Adı ister Büşra olsun ister Şeyma olsun…

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Adı ister Büşra olsun ister Şeyma olsun...
You have reacted on "Adı ister Büşra olsun ister Şeyma olsun…" A few seconds ago

Büşra Nur Çalar’ın şatafatlı bebek mevlidinin ardından düğün ve hamilelik videoları üzerine yazılanları takip ediyorum.

Şunu fark ettim ki eleştirilerde şatafatı veya lüks bir aktiviteyi gerçekleştiren kadınlar başörtülü ya da başörtüsüz olarak kategorize ediliyor ve asıl irdelenmesi gereken insan doğası göz ardı ediliyor.

Kadın, kadındır; bir kadın başını örtünce kadınlık duygusu yok olmuyor. Kimi kadın sade hayat tarzını, kimi kadın gösterişli hayat tarzını benimsiyor.

Kimi kadın kendi içinde yaşamayı tercih ediyor, kimi kadın göstere göstere yaşamayı tercih ediyor.

Tabii işin israf kısmını dikkate alıyorum yalnız burada asıl sorgulamamız gereken paradan ziyade  “Mahremiyet” anlayışımızın nasıl bu kadar dejenere olduğudur.

Sosyal medyada fenomen olan kızlarımızın eşleriyle olan videolarını takip etmeniz bu sorunun cevabını bulmanız için yeterli olacaktır.

Büşra’yı muhafazakâr dünyanın Şeyma’sı olarak tanımlayanlara da eş üzerinden itirazım var.

Başörtülü genç kızlarımızda değişim var da erkeklerimizde yok mu?

Şeyma’nın, ayrılmış olduğu eşi Acun Ilıcalı ile böyle bir videosunu göremezsiniz ama bizim Şeymaların eşleri maşallah her şekle giriyor.

Instagram sayfaları, büyüklerinin muhafazakâr anlayışına göre “uygun olmayan” fotoğraf ve videolarla dolu. Bundan 15-20 yıl önce kafasına silah dayasanız çektiremeyeceğiniz video ve fotoğrafları muhafazakâr genç erkekler artık severek çekip paylaşıyor.

Eleştireceksek kadın ve erkeği birlikte eleştirelim. Sefasını süren erkeklerde cefasını çeksin bir zahmet.

Bununla birlikte kabul etmemiz gereken bir husus da şu: Adı ister Büşra olsun ister Şeyma olsun; günümüz gençleri yaşam tarzını inanç, dünya görüşü veya ülkenin ekonomik durumu vs. göre düzenlemiyor.

Onların bambaşka bir dünyası ve dili var. Emin olun kopan kıyameti de anlamıyorlar. Instagram’ın büyülü dünyasına kapılmışlar.

Bu gidişattan rahatsız olan muhafazakâr mahallede şunu kabul etmelidir:

Artık başörtüsü “özgürlük mücadelesi” ile eşleştirilmiyor. Özgürlük mücadelesinden sonra başörtüsünün geldiği nokta iyi midir, kötü müdür diye sorarsanız buna verilecek cevap “Ne ekerseniz onu biçersiniz”dir. 

İşin ilginç tarafı, gençlerdeki bu dejenerasyonu anlayamayan büyükleri. Bakın Diyanet sosyal medyayı eleştiren bir video paylaşıyor. Yıl 2019 ama video 1990’ların Türkiye’si. 

Diyanet İşleri Başkanlığı’na konuyla ilgili mesajım var: “Bu dille, bu yaklaşımla kimseye bir şey anlatamazsınız. Böyle yapacaksanız, hiçbir şey yapmayın daha iyidir.”

Hükümeti ve Diyanet’i kadını bir kalıba sokmakla itham eden demokratlarımıza ve medya dünyasına sormak istiyorum:

Kalıba sığmayan kadına sahip çıkmak yerine yüklenmeyi tercih etmek neden?

Kadınların eğlence vs. videoları üzerinden siyasi iktidara “Siz busunuz” mesajı vermek neden?

İslamcıların eğlence anlayışına atıfta bulunarak; gerekli gereksiz başörtülü kadınların eğlence videolarını paylaşmak neden? 

Ayşe Baykal

Odatv.com

Kaynak: OdaTV

Express Your Reaction
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Adı ister Büşra olsun ister Şeyma olsun...
You have reacted on "Adı ister Büşra olsun ister Şeyma olsun…" A few seconds ago