tolerans’ ilkesi çerçevesinde bunların yaptığı ihanetle de aynı şekilde mücadele edilecektir” diye konuştu.

“DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCIMIZ HEYETLE MISIR’A GİDECEK”

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çelik, Türkiye’nin Libya ve Kahire ziyaretlerinin senkronize bir ziyaret olmadığını kaydetti.

Çelik, şu ifadeleri kullandı:

  • İki ayrı konu. Libya ile yürüyen meseleler var. Kritik aşamalar geçiliyor Libya’da. Hafter’in toplu mezarlarla sembolize edilen maalesef ortaya koyduğu cinayetlerin geriletilmesinden sonra Hafter’in arkasındaki güçlerin de belli olmasıyla, Fransa gibi mesela daha başka bir çizgiye kaymaya başladığını görüyoruz.
  • Cumhurbaşkanımızın Libya konusundaki hassasiyeti, Libya’nın birlik bütünlüğü ve toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyeti çok yüksek. Bu sebeple sık sık Libyalı gruplar, Libyalı otoritelerle bir araya geliyor. O sebeple çeşitli zamanlarda olduğu gibi işte Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanımız, MİT Başkanımız, diğer arkadaşlarımız oraya bir ziyarette bulunuyorlar.

  • Mısır’la ise aramızdaki meselleri konuşmakla ilgili yeni mekanizmalar oluşturmaya çalışıyoruz. Dışişleri bakan yardımcımız başkanlığında bir heyet Kahire’ye bu sebeple gidiyor.

  • Özellikle Akdeniz’deki meseleler başta olmak üzere bölgedeki güvenlik meseleleri, Akdeniz’deki gaz arama ile ilgili olan anlaşmalar gibi konuların konuşulması gerekiyor.

  • Mısır’la Türkiye arasındaki bu diyalog mekanizmasının hem Akdeniz temelinde hem ikili ilişkiler temelinde bundan sonra daha performanslı bir şekilde geliştirilmesine dönük bir ziyaret olarak görebiliriz, bir çerçeve oluşturma faaliyeti olarak görebiliriz onu.

“TÜRKİYE’YE İFTİRA ATIYORLAR”

Çelik, ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarına ilişkin ‘soykırım’ ifadesini kullanmasının gayrimeşru bir karar olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Hiç kimsenin elinde buna ‘soykırım’ diyecek ne tarihi bir gerçeklik ne de hukuki bir gerçeklik var. Avrupa açısından durum daha dramatik.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aldığı Perinçek kararı konunun tartışmalı doğasına doğrudan atıf yapan ve bunun soykırım olarak nitelendirilemeyeceğini kayda geçirmiştir. ‘Şimdi niye bu karar alındı’ diye Cumhurbaşkanımızı ve kabinemizi suçluyorlar. Bunu karşıdakilere sorun. Bunu yapan karşıdakiler, hesabını buradan soruyorsunuz.

  • Cumhurbaşkanımızın eksik bıraktığı hiçbir şey yoktur. En güçlü şekilde bu konulardaki faaliyetler yürütülmüştür. Esasında Avrupa ülkelerinin çoğunda ciddi soykırımlar var. Bu ülkelerin geçmişinde çeşitli mazlum haklara karşı çok ciddi cinayetler var.

  • Orada vicdan konusunda cari açığı Türkiye’ye dönük bu iftira ile kapatmaya çalışıyorlar. Aslında vicdan, ahlak konusunda kendilerinde ciddi bir cari açık var. Bu cari açığı kapatmak için Türkiyeye iftara atıyorlar. Aslında herkesin kendi evindeki sorunlarla, tarihi ile yüzleşmesi gerekir.

Kaynak: Sözcü